Dr. Suat Yapalak, demokratik kültürün ailede başlayıp okulda geliştiğini belirterek, hak ve hürriyet şuuruna sahip kişilerin ancak doğru bir eğitim anlayışıyla yetişebileceğini söyledi.
Ankara - Yasir Özer
Yeni Asya Vakfı Risale-i Nur Enstitüsü Ankara Şubesi tarafından iki haftada bir gerçekleştirilen “Devlet ve Demokrasi” temalı akademik seminerlerin bu haftaki konuğu Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Dr. Suat Yapalak oldu. “Eğitim hayatın ta kendisidir” başlıklı sunumunda eğitim, demokrasi ve insan yetiştirme meselesi üzerinde duran Yapalak, demokratik bir toplumun inşasının ancak doğru bir eğitim anlayışıyla mümkün olabileceğini ifade etti.
Eğitimin amacı hür şahıslar yetiştirmek olmalı
Konuşmasına Amerikalı filozof ve eğitim düşünürü John Dewey’in görüşlerine değinerek başlayan Yapalak, Dewey’in eğitimi kişiyi toplumsal hayata hazırlayan aktif bir süreç olarak gördüğünü söyledi.
Dewey’in temel görüşlerini açıklayan Yapalak, bunları şu şekilde sıraladı: “Eğitim yaşamın kendisidir. Okul, hayata hazırlık değil; doğrudan yaşamın bir parçasıdır. Öğrenme gerçek deneyimlerle gerçekleşmelidir. Demokrasi sadece bir yönetim biçimi değildir. İnsanların birlikte düşünmesi, iş birliği yapması ve ortak karar alabilmesidir. Öğrenci merkezli eğitim iyidir. Öğretmen rehberdir; öğrencinin ilgisi, deneyimi ve aktif katılımı önemlidir. Yaparak-yaşayarak öğrenme en doğru öğrenmedir. En etkili öğrenme deneyim ve uygulamayla olur; ezber yerine problem çözme öne çıkar. Eğitimin amacı, eleştirel düşünen, özgür ve sorumluluk sahibi bireyler yetiştirmektir."

Rehberlik eğitimin ayrılmaz parçasıdır
Çağdaş eğitim anlayışında rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin önemli bir yere sahip olduğunu kaydeden Yapalak, “Çağdaş eğitimde rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin olmadığı eğitim süreci eksik sayılmaktadır. Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin temelinde insan hak ve sorumlulukları ile yakından ilgili demokratik ve insancıl bir anlayış vardır” dedi. Yapalak, bireyin kendi ayakları üzerinde durabilen, kendi meselelerini çözebilen bir şahsiyet hâline gelmesinin eğitimle mümkün olduğunu söyledi.
İstidatlar eğitimle inkişaf eder
İnsanın bu dünyaya binlerce kabiliyetle donatılarak gönderildiğini söyleyen Yapalak, "Bu yetenekler bir çekirdek gibidir. O çekirdeğin çimlenmesi, gelişmesi ve meyve verir hâle gelmesi ise eğitimle mümkündür. O halde eğitim sistemi; insandaki duygu, düşünce ve istidatları doğru zamanda, doğru yerde ve doğru yöntemlerle geliştirmeyi esas almalıdır" ifadelerini kullandı.
Cehalet istibdada kapı açar
Kişi hak ve hürriyetlerine saygının medeniyetin gelişmesini sağlayan temel unsurlardan biri olduğunu belirten Yapalak, “Demokrasi de bu özellikleri sayesinde medeniyet nimetlerini artırır. Devletler incelendiğinde bu durum açıkça görülmektedir. Demokrasi eğitimini örgün ve yaygın eğitim yoluyla başarılı şekilde uygulayan devletler, diğer devletler arasında üstünlük kazanmıştır” dedi.
Bediüzzaman Said Nursî'nin, "Bir millet cehâletle hukukunu bilmezse, ehl-i hamiyeti dahi müstebit eder" tespitine vurgu yapan Yapalak, halkın demokrasi konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini söyleyerek, "Demokrasi; hak ve hürriyetlerin en iyi şekilde kullanılabildiği sistemdir ve değeri her geçen gün daha da artmaktadır" şeklinde konuştu.
Geleceğin toplumunu hangi anlayış inşa edecek?
Günümüzde insanlığın önündeki temel meselelerden birinin eğitim olduğunu ifade eden Yapalak, şu değerlendirmede bulundu: “İnsan türüyle ilgili sırların büyük ölçüde çözüldüğü bir çağda asıl mesele şudur: Hürriyetler çağında, insan hakkında bildiklerimizi geleceğin toplumunu inşa edecek genç kuşaklara nasıl aktaracağız? Nasıl bir eğitim modeli oluşturmalıyız ki geçmişin mirasını doğru anlayabilelim ve geleceğin nesilleri de bizi anlayışla değerlendirebilsin?”
İlk mektep: Aile
Eğitimin ailede başladığını ve topluma yansıdığını belirten Yapalak, aile içerisinde kazanılan değerlerin toplum hayatını doğrudan etkilediğini söyledi. “Demokratik eğitimin ilkokulu ailedir. Anne ve baba; saygıyı, sevgi ve şefkati davranışlarıyla öğretmelidir” diyen Yapalak, aile toplantılarının demokratik tutum eğitiminin önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Yapalak, “Haftalık aile toplantılarında, hafta boyunca yaşanan sorunlar konuşulmalı ve ortak kararlarla çözüme ulaştırılmalıdır” dedi.
Öğretmenler demokrat olmalı
Demokratik toplumun temelinde demokrat öğretmen anlayışının bulunduğunu belirten Yapalak, öğretmenin vazifesinin yalnızca bilgi vermek olmadığını söyledi. “Bilişim toplumunda öğretmenin görevi; öğrencinin bilgiye nasıl ulaşacağını ve ulaştığı bilgiyi nasıl kullanacağını öğretmektir” diyen Yapalak, öğrencilerin derslere aktif katılımının sağlanması gerektiğini ifade etti.
Sınıf içerisinde karşılıklı saygının önemine dikkat çeken Yapalak, “Söz alan bir öğrenci konuşmasını tamamlamadan başka bir öğrenci araya girmemelidir. Demokrasi terbiyesiyle şekillenen bir ortamda, hata yapıldığında sınıfın hep birlikte susarak ortaya koyduğu tavır; ortak vicdanın sesi ve saygılı bir uyarının en anlamlı ifadesidir” dedi. Demokratik eğitimin temel özelliklerine de değinen Yapalak, “Öğretmen, anne, baba ve diğer yetişkinler rehber rolü üstlenir. Ailede ve okulda herkes düşüncesini rahatça ifade edebilir. Kararlar ortak akılla alınır. Çocuklara sınıfta ve ailede söz hakkı verilir” ifadelerini kullandı.
Demokratik vatandaşlık bilinci güçlenmeli
Toplumdaki farklılıkların tanınmasının huzur ve barış ortamını güçlendireceğini belirten Yapalak, Anadolu'nun zengin kültürel birikiminin eğitim ortamlarına da yansıması gerektiğini söyledi. Demokratik vatandaşlık bilincinin günlük hayatın her alanında yaşatılması gerektiğini belirten Yapalak, sözlerini şöyle tamamladı: “Evde, okulda ve toplum içinde hak, sorumluluk ve saygı kavramları konusunda çocuklara sürekli örnek olunmalıdır. Demokrasi konusunda bilinç sahibi olmaya çalışılmalıdır. Trende, dolmuşta, alışverişte, sıra beklerken ve günlük hayatın her alanında nezaket kurallarına uyarak örnek olunmalı; kurallara uymayanlar ise kırmadan ve nazikçe uyarılmalıdır.”