"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Yargıya emir ve tâlimat”

Cevher İLHAN
23 Haziran 2020, Salı 00:01
“Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi”yle yargının daha da otoriterleşen yürütmenin güdümüne sokularak bağımsızlık ve tarafsızlığının ifnasıyla hukukun ıskatı gündemden düşmüyor.

“3. yargı paketi” hazırlıkları sürerken apar topar milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılıp hapse atıldıkları, yazılarından ve düşüncelerinden dolayı gazetecilerin peşpeşe tutuklandığı, seçim sistemlerinin değiştirilmesiyle baroların ve meslek kuruluşlarının etkisiz hale getirilip siyasi iktidarca teslim alınmak istenmesine karşı adalet talebinde bulunan baro başkanlarının Başkent’e sokulmayıp açıklama yapmalarının dahi engellendiği vartada “yargının tâlimatlandırılması” tartışmaları sürüyor.

Zira en başta Anayasanın ikinci maddesinde “hukuk devleti” vurgusu yapılırken, “hâkimlerin bağımsızlığı”na dair 138. maddesinde “hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve tâlimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve teklinde bulunamaz” denilmiş. “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır” hükmü getirilmiş. 

“Hiçbir devlet organının ve idari makamın mahkeme kararlarını hiçbir surette değiştirmeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktirmeyeceği” kuralıyla yargının önünde “görülmekte olan bir dava hakkında yasama Meclisinde (dahi) yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı” kaydı konulmuş.  

“YEREL MAHKEME AYM’Yİ DİNLEMESİN”

Ne var ki Anayasanın 8. maddesindeki “yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir” hükmüne ve 153. maddesindeki “Anayasa Mahkemesinin (AYM) kararları kesindir” esasına rağmen, başta yüksek mahkeme by pass edildi, “tepeden tâlimat”la “yargı kararları” pervâsızca çiğnendi. 

Yargıtay’ın 150. yılı sempozyumunda, “Bir ülkede halk bunalmış ellerini semaya açarak adalet çığlığı atar hale gelmişse yargı sisteminde sorun var demektir” diyen Cumhurbaşkanı’nın “hiçbir zaman mahkeme kararlarını yok saymadık” ve “hukukun üstünlüğüne büyük önem veriyoruz” sözlerinin tam aksine “yargıya tâlimat”la “adâlet hakikati” tahrip edildi.

AYM’nin tutuklu gazetecilerin bireysel başvurusunda “hak ihlâli” kararıyla tahliyelerine hükmetmesine karşı yerel mahkemenin direnmesi istendi; en üst düzeyde “Yüksek mahkeme tahliye kararı vermez; yerel mahkeme verilen kararı dinlemesin!” talimatları verildi.

“HUKUK SİYASETİN CENDERESİNDE”

Özetle, başta AYM olmak üzere yargı kararlarının uygulanmamasıyla ayyuka çıkan haksızlık ve hukuksuzluklar sürüyor. “Adli sistem dışı tâlimatlı zincir” ve yoğun hukuk dışı dayatmalarla hukuk siyasetin cenderesine sokulup “siyasetin sopası” haline getirilerek yargıya saygı ve güven yok edildi. 

“Yargıya müdahale”yle adâlet sistemi ve demokratik işleyiş tahrip edilirken, hukukun siyasete biatiyle hukukun temel esasları çiğneniyor. “Tek kişi rejimi - yönetimi (monokrasi)”de “yargı yetkisinin kullanılmasında ‘tavsiye ve telkinler” de aşılıp “hâkimlere emir ve tâlimat”la yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı berhava edildi, ediliyor.

Prof. Kemal Gözler’in ifadesiyle “Hukuk, siyasetin ‘longa manus’u (siyasetin hukuka uzanmış eli) hâline geldi. Artık hukuk, siyaseti çerçevelendirmiyor; tersine siyasetin cenderesinde. Hâkimler ‘hukuk dışı faktörler’ altında.” (Türk Anayasa Hukuk Sitesi, 7.12.18)

Bundandır ki Cumhurbaşkanı’nın önünde AYM Başkanı, “Adalet, bağımsız ve tarafsız yargının hakkaniyete uygun kararlarının hakkıyla icrasını gerektirir” diye yakınıyor.

Bu sebeple Türkiye, “hukukun üstünlüğü”, “hükûmetin baskısının sınırlandırılması”, “hukuki ve idâri düzenlemelerin uygulanması”, “vatandaşların adâlete erişebilirliği”, “yolsuzlukla mücadele”, “şeffaflık”, “temel haklar”da “hukukun üstünlüğü endeksi”nde 126 ülke arasında 109. sıraya düşmüş. 

Türkiye’nin önce yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığını ıskartaya çıkaran bu halden kurtulması lazım.

Okunma Sayısı: 2321
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı