"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kayıp nesil alarmı

23 Kasım 2021, Salı
UZMANLAR: PANDEMİ EĞİTİMİ DE VURDU. ÖĞRENCİLERİN HEM ÖĞRENME, HEM SOSYAL DUYGUSAL BECERİ KAYIPLARI ÇOK FAZLA.

DİZİ YAZISI: PANDEMİ VE EĞİTİM - 1
TARIK ÜNAL

EĞİTİMDE YENİ BİR SÜREÇ

Uzaktan eğitim, farklı açılardan tartışıldı. Ne olursa olsun yüz yüze eğitimin yerini tutamayacağı tartışılsa da yeni bir sürece girildiği kabul edilmeli. Bu kabulün uygulanması da yeni tartışmalara kapı açıyor.

 

İLK İKİ HAFTANIN SONUÇLARI

Yüz yüze eğitim 6 Eylül’de başladı. İlk iki hafta için yapılan değerlendirmeler, öğrencilerde hem öğrenme, hem de sosyal ve duygusal beceri kayıplarının tahmin edilenden daha fazla olduğunu ortaya çıkardı.

YAZMA VE MATEMATİK BECERİLERİ

1.5 yıldır dersleri ekrandan izleyen öğrencilerin kalemle yazma becerilerinin gerilediğini, birçok öğrencinin kendi yazısını okuyamadığını, matematik işlem yapma becerilerinin de zayıfladığını gözlemledim.

***

Kayıp nesillerle karşı karşıya kalabiliriz

Eğitim uzmanları ve öğretmenler, öğrencilerimizin hem öğrenme, hem de sosyal duygusal beceri kayıplarının çok fazla olduğunu, gerekli çalışmalar yapılmadığı takdirde kayıp nesillerle karşı karşıya kalınacağını söylüyorlar.

PANDEMİ , YÜZYÜZE VE UZAKTAN EĞİTİM

Pandemi döneminde en çok etkilenen alanlardan biri de eğitim oldu. Uzaktan eğitim, adından yöntemine kadar birçok farklı açıdan tartışıldı. Ne olursa olsun yüz yüze eğitimin yerini tutamayacağı ise tartışılsa da eğitimde yeni bir sürece girildiği kabul edilmeli. Şimdi bu kabulün uygulanması da yeni tartışmalara kapı açıyor.

BİR AYLIK YÜZ YÜZE EĞİTİM ANALİZİ

Okullarda yüz yüze eğitim 06 Eylül 2021 de başladı. Yaklaşık 18 milyon öğrenci ve 1 milyon öğretmenlerin yüz yüze eğitimin ilk iki haftasında yaptıkları gözlemler ve değerlendirmeler, öğrencilerde hem öğrenme hem de sosyal ve duygusal beceri kayıplarının tahmin edilenden daha fazla olduğunu ortaya çıkardı.

Eğitim uzmanları ve öğretmenler, öğrencilerimizin hem öğrenme kayıplarının hem de sosyal duygusal beceri kayıplarının çok fazla olduğunu, gerekli çalışmalar yapılmadığı takdirde kayıp nesillerle karşı karşıya kalınacağını ifade ediyorlar. Bir eğitimci olarak; 1.5 yıldır dersleri ekrandan izleyen öğrencilerin kalemle yazma becerilerinin gerilediğini, birçok öğrencinin kendi yazdığı yazıyı okuyamadığını gözlemledim. Sadece ilkokul değil ortaokul, hatta lise öğrencilerinin bile kalem kullanarak yazma ve işlem yapma becerilerinde gerilemiş olduklarını gördüm. Yazmanın yanı sıra öğrencilerin matematiksel işlem yapma becerilerinde de gerilediklerini tesbit ettim.. Tüm branşlar olarak baktığımızda öğrencilerinin gelişimini çok sıkı takip eden özel okul öğrencilerinde bile düşünülenin üzerinde öğrenme kayıpları olduğu aşikâr.

KADEMELERE GÖRE KAYIPLAR İLKOKUL ÖĞRENCİLERİ:

Bu sene birinci sınıfa başlayan öğrencilerin çoğu okulöncesi eğitim alamadıkları için el becerileri gelişmemiş. Bardak sularını açamıyorlar, çatal kaşık tutamıyorlar. Kalem tutmayı zaten bilmiyorlar. Tuvalet ihtiyacını yalnız karşılayamayan öğrenciler var. Daha tuvalete girmeden koridorda soyunmaya başlayanlar, tuvaleti bitince bitti diye bağıran öğrenciler var. Çocukların bir bölümü salgın sürecini evde geçirdiklerinden arkadaşlarına nasıl yaklaşacaklarını bilmiyorlar ve birbirlerine zarar verebiliyorlar. Sınıfta durmak, sırada oturmak gibi sınıf kurallarını bilmeyen öğrenci sayısı çok fazla. Ders ortamında ve teneffüslerde çocuklar çok hareketli ve kontrolsüzler. Kısaca birinci sınıf öğretmenlerini bu yıl zor bir süreç bekliyor.

3. ve 4. sınıflar okulu ve arkadaşlarını çok özlemişler. Bu nedenle okulda olmaktan mutlular. Ancak uzun süre evde kaldıklarından sınıf kurallarına uymakta zorluk yaşıyorlar. Sınıfta ve teneffüste daha hareketliler, evdeymiş gibi davranmaya çalışıyorlar. Sık sık sınıf kurallarını hatırlatmak gerekiyor. 2. sınıflarda okuma yazmayı unutmuş öğrencilerle karşılaşılabiliyor. Tüm ilkokul öğrencilerine defter kullanımı, yazma ve düzenli ödev yapma alışkanlıklarını yeniden kazandırmak gerekiyor.

ORTAOKUL VE LİSE:

Ortaokul öğrencilerinin de kalemle yazma becerilerinde ciddî anlamda sorun var. Okuma ve okuduğunu anlama becerilerinde yazma becerilerine göre daha iyiler, ama geçmiş yıllara göre sahip olmaları gereken bilgi birikiminde oldukça gerideler. Önceki yıllarda matematik becerisi iyi olan öğrencilerin öğrenme kayıpları daha az olmakla birlikte zaten yeterli matematik becerisine sahip olmayan öğrencilerin matematik konusunda sorunları büyümüş durumda. Bu öğrencilere işlem yapma ve temel matematik becerilerini yeniden kazandırmak gerekiyor.

Lise öğrencilerinin öğrenme kayıpları ortaokul öğrencilerine göre daha az. Ancak yine de öğrencilerin öğrenme eksiklerini gidermek için ek çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

SOSYAL VE DUYGUSAL BECERİLER:

5. ve 6. sınıf öğrencilerinin sınıf ortamında hareket etme eğilimleri yüksek. Ev ortamındaymış gibi davranabiliyorlar. Maskelerini düzgün takma konusunda sürekli uyarmak gerekiyor. Öz denetim, duygu düzenleme, empati, güven ve sosyallik alanlarında sorun yaşıyorlar.

Bazı öğrencilerin psikolojik olarak salgın sürecinden daha fazla etkilendikleri görülüyor, sürekli masalarını ve ellerini dezenfekte etme eğilimi gösteriyorlar. Fiziksel olarak evde oturmaya alıştıklarından merdiven çıkarken yoruluyorlar. Genel olarak okula uyum sağlamada, arkadaşları ile ilişkilerde sıkıntılar yaşayabiliyorlar.

BU TEDBİRLER ALINMALI:

-  Yaşanan öğrenme kayıplarının giderilmesi için bu yıla özgü temel akademik derslerin müfredatında düzenleme yapılarak bazı konu veya kazanımların müfredattan çıkarılarak öğretmenlere öğrencileri eksik bilgilerini tamamlamaları için zaman kazandırılmalı.

-  Öğrencilerin okuma ve yazma becerilerini geliştirmek için özel bir program uygulanmalı. Bilindiği gibi öğrencilerin bu becerileri yeterli düzeye ulaştırılmadan onların öğrenme becerilerini geliştirmemiz mümkün olmayacaktır.

-  Matematik akademik öğretimin her alanını etkileyen bir ders olduğundan öğrencilerin hazır bulunuşluk düzeylerini ölçerek eksiklerini tamamlamak için ek çalışmalar yapılmalı.

- Zaman yetersizliğinden dolayı en azından birinci dönem sonuna kadar Cumartesi günleri de zorunlu eğitim gününe alınmalıdır.

- Ve en önemlisi bugünden sonra salgın sebebiyle okulların kapatılması en son düşünülmesi gereken tedbir olmalıdır.

TÜSİAD’IN “COVID-19 ETKİSİNDE TÜRKİYE’DE EĞİTİM” RAPORU

Bu arada TÜSİAD ve Eğitim Reformu Girişimi işbirliğiyle hazırlanan ‘’Covid-19 Etkisinde Türkiye’de Eğitim’’ başlıklı rapor açıklandı. Rapordaki bazı önemli noktalar şöyle:

-  İstanbul’da derin yoksulluk yaşayan hanelerle yapılan bir araştırma çocukların yüzde 11.3’ünün yeni dönemde okula devam etmeyeceğini öngörüyor.

- Türkiye’de yaklaşık 160 bin öğrencinin okulu terk etme riski bulunuyor.

V Farklı sosyoekonomik dilimde yer alan öğrenciler arasında salgın öncesinde iki yıllık eğitime eşdeğer olan farkın salgın sebebiyle yüzde 9 oranında artabileceği öngörülüyor

-  Bu süreçte hanedeki materyal yetersizlikler sebebiyle uzaktan eğitimi etkin izleyemeyen öğrencilerin, her iki sınav döneminde de diğer yıllara göre daha çok etkilenmiş oldukları söylenebilir.

-  Suriyeli öğrenciler, salgın döneminde ekonomik zorluklarla ve eğitime erişimde önemli sorunlarla karşı karşıya kaldı.

- 4-17 yaş grubunda çocukların gelecekteki potansiyel kazançları yıllık yüzde 5 azalabilir

- Okul çağındaki 100 sığınmacı çocuktan 87’si okulu bırakmak zorunda kaldı

-  Salgın sürecinin okul terkini arttıracağı düşünülüyor. Eğitime erişemeyen ve yoksul çocukların okul terki riski daha yüksek

-  İstanbul’da derin yoksulluk çeken ailelerdeki öğrencilerin yüzde 11.3 okula devam etmeyecek.

-  Eğitimi bırakmak zorunda kalan ve çalıştırılan çocukların sayısında önemli bir artış bekleniyor.

- Okul ortamından fizikî olarak uzaklaşılmasıyla sınıf içi sosyal öğrenme ve iletişime dayalı akran etkileşimi kayboldu.

Yüz yüze eğitime ara verilmesinin oluşturduğu riskler:

- Okul terki

- Öğrenme kaybı

- Çocuğun iyi olmama hali

Bütün dünyada okuldan kopma riski altında olan öğrenci sayısı:

Ortaöğretimde: 4.5 milyon

İlköğretimde: 6.5 milyon

Okulöncesinde: 5 milyon

NE DEĞİŞTİ?

Öncelikle yeni çalışma alışkanlıklarını, yeni eğitim-öğretim yollarını karşımıza getirdi ve dayattı. Bizim için en belirgin örneği daha çok kullandığımız bir kavram olarak “uzaktan eğitim”. Yani geleneksel okul hayatımızdan çıktı ve bilgisayar ortamında öğrenmek zorunda kaldık.

Öğretimi telâfi ettik. Televizyonlarda uzaktan eğitim marifetiyle, EBA TV ile, bilgisayar ortamından taşınan ve çeşitli zamanlarda tekraren dinlenen ders imkanlarıyla aslında öğretimle ilgili boşluk büyük oranda dolduruldu. Fakat eğitimle ilgili yanında büyük bir boşluk oldu. İnşallah okullarımız açık kalacak, olabildiği şekilde de eğitim öğretim faaliyetleri tam performansla icra edilmeye devam edecektir. Ancak bu bir buçuk yıllık boşlukta eğitimde öğrencilerimiz üzerinde meydana gelen o eksikliğiyle okula geldiklerini unutmamak gerekiyor.

Bireyin içinde bulunduğu dünya her neyse eğitimi onunla geliyor. Yani bizim bireye ‘pandeminin kayıplarını, baskılarını bir kenara bırak da eğitime öyle katıl’ deme şansımız yok. İnsan dertlerinden kurtulmak için bir yere giderse fayda görmez çünkü dertleriyle beraber gitmektedir. Sonuçta eğitime gelen öğrenci kaygılarıyla ve pandeminin oluşturduğu değişiklik baskısıyla geliyor.

OKULLARIN AÇILMASIYLA BERABER BİZİ NE BEKLİYOR?

Sosyal duygusal öğrenme dediğimiz öğrenme imkânlarını okul bize sunar. Okulda iki türlü ders vardır. Biri öğretmenlerimizin fiilen girdiği, anlattığı derslerdir. Ama bir yandan da eğitim öğretim sürecinde okul bize hayat dersleri sunar. Okul biter, ama hayat devam eder. Aldığımız hayat dersleri ömrümüzün sonuna kadar sürer. Nedir meselâ bu hayat dersi dediğimiz? İnsanların kimlik edinimlerinde okul dehşet önemlidir. İnsanların oto kontrol, kendini ifade etme, kendini tanıma, kendisiyle barışık olma, kendini sevme, iletişim kurma, kurulan iletişime mukabelede bulunabilme, karşılık oluşturabilme, kendini anlama, kendini anlatma. Bütün bunlar ve bunlar gibi sayılabilecek daha onlarca psikolojik ve sosyal beceriler de bize okulun verdiği derslerin arasında yer alıyor aslında, fakat bir müfredatı, kâğıt-kalemi, yazılı metinleri olmadığı için bunları bir ders gibi görmüyoruz.

DEVAM EDECEK

Okunma Sayısı: 902
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı