"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Osmanlı mührünü vurmuş

04 Ocak 2023, Çarşamba 00:39
“Yafa’da her taraf tarihî eserler ile dolu. Mahmudiye Külliyesi ve camisini gezdik. Osmanlı gittiği yerlerde öncelikle su problemİni çözmüş, adeta su ile gösteri yapılmış gibi, çok güzel tasarlanmış çeşmeleri, şadırvanları her yerde görmek mümkün. Osmanlı zenginliğini ve sanat anlayışını mümkün olan her yere nakış nakış işlemiş maşallah.”

Mahzun Mabed Mescid-i Aksa - 2
KUDÜS NOTLARI: HİKMET GÜNAYDIN - MEHMET NEZİR TANER

Tel Aviv’deyiz

çakta hafif bir kahvaltı verildi, THY kısa uçuşlarda servis kalitesini biraz düşürmüş, tercih hakkı yok ve kâğıt kutular ile servis. Programda başka kahvaltı molası gözükmediğinden kahvaltımızı afiyetle bitirdik. Uçak indikten sonra hemen yakınlarımızla haberleşip ilk izlenimlerimizi paylaştık ve pasaport polisine doğru grup halinde yürümeye başladık.

Grup liderinin tedirgin tavırlarından farklı bir durum olduğunu anladık. Bizi asker usulü tek sıraya soktu ve “pasaportları toplayacağız” dedi. Hatta gruptan birine “sen toplayıver, tur sonunda iade edilecek” dedi. İlginçtir; iki kişi pasaportunu vermek istemedi. Yetkililerle biraz uzun süren görüşmeler sonucu pasaporta giriş dahi basılmadan gümrüğü geçtik ve pasaportları aldık. Sonradan öğrendik ki o iki kişi ülkeye kaçmak için gelmişler.

Durumu anlayan rehberimiz böyle bir manevra ile gerçeğin ortaya çıkmasına vesile oldu. Polis o arkadaşları sorguya aldı. Bir problem olmazsa gruba katılacak idiler ama katılmadılar. Büyük ihtimalle geri gönderildiler. İsrail kaçan her kişi için firmaya 20.000 Dolar ceza kesiyormuş ve lisansın iptali riski oluyor. 9 Kasım günü planımız otobüs ile Yafa şehir turu ve devamında Kudüs’e intikal var. Her tarafta silahlı askerler var, çok sıkıcı bir durum.

YAFA ŞEHİR TURU

Havaalanından otobüs ile yola çıktık. Yaklaşık yarım saatlik bir yolculuktan sonra Osmanlı eserlerini görebileceğimiz bir bölgeye geldik ve otobüs park etti. Rehberimiz eşliğinde çok güzel yaratılmış Akdeniz havası ve manzarası eşliğinde turumuza başladık. Yolda gelirken gördüklerimiz; genelde modern şehir görünümünde bir Tel Aviv ve çevresi, sürekli yol inşaatı şantiyeleri ve hemen hemen her marka ve model araba, eski ve yeni olmak üzere, trafikte görülebiliyor. Trafikte yayalara ve birbirine saygı bizden çok daha ileri bir seviyede ve trafik lambaları ile yaya geçitlerini çok güzel düzenlenmiş bir halde gördük.

Her taraf tarihî yapı ve eserler ile dolu gözüküyor. Mahmudiye Külliyesi ve camiini geziyoruz, öğle namazını burada eda ediyoruz. Osmanlı gittiği yerlerde öncelikle su problemlerini çözmüş, adeta sular ile gösteri yapılmış gibi çok güzel tasarlanmış çeşmeleri, şadırvanları her yerde görmek mümkün. Saat kuleleri de sahil boyunca birçok yerde mevcut. Osmanlı zenginliğini ve sanat anlayışını mümkün olan her yere nakış nakış işlemiş maşallah.

KUDÜS’E İNTİKAL

Yafa (Yafo) şehrinde turumuzu tamamladık. Cemaatle öğle namazını Mahmudiye Camiinde kıldık, kısa bir sahil turundan sonra Kudüs’e gitmek üzere otobüsün yanımıza gelebileceği bir alana gittik. Rehberimiz otobüsü davet etti, yaklaşık 5-6 dakikalık bir bekleme sonrası otobüsümüz geldi.

Burada havalar sıcak olduğundan (20 derece üstü) Kasım ayı olmasına rağmen hâlâ denize girilebiliyor, gençler denizde yüzüyor. Fazla büyük dalga olmamasına rağmen rüzgâr sörfü yaptıklarını da gördük.

Manavlarda ve marketlerde satılan Yafa portakalların da bu şehre ait bir marka olduğunu ve tarihten beri meşhur olduğunu öğrendik:))

Otobüsümüze bindik yolda yemek üzere bir miktar çerez çıkardık, yolda rehberimizin tanıtımlarını dinleyerek çerezlerin tadını çıkardık. Rehberimiz bize özellikle Osmanlı döneminden kalan tarihî yapılar ve değişik uygulamaları anlattı.

KUDÜS’TEYİZ

Yol yaklaşık bir buçuk saat sürdü, bir kısmında da uyuduk. Otoyollar fena değil, ama inşaatlar her yerde devam ediyor, zaman zaman kayalık, zaman zaman yeşillik bölgeler ve yine yolda Osmanlı’dan kalma bazı kale ve tarihî bina kalıntıları görüyoruz. Rehberimiz bizi bilgilendiriyor. Bu tür seyahatlar da arkadaşlıklar da gelişiyor, bizimle yakınlık kurmaya çalışan İstanbul’dan kebapçı bir arkadaş ile arkadaşlığı biraz ilerletiyoruz. Özellikle yeri geldikçe Risale-i Nur’dan vecizeler tam yerini buluyor ve etkili oluyor.

KUBBETU-SAHRA’DAYIZ

Biz ilk etapta bu görünen kubbeyi Mescid-i Aksa kubbesi zannettik. Meğer bu, Kubbetu-Sahra imiş. Sahra, taş demek Arapça. Burada Muallak Taşı var, yani Peygamber Efendimizin Mirac’a yükseldiği taş. Bu meşhur altın kaplama kubbe (Kudüs ve Mescid-i Aksa resimlerinde hep bu var) o Peygamber Efendimizin peşinden yükseldiği mübarek taşın üzerine yapılmış. Altın ile kaplanması 1970’li yıllarda Ürdün’ün bir vesile ile 80 kg civarında bir altın (8,2 milyon Dolar) göndermesi sonrasında olmuş. Kurşun kubbe, altın kaplama kubbe ile değiştirilmiş ve kubbenin 200 ton olan yükü 35 tonlara indirilmiş, daha güvenli hale getirilmiş.

Pek çok kişi bu camiyi Mescid-i Aksa zannediyor. Ders sonrası video ve resimler çekiyoruz, içeride oturup incelemeler yapıyoruz, dışarı bile çıkmıyoruz. Bayanların çokluğu (bir kısmında bariz makyaj var) dikkatimizi çekiyor. Yarıdan fazlasını kaplamışlar. 

Caminin her tarafını gezmemize müsaade etmiyorlar, şaşırıyoruz, ama yapacak bir şey yok, böyleymiş diyoruz ve akşam namazını bekliyoruz. Kubbetu’s-Sahra’da akşam namazını kıldık, yatsı namazını beklerken imam efendiyi görmek istedik ki, sizlerin ve selam gönderenlerin selamını takdim edelim. Yanımızda oturan birine sorduk; dedi ki, “o şimdi Mescid-i Aksa da ders veriyor.” Dedik “Orası neresi?” “Biraz ileride” dedi. “Burası neresi?” dedik, “Burası Kubbetu-Sahra” dedi. 

Biz de ancak ilk gün akşam namazından sonra işin aslını öğrendik ve doğruca Mescid-i Aksa’ya yöneldik. Yatsı namazını beklerken kısa bir ders yaptık ve yanımızdaki Filistinli kardeşlerimiz ile tanıştık.

MESCİD-İ AKSA’ DAYIZ

Mescid-i Aksa’ya ilk gidişimiz. Minbere yakın bir yere oturduk ve bu kardeşler ile tanıştık. Filistinliler, otelde çalışıyorlar, ortalama 600 dolar maaşları var ve “yeterli olmuyor” dediler. Baktım bizim hoca ders anlatıyor. Ne zaman biter diye sordum, ezanda biter dediler. Selamlarımızı iletmek ve Cuma namazında hutbede cemaate de söylemesini, kendisi ile tanışmak istediğimizi söyledik. 

Cuma namazını bu değil, başkası kıldırıyor, dediler. Onu bulabilir miyiz, dedik. Zaten buralardaydı, bir bakayım, dedi ama bulamadı. Beş – on dakika sonra “Şeyh Yusuf budur” ve beni tanıştırdı. Biz de Şeyh Yusuf Abustina Efendiye kendimizi ve Üstadımızı tanıttık. Cuma günü minberden tüm cemaate Nur Talebelerinin selamını söylemesini ve bu iş için söz vermesini rica ettik, o da kabul etti.

Şeyh Yusuf Abustina; Ürdün’den gönderilmiş. Tüm Mescid-i Aksa külliyesindeki hocaların ve ekibin başı olan kişidir. Ayda bir değişim yapıyorlarmış.

Şeyh ile görüşüp selamlarınızı ilettikten sonra cemaatle yatsı namazını kıldık, tesbihat ve ders sonrası otelimize geri döndük. Yorucu bir yolculuk ve gün sonrasında iyice acıkmıştık, otelde yemek durumunu da hiç bilmiyorduk, inşallah problem çıkmaz diye dua ettik.

Otele giderken birçok kadın ve çocuk para dileniyor. Rehberimiz vermeyin diye tembihlemişti, çünkü verince hepsi para verenin peşine düşüp ısrarla alacağını ister gibi istiyor. Bazı adamlar ‘haram, haram’ diyor, çocuklar ‘la haram’ diyor.

Otele vardığımızda hemen herkesin bizden önce gelip yemeğe oturduğunu gördük. Açık büfeden biz de yemeğimizi aldık ve yedik. Elhamdülillah, damak tadımıza uygun ve lezzetli yöresel yemekler boşuna endişelendiğimizi gösterdi.

Yorgun olduğumuzdan günlük okumalarımızı bile tamamlayamadan uyku moduna girdik. Çünkü erken kalkıp Mescid-i Aksa’ya sabah namazına gideceğiz.                                               

                                                                DEVAM EDECEK

 

Okunma Sayısı: 2082
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı