"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Demokrasinin kimyası

12 Mayıs 2026, Salı 00:32
Risale-i Nur Enstitüsü Ankara Şubesinin düzenlediği seminerde, toplum düzeni ve demokrasi, kimya kavramları üzerinden ele alındı. “İstibdat demokrasinin kezzabıdır” diyen kimyager Cezmi Seyran, baskıcı yönetimlerin toplumsal yapıyı tahrip ettiğini vurguladı.

ANKARA - YASİR ÖZER

Yeni Asya Vakfı Risale-i Nur Enstitüsü Ankara Şubesi tarafından iki haftada bir düzenlenen “Devlet ve Demokrasi” temalı akademik seminerlerin bu haftaki misafiri kimyager Cezmi Seyran idi. “Demokrasinin Kimyası” başlıklı seminerde konuşan Seyran, Bediüzzaman Said Nursî’nin sosyal meseleleri anlatırken kimya ilminin kavramlarından yoğun şekilde kullandığını ifade etti. 

“Hem tacirim, hem kimyager”

Seminerine, “Hayat-ı içtimaiye-i beşeriyede bir çığır açan, eğer kâinattaki kanun-u fıtrata muvafık hareket etmezse; hayırlı işlerde ve terakkîde muvaffak olamaz” sözünü açıklayarak başlayan Seyran, kâinatın maddî kimyasıyla toplumun manevî kimyası arasında güçlü bir bağ bulunduğunu söyledi. Risalelerde bunun sayısız örneklerinin bulunduğunu ifade eden Seyran, Bediüzzaman’ın seyahatlerinde kıyafetini garip görenlerin “Sen Tacir misin?” sorusuna verdiği şu meşhur cevabı hatırlattı: “Seyahatimde, beni tanımayanlar, kıyafetime bakıp beni tacir zannedip, derlerdi ki: 

“Sen tacir misin?” 

“Evet, tacirim; hem de kimyagerim.”

“Nasıl?”

“İki madde var; mezcettiriyorum. Bir tiryak-ı şâfî, bir elektrik-i muzî tevellüd eder.”

“Nerede bulunur?”

“Medeniyet ve fazilet çarşısında. Cephesinde insan yazılan ve iki ayak üstünde olan sandık içindeki, üstüne kalp yazılan siyah veya pırlanta gibi parlak olan bir kutudadır.”

“İsimleri nedir?”

“İman, muhabbet, sadâkat, hamiyet.”

Hürriyet, toplumun oksijenidir

Kimya ile sosyoloji arasındaki ilişkinin düşünüldüğünden daha kuvvetli olduğunu ifade eden Seyran, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bediüzzaman’ın kimyagerliğinden maksat sosyal ilimlerde geçerli olan önemli konuları modern kimya ilminin kavramlarının da yardımıyla izah ediyor olmasıdır. Zaten bu cümleler ancak yüksek bir kimya bilgisi sahibi bir bilim adamının cümleleri olabilir. Risale-i Nur’da kimya kavramları gerçekten enteresan bir biçimde kullanılmıştır. Meselâ insan cemiyetleri için hürriyet ve meşveret bir oksijen gibi görülmüştür. İnsan vücudunda oksijenin fonksiyonu neyse hürriyet ve meşveretin toplumdaki fonksiyonu da aynıdır.”

Her toplumun bir pH değeri vardır 

Kimyadaki önemli kavramlardan olan dinamik dengenin toplumda da adalet ve hürriyet dengesi olarak kendisini gösterdiğini söyleyen Seyran, aynı şekilde kimyadaki kovalent bağların da toplumdaki toplumsal sözleşme fikrinin karşılığını oluşturduğunu ifade etti. Toplumların da tıpkı kimyasal yapılar gibi bir “denge”, “pH değeri” ve “entropi riski” taşıdığını söyleyen Seyran, siyasî yapıların toplum kalitesini belirleyen önemli unsurlar arasında yer aldığını belirterek, “Bu pH değerinin çok yükselmesi ya da çok düşmesi toplumun kalitesini bozar.” dedi.

Fikirlerin buluşması önemli

Bediüzzaman’ın “Nev-i insanın tenevvüünün en mühim mayesi ve zembereği, müsabaka ile, hakikî imanlı fazilettir.” sözünün bir edebiyat şaheseri olduğunu ifade eden Seyran şöyle devam etti: “Allah insanları birbirinden farklı yaratmış ve yaratmaya devam ediyor. Bunun sebebi izah edilirken müsabaka zembereği denilen fizik kuralı ve hakikî imanlı fazilet mayası denilen kimya kuralı veciz bir şekilde kullanılmış. Aynı şekilde imtizaç-ı efkâr, kimyadaki mezce benzeyen bir mezc halidir. Böyle bakıldığında ibadetler zamanın mayasıdır, Kur’ân ve onun hakikî bir mana tefsiri olan Risaleler toplumun mayasıdır.”

İstibdat, demokrasinin kezzabıdır

Seyran, Risalelerdeki önemli bir kimya kavramının da “kizb” kelimesi olduğuna dikkat çekerek, “Kibz kezzap ile aynı kökten gelir. Kezzap suya benzer, kizb de doğruya benzer ama kizb de kezzap gibi yakıcıdır ve fevkalâde tehlikelidir. İstibdat da demokrasinin kezzabıdır. Yine ‘sem’ yani zehir sadece bir kimya kavramı değildir. Bediüzzaman ‘İstibdat bir semm-i katldir’ derken zehrin yıkıcı etkisinden bahseder ve istibdadı zehre benzetir.” diye konuştu.  

Saykalın kimyasal anlamı

Konuşmasında Bediüzzaman Said Nursî’nin “Maksadım ol elmas kılınca saykal vurmaktır” sözünü de değerlendiren Seyran, burada geçen “saykal” yani cila kavramının kimyasal bir anlam taşıdığına dikkat çekti. Seyran, Bediüzzaman’ın saykalın kimyasal etkisinden bahsetmiş olduğunu ifade ederek insanın manevî yönünün işlenmesini ve parlatılmasını anlattığını ifade etti.

Toplum yapısını bozan unsurlar

Seyran, “Bediüzzaman Hazretleri sütün bozulması ve yağın bozulmasını mü’minin bozulmasıyla kafirin bozulması arasındaki farklara bir örnek olarak gösterirken de bir kimya ayrışmasından bahsediyor” diyerek, ahlâkın bir kimyası olduğu gibi, insan mizacının da bir kimyası olduğunu söyledi. İnsanın “ahsen-i takvim” üzere yaratılmasının bir “kıvam” hâlini ifade ettiğini belirten Seyran, kıvam kavramının da aslında kimyadaki denge ve ölçüyle ilişkili olduğunu vurguladı. Toplum içindeki aşırı uçların ve marjinal davranışların ise kimyadaki “serbest radikaller” gibi yapıyı bozucu unsurlar olduğuna dikkat çekti. 

Seyran, toplumdaki radikal uçlar ve marjinal tiplerin kimyadaki serbest radikaller gibi müfrit varlıklar olduğunu ifade ederek “Yecüc Mecüc” güruhunun da bu bozulmayı temsil ettiğine işaret etti.

Risale-i Nur, toplumun mayasıdır

Konuşmasının sonunda Risale-i Nur’u toplumu dönüştüren bir maya olarak değerlendiren Seyran, Nur Talebelerine önemli vazifeler düştüğünü belirtti. Seyran, “Risale-i Nur bir mayadır, toplum mayalanmaya hazır bir süttür, Risale-i Nur o sütü yoğurt yapar ve yapmıştır. O halde kimyager Nur Talebelerine kimya kavramlarının Risalelerdeki kullanılış biçimini ve derinliğini araştırmak ve geliştirmek konusunda büyük vazife düşmektedir.” dedi.

Okunma Sayısı: 208
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı