"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Çözüm, evlerimizi dershane yapmak

25 Kasım 2021, Perşembe
Bediüzzaman, her bir Nur Talebesinin evini küçük bir Nur dershanesine çevirmesi gerektiğini, eğer çoluk çocuğu yoksa komşu ve tanıdıklar birleşerek bulundukları haneyi küçük bir dershane yapmalarını tavsiye etmektedir.

DİZİ YAZISI: PANDEMİ VE EĞİTİM - 3
TARIK ÜNAL

UZAKTAN EĞİTİMİN DEZAVANTAJLARI

Uzaktan eğitimin dezavantajları da en az uzaktan eğitimin faydaları kadar vardır. Bunlar;

1. Anında destek alamama ve problemin giderilmemesinden kaynaklanan sorunların varlığı,

2. Altyapı farklılıklarının eğitim programlarını doğrudan etkilemesi,

3. Öğretenin sorumluluk alanını etkilemesi sebebiyle ilâve yük getirmesi,

4. Kullanılan araçlarda var olabilecek sorunların geniş bir etkiye sahip olması,

5. Öğrencilerin belli bir bölümünün gereken imkânlara erişmemesi,

6. İletişim metotlarındaki farklılıkların olumsuz olan etkileri,

7. Kendi kendine çalışma alışkanlığı bulunmayan bireylerin, bu yeteneğini geliştirmemelerinden ötürü bireyler adına programlanma güçlüğü,

8. Öğrenme ortamlarında mühim muhtevalı yüz yüze etkileşim imkânları ve ortamı,

9. Öğrenme süresince karşılaşılan öğrenme zorluklarının anlık çözümlenmemesi ve bu durumun sonrasında gelişecek sorunlar,

10. Atölye, laboratuvar gibi uygulama ağırlıklı olan konuların işlenmesindeki kısıtlamalar ve öğrenci sayısındaki fazlalıktan ötürü iletişimde olan kısıtlamalar,

11. Online eğitimde yüz yüze bir iletişim söz konusu değildir. Bu sebeple spesifik konular sıkıntı yaratabilir. Öğrenci öğretmeninin tepkilerini, mimiklerini veya vücut hareketlerini merak etmesine rağmen göremez.

12. İnternet bağlantısının olduğu her yerden alınan bir eğitim olmasına rağmen bağlantı sorunlarında uzaktan eğitim kesintiye uğrayabilir. Ders saatinin süresinin belli olması ve bunun internet bağlantı sorunları ile geçmesi oldukça sıkıntılı olabilir.

13. Klâsik kurslara göre fiyat olarak daha yüksek olduğundan maddî sıkıntı oluşturabilir. Fakat elde edilen verim düşünüldüğünde aslında çok daha ucuza geldiği görülmektedir.

14. Deneysel ve uygulamalı bir eğitim alma söz konusu değildir 

15. Bireysel bir öğrenme şekli olduğunda grup çalışma kültürü alınamaz. Örgün eğitimle kıyaslandığında örgün eğitimden uzak bir eğitim şekli olduğu görülür.

16. Çalışan kişilerin kendine ayıracakları zamanda ders çalışma zorunluluğu olarak belirtilebilir.

EĞİTİMDE EN BÜYÜK OKUL: EVLERİMİZ

“Herbir adam eğer hanesinde dört beş çoluk çocuğu bulunsa kendi hanesini bir küçük medrese-i Nuriyeye çevirsin. Eğer yoksa, yalnız ise, çok alâkadar komşularından üç-dört zat birleşsin ve bu heyet bulundukları haneyi küçük bir medrese-i Nuriye ittihaz etsin.” 

BEDÜZZAMAN

Evde eğitim (Homeschooling) uygulaması, zorunlu örgün eğitim çağındaki çocukların eğitimlerinin bir bölümünün ya da tamamının ailesi ya da ailesinin tayin ettiği kişiler tarafından yürütülmesi olarak tanımlanabilir. Evde eğitim uygulaması günümüzde başta ABD, Kanada ve birçok Avrupa ülkesinde örgün eğitime alternatif olarak yaygın bir şekilde uygulanmaktadır. Bu ülkelerde aileler tarafından evde eğitimin tercih edilme sebeplerinin başında okul çevresi ve okulda verilen eğitimle ilgili kaygılar; öğrenciyi belirli bir dinî, felsefî, ya da ahlâkî yaklaşım doğrultusunda eğitme isteği; çocuğun bireysel ihtiyaçları; finansal gerekçeler ve gelişen uzaktan eğitim teknolojileri gelmektedir. Evde eğitim alan öğrencilerin akademik başarı durumlarının akranlarından daha iyi olduğu bildirilmektedir. Evde eğitilen çocukların sosyalleşmeleri konusunda ise farklı görüşler vardır. Bu uygulamaların en önemli sınırlılığı ise uygun eğitim programlarının hazırlanması ve uygulanmasındaki zorluklardır. Ülkemizde, evde eğitime ilişkin yasal düzenlemeler yoktur. Ülkemiz şartları açısından evde eğitim uygulamasının, öğretimin birliği ilkesiyle bağdaşmadığı düşünülmektedir. Ancak, gerekli düzenlemeler yapıldığında açık öğretim, uzaktan eğitim uygulamaları gibi örgün eğitimin yükünü hafifleten alternatif ve tamamlayıcı bir uygulama olarak kullanılması düşünülebilir

EVDE EĞİTİMİN FAYDALARI VE SINIRLILIKLARI

Evde eğitimin giderek yaygınlaşmasının, temelde, sağladığı faydalardan kaynaklandığı söylenebilir. Bir başka ifadeyle ailelerin çocuklarını evde eğitmeye karar vermelerinin sebepleri, bu uygulamanın getirdiği faydalarla örtüşmektedir. Ancak evde eğitim uygulamalarının faydasına ilişkin akla ilk gelen sorulardan birisi öğrencinin akademik başarısıyla ilgilidir. Başta Kanada ve Amerika olmak üzere birçok ülkede yapılan çalışmalarda evde eğitilen çocukların gerek devlet okullarında gerekse özel okullarda eğitim gören akranlarından daha başarılı olduklarının bulunduğunu bildirmektedir. 

ABD’de 1999’da 20.000 öğrenci üzerinde yapılan bir araştırmada evde eğitim gören 1-4. sınıf öğrencilerinin akademik başarılarının akranlarına göre bir yıl ileride olduğu ve 5. sınıftan itibaren bu farkın giderek açıldığı bulunmuştur.

Çocukların başarısında anne babanın eğitim düzeyi önemli bir faktördür. Buna göre daha eğitimli anne babalar tarafından evde eğitilen çocuklar, daha düşük eğitim düzeyine sahip anne babalar tarafından eğitilen çocuklardan daha başarılıdır. Ancak aynı eğitim düzeyine sahip veliler tarafından evde eğitilen ve okula gönderilen çocuklar arasında yapılan karşılaştırmada evde eğitim gören çocukların daha başarılı olduğu görülmüştür. Geçmişte evde eğitim görmüş Kanadalı ve Amerikalı yetişkinlerin meslek ve özel hayatlarında daha başarılı oldukları bildirilmiştir. Evde eğitim gören çocukların başarısının temel sebebinin - aslında okul başarısının arttırılması için de önerilen - yüksek başarı beklentisi, bireyselleştirilmiş program ve birebir öğretim gibi unsurlar olduğu savunulmaktadır. Bunlara ek olarak özellikle Amerika ve Kanada için evde eğitimin gerekçelerine de işaret eden çeşitli faydaları şöyle belirtilmektedir:

1. Öğrencilere belirli değerleri ya da inançları kazandırma fırsatı,

2. Bire bir öğretim sayesinde daha yüksek akademik performans,

3. Daha yakın ve sağlam ebeveyn-çocuk ilişkisi geliştirme fırsatı,

4. Akranlarla ya da yetişkinlerle daha nitelikli etkileşim kurabilme fırsatı,

5. Devlet okullarında disiplinin olmamasının sebep olduğu olumsuzluklardan etkilenmeme,

6. Olumsuz akran davranışlarından (uyuşturucu, alkol vb.) korunabilme,

7. Devlet ya da özel okulların malî külfetinin ortadan kalkması,

8. Daha güvenli bir fizikî öğrenme ortamının olması.

Evde eğitimin faydalarıyla ilgili bir başka çalışma:

1. Evde eğitim gören öğrenciler standart akademik testlerde devlet okullarına giden akranlarından % 15-30 düzeyinde daha başarılı olmaktadır. Bu başarıda anne babaların eğitim düzeyi veya ailenin gelir düzeyi belirleyici bir etmen değildir.

2. Evde eğitim gören çocukların sosyal, duygusal ve psikolojik gelişimleri daha iyidir. Bu açıdan incelenen tutum ve becerilerin arasında akranlar arası iletişim, özbenlik algısı, liderlik becerileri, aile bağları, kamu hizmetlerine iştirak ve öz saygı yer almaktadır.

3. Evde eğitim gören çocuklar sosyal ve eğitici faaliyetlere düzenli olarak katılabilmektedir. Bu faaliyetler arasında saha gezileri, izcilik, toplum gönüllüleri faaliyetleri, sportif faaliyetler, siyasî toplantılar vb. yer almaktadır.

4. Çocuklarına evde eğitim veren aileler, çocuklarını okula göndermediklerinde çocuklarının eğitimi için devlete ödemeleri gereken yaklaşık toplam 16 milyon dolarlık maliyetten muaf tutulur. Evde verdikleri eğitimin maliyeti ise bunun çok altında kalmaktadır.

SONUÇ: EVLERİ DERSHANE YAPMAK2

Bediüzzaman, her insanın küçük bir dünyası, küçük bir Cennetinin kendi hanesi (evi) olduğu, eğer Allah’a ve Ahirete iman o hanenin hayatında etkili olmazsa, oranın aile fertleri için Cehennem gibi sıkıntı ve azap vereceğini, oraya kuvvetli bir imanın hâkim olması durumunda, orada Cennet hayatı gibi mutlu bir hayatının yaşanacağını ifade etmektedir.

Aziz Üstadımız Bediüzzaman, her bir Nur Talebesinin evini küçük bir Nur dershanesine çevirmesi gerektiğini, eğer çoluk çocuğu yoksa alâkadar komşu ve tanıdıklar birleşerek bulundukları haneyi küçük bir dershane yapmalarını tavsiye etmektedir. Orada namazları cemaatle kılıp tesbihat yapmak, akabinde topluca Risale dersi yaparak iman ve Kur’ân hakikatlerinden birini müzakere etmekle, hakikî ilim talebelerinin sevaplarına ve şerefine, İhlâs Risalesi’nde geçen beş nevi ibadete mazhar olacaklarını, hatta maişetin temini için yaptıkları adi çalışmalarının ibadet sevabı kazandıracağını müjdelemektedir.

Dershanelerde veya dersane hükmünde olan evlerde yapılan iman ve ahlâk terbiyesinin çocuklara yönelik çok önemli neticeleri vardır. Zira çocuklar, anne, baba ve diğer büyüklerden böyle bir terbiye almazlarsa, büyüdüklerinde bunu edinmeleri çok zor olmaktadır. Adeta gayr-i Müslim birisinin Müslüman olması kadar bu iş zorlaşmaktadır.

Dipnotlar:

1- Milli Eğitim Dergisi, 2010, Sayı Güz/188. 

2- ERSOYLU İbrahim, Yeni Asya  Gazetesi 19.10.2021

SON

Okunma Sayısı: 650
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı