"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Süreç”le siyasî tezgâhlar!

Cevher İLHAN
25 Şubat 2026, Çarşamba
Âlây-ı vâlâ ile ilân edilen “süreç raporu”nda demokratikleşmenin yanısıra yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığıyla âdil yargılanma hakkının muğlak ifadelerle geçiştirilmesi dikkat çekici.

Vakıa şu ki terörist başına “umut hakkı” ve terör örgütü militanlarına “yasal düzenleme”nin dışında de-mokratikleşme söylemde kalıyor.

Öncelikle AKP-MHP-DEM temsilcilerinden oluşan “İmralı heyeti”nin terörist başıyla görüşmelerinin 62 sayfalık tutanağının komisyon üyelerine bile verilmeyip milletten ve Meclis’ten kaçırılması daha başta kırılganlığı ele verdi.   

Bundandır ki terör örgütü militanlarının entegrasyonları tartışılırken, seçilmiş belediye başkanlarıyla siyasetçilerin peşinen yargısız infazla derdest edilip tutuklanmaları, “tek kişilik hükûmet”in “demokratikleşme samimiyeti” testi oluyor.

İSTİFHAMLARI ARTTIRAN HANDİKAPLAR!

Aslında “rapor”da “Kürt sorunu”ndan tek kelime bahsedilmemesi, Anayasa gereği uyulması zaten kesin olan AİHM ve Anayasa Mahkemesi’nin “hak ihlâli” kararlarının Saray iktidarı ve Meclis Başkanı’nca açıkça uygulatılmaması, seçilmiş siyasetçilerin bile bile cezaevinde tutulması, bütün dünyanın önünde Türkiye’de hukukun, insan haklarının, âdil yargılama ve savunma hakkının çiğnendiğinin itirafı.

Esasen “rapor”da “tutuklama istisnaî olmalı” denilirken, “etkin pişmanlık”tan yararlandırılan “itirafçılar”ın, uydurulmuş “gizli tanıklar”ın ihbarlarıyla seçilmiş belediye başkanlarının aylardır yargısız infazla tutuklulukları yaman bir çelişkiyi ifşa ediyor.

Bu arada Başsavcı olarak iddianamesini hazırlatıp “suçladığı” yüzlerce sanığı yargılayan hâkimlerle topyekûn adliye mekânizmasının başına getirilen yeni Adalet Bakanı’nın, daha ilk günde aylardır tutuklu tuttuğu belediye başkanlarının avukatlarıyla görüşmesine saat sınırı çıkışı, adâletin en temel esaslarının başında gelen “savunma hakkı”nı engelleme komplosunu ele veriyor. 

Keza “süreç”in “yürütme içinde kurulacak bir mekânizma”ca yürütülmesiyle Meclis’in peşinen devre dışı bırakılması, istifhamları arttıran bir başka handikap oluyor.

Oysa “süreç”te, “demokratikleşme”nin ve “hukukun üstünlüğü”nün gereği olarak öncelikle AİHM ve AYM kararlarının uygulanması; yıllardır tutuklu bulunan siyasetçilerin âcilen tahliye edilmesi; atanmış “yandaş kayyımlar”ın kaldırılarak seçilmiş başkanların ve görevden uzaklaştırılan çalışanların derhal görevlerine iade edilmesi; siyasetin normalleştirilip kutuplaştırmanın sona erdirilmesi gerekiyor. 

SIĞ SİYASÎ KUMPASLARLA…

Ne var ki iktidardakilerin “en başta “kaldıracağız” vaadini verip daha da otoriterleştirdikleri YÖK’ü yirmi üç yıldır siyasî iktidarlarını tahkimde istismarlarına yenileri ekleniyor.

Sanki yeni iktidara gelmişler gibi partili Cumhurbaşkanı “yeni anayasa hazırlık çalışmaları”ndan dem vuruyor; “12 Eylül darbe anayasası utancından kurtarma!” adı altında “yeni siyasî komplolar” kuruluyor.

“Süreç’in yasal düzenlemeleri” paravanında “iktidar cephesi”nin parlamentodaki sayı çoğunluğuyla “seçim ve siyasî partiler kanunu”ndan Türkiye’nin bir milletvekilinin seçildiği “dar bölge seçim sistemi” emrivakisine varan ömür boyu iktidarda kalma hesapları yapılıyor.

Bu “tertip”le “seçim ittifakları”nın kaldırılmasıyla tek başına seçimlere girmeye zorlanan küçük muhalefet partilerinin Meclis dışı bırakılması; kapalı kapılar arkasında rüşvet ve şantajlarla kotarılan transferlerle muhalefette tartışma, iftirak ve çatışma çıkartmakla zayıflatılması, parçalı hale getirilerek birbirine düşürülmesi amaçlanıyor.

Ve DEM’in devşirilmesi maksadıyla “kurucu önder” övgülerini dizdikleri terörist başı üzerinden “İmralı statüsü” devreye sokuluyor. Cumhurbaşkanı’nın “umut hakkı yerine başka bir şey bulun” tâlimatıyla millete mal olmayan “süreç”i zamana yayıp kamuoyunun tepkisini dindirme oyunu oynanıyor.

Özetle, “Millî dayanışma, kardeşlik ve demokrasi komisyonu” raporunda demokrasinin, yargı bağımsızlığının, ifade hürriyetinin, temel hak ve hürriyetlerin olmadığı bu “süreç” de sığ, şahsî, siyasî operasyonlarda malzeme edilerek su-i istimalle muallel hale getiriliyor.

Yazık ediliyor...

Okunma Sayısı: 196
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı