Yunan mitolojisine ait İlyada Destanında, Truva surlarını aşmak ve şehre gizlice girmek için, yaptırdığı tahtadan dev bir at maketinin içinde saklanmış olan bir grup askerin, şehrin kapılarından içeri girerek şehri nasıl fethettiği anlatılır.
Günümüzde de Truva atından esinlenenler, elektronik veya sanal âlemde kimlik avı e-postaları, virüs bulaşmış ağlar üzerinden dosya paylaşımı ve yazılım yoluyla sistemlere sızan ‘’Truva Atı’’ adında, asıl gayesi, gizli verilerimizi çalıp bunları saldırganlarla, yasa dışı gruplarla paylaşan zararlı yazılımlar gerçekleştirmişler.
Şimdilerde bu tarz Truva atlarına hiç mi hiç gerek kalmadığını düşünüyorum. Evlerimize sirayet edecek/eden onlarca Truva atını biz baş köşelere koymuş, gözümüzün önünden ayırmadan, kendi ellerimizle seve seve besliyoruz zaten.
Televizyonlardan tutun, bilgisayarlara, görüntü aktarıcılara, tabletlere, cep telefonlarına… Her biri çeşitli en, boy ve kalınlıkta… İstediğiniz ebattaki Truva atını, ister sipariş yoluyla internetten, isterseniz bizzat mağazadan alabilirsiniz.
Ancak bu Truva atları, asıl Truva atından çok daha etkili ve tehlikeli. Bu sebeple bu atları ancak cebinizden tomar tomar para vererek alabilirsiniz.
Evlerimizde beslediğimiz Truva atı yetmemiş, düşmanlar cellatlarımıza âşık olacağımızı düşünerek virüs versiyonlarını da geliştirmişler. Virüsü de temizlemek için bir tomar para…
Düşünsenize milattan önce Akhalılar, Truva’yı fethetmek için koca bir 10 yıl savaşmışlar. Odysseus’a birileri ‘’Gün gelecek, bizimkiler, senin yaptığın bu tahta attan ilham alarak bu dessas atın çok daha tehlikelilerini üretecekler. Ayrıca bizim ürettiğimiz bu atları karşı kale kapılarını fethetmek için zorlamaya gerek kalmayacak. Hatta millet bol bol para saçarak bu ata seve seve kapılarını kendi elleriyle hem de sonuna kadar açacaklar’’ deselerdi, Odysseus kahkahalarla anlatılanı dinlerken, olma ihtimaline karşı kendi zekâsından utanırdı herhalde...
Bütün emeklerinizin heba olduğunu düşünüp ümitsizliğe düşmeyin sakın. Başta Peygamberimiz (asm), günümüzde de Üstadımız bizi bu düşmanlara karşı, bizleri en güzel şekilde terbiye eden Rabbimizin ayetleriyle uyarmış. "Sabır Kahramanı Hazret-i Eyyûb Aleyhisselâm’ın şu münâcâtı hem mücerreb, hem tesirlidir. Fakat, ayetten iktibas suretinde ‘Ey Rabbim! Bana gerçekten zarar dokundu. Sen ise merhametlilerin en merhametlisisin...’ (Enbiya Suresi: 83.), bizler münâcâtımızda demeliyiz."1 şeklinde yol göstermiş.
Savaşı madem onlar başlattılar, bizler en güzel şekilde cevap vererek bitirmeye çalışalım. Bu bilgisayarların, tabletlerin, görüntü aktarıcıların, telefonların içlerine en güzel programları yükleyip, en güzel görüntüler eşliğinde onları hayırlı ve faydalı binekler haline getirelim.
Zaman Truva atlarını uysallaştırıp evcilleştirme, onu faydalı bir binek haline getirme ve evlerimize giren zararlı virüslerden arınma zamanıdır. Atın içindeki askerler de belki hidayete ererler kim bilir?
Çok şükür ki herkesin kendince farklı hesaplarının olduğu yerde, tüm bu olumsuzluklara ve kötülüklere rağmen, ‘’Hesabın Asıl Sahibinin’’, şaşmaz, yanılmaz, aldanmaz hesapları içinde-sağdaki yolun yolcuları olmak şartıyla-iyiliğe ve güzelliğe doğru farkında olmasak da hızla ilerliyoruz.
Rabbim bizleri, nefsinin kötülüklerine galebe edenlerden, yavrularımızı ve sevdiklerimizi de her türlü maddi ve manevî şerlerden uzak eylesin.
Dipnotlar
1- Lem'alar, İkinci Lem'a