"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Demokrasi ancak hür ortamda gelişir

25 Mayıs 2026, Pazartesi 05:25
Emekli eğitimci bürokrat Hasan Kaplan, güçlü bir demokrasinin ancak hür ve bağımsız bir ortamda gelişebileceğini belirterek, “Sivil toplum, toplumun vicdanı ve demokrasinin en güçlü taşıyıcı kolonudur” dedi.

Ankara - Yasir Özer 

Yeni Asya Vakfı Risale-i Nur Enstitüsü tarafından iki haftada bir düzenlenen “Devlet ve Demokrasi” temalı akademik seminerlerin bu haftaki misafiri emekli eğitimci bürokrat Hasan Kaplan oldu. Kaplan, “Sivil Toplum ve Demokrasi” başlıklı konuşmasında sivil toplumun demokrasi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.

Demokrasi sandıktan ibaret değil

Kaplan konuşmasında, bugün Meclis’in işlevini yitirdiği, yargının bağımsızlığını kaybettiği, basının iktidarın güdümüne girdiği ve sivil toplumun fonksiyonunu yerine getiremediği bir atmosferde sivil toplum ve demokrasi tartışmalarının yapıldığını belirterek, “Evet, demokrasi uzun zamandan beri sadece sandıktan ibaretmiş gibi algılanıyor. Oysa demokrasi seçim gününden çok daha fazlasıdır. Demokrasi bir hayat tarzıdır, bir kültürdür, bir bilinçtir. Bu bilinci, bu kültürü canlı tutan güç ise sivil toplumdur” ifadelerini kullandı.

Sivil toplum demokrasinin taşıyıcı kolonudur

Sivil toplumun kişilerin gönüllülük esasına göre ortak değerler ve amaçlar etrafında örgütlenmesi olduğunu ifade eden Kaplan, bunun kişinin devlet karşısında yalnız olmadığını gösteren önemli bir alan olduğunu söyledi. Kaplan, “Sivil toplum devlet ile şahıs arasında bir ara alanı kapsar. İnsanların gönüllü olarak bir araya geldiği, ortak değerler etrafında buluştuğu, meselelere birlikte çözüm arayışı içinde olduğu bir zemindir. Bu yönüyle sivil toplum, demokrasinin sadece tamamlayıcısı değil, aynı zamanda onun taşıyıcı kolonudur” dedi.

Fikirler korkusuzca paylaşılabilmeli

Ünlü düşünür Alexis de Tocqueville’in demokrasi anlayışına değinen Kaplan, Tocqueville’in demokrasinin gücünü insanların bir araya gelebilmesine bağladığını belirtti. Kaplan, “İnsanlar bir araya gelebilir, kolektif olarak sorunlarına çözüm üretebilir ve sesini yükseltebilirse demokrasiden söz edilebilir. Ona göre insanlar ne kadar çok örgütlenebilir, ne kadar çok birlikte hareket edebilirse demokrasi de o kadar çok gelişir. Çünkü demokrasi yalnız bireylerin değil birlikte düşünebilen, birlikte hareket edebilen bireylerin varlıklarını sürdürdüğü rejimin adıdır” ifadelerini kullandı.

Kaplan, düşünür Jürgen Habermas’ın sivil toplumu “kamusal alan” olarak tanımladığını belirterek, “Bu alan insanların özgürce konuşabildiği, fikirlerini korkusuzca paylaşabildiği bir zemindir. Gerçek demokrasi tam da bu özgür tartışma ortamında hayat bulur” dedi.

Zaman cemaat zamanıdır

Konuşmasında Bediüzzaman Said Nursî’nin yaklaşımına da yer veren Kaplan, “Bediüzzaman ise ‘zaman cemaat zamanıdır’ diyerek cemaatin şahs-ı manevîsine dikkat çeker. Bireyin tek başına yapamadığını kolektif bir cemaat şuuru ile yapmanın mümkün olduğunun altını çizer” ifadelerini kullandı. Kaplan, Bediüzzaman’ın bu yaklaşımının klasik tarikat anlayışından farklı olarak modern sivil toplumun kapısını araladığını söyledi.

Bediüzzaman’ın talebeleriyle ilişkilerinin de sivil toplum ilişkilerini andırdığını ifade eden Kaplan, “Onun çevresiyle ilişkisi de sivil toplum ilişkilerini andırmaktadır. Talebeleriyle istişare eder, yazdığı Risalelerde bile bazen onların değerlendirmelerine ve tasarruflarına izin verir. Söylediği her sözün sorgulanmadan kabul edilmemesi ve mihenge vurulması gerektiğine dikkat çekerek eleştirilere kapıyı açık bırakır” dedi.

Müsbet harekete çok ihtiyaç var

Bediüzzaman’ın özellikle Meşrutiyet dönemindeki hürriyet tartışmalarına aktif şekilde katılması ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarına üye olduğunu belirten Kaplan, bunun hakikati arama çabasının bir göstergesi olduğunu söyledi. Kaplan, “Bediüzzaman’ın düşüncesinin merkezinde öyle bir kavram vardır ki bugün dünyada en çok ihtiyaç duyulan temel bir prensibi tek başına özetler: Müsbet hareket” ifadelerini kullandı.

Müsbet hareketin kırmadan yapmak, yıkmadan inşa etmek, ötekileştirmeden kucaklamak ve öfkeyle değil hikmetle konuşmak anlamına geldiğini kaydeden Kaplan, “Aslında iman, ahlak ve hürriyet üzerine bina edilen bu müsbet hareket, hayatın tüm alanlarını kuşatan ve sivil topluma da yön ve güç veren pozitif bir kavramdır” diye konuştu.

Müsbet hareket emek ve sorumluluk ister

Gazze’de yaşanan hadiselerde küresel sivil toplumun etkisinin görüldüğünü belirten Kaplan, “İsrail vahşeti karşısında dünya liderlerinden ziyade küresel sivil toplumun harekete geçerek eylemlerini sürdürmeleri üzerine Trump ve Netanyahu geri adım atarak sureten de olsa bir ateşkese razı olmak mecburiyetinde kaldılar” dedi. Kaplan, “İnsanlık vicdanını temsil eden küresel sivil toplumun bu başarısı Bediüzzaman’ın haklılığını gösteriyor. Maalesef gölgesi büyük kendisi küçük adamlar bu gerçeği göremiyorlar. Çünkü müsbet hareket, toplumsal sorumluluk ve emek ister” ifadelerini kullandı.

Demokrasi farklılıklarla gelişir

Kaplan konuşmasının sonunda güçlü bir demokrasinin devlet koridorlarından çok vicdanlarda inşa edilmesi gerektiğini ifade ederek, “Sivil toplumun güçlü olduğu bir yerde insanlar susmaz, sorunlar görmezden gelinmez, haksızlıklar karşısında sessizlik değil, dayanışma büyür. Çünkü sivil toplum, toplumun vicdanı olmak durumundadır” dedi.

Sivil toplumun bağımsız olmadığı, düşüncelerin özgürce ifade edilemediği ve farklı seslere tahammül gösterilmediği bir yerde demokrasiden söz edilemeyeceğini kaydeden Kaplan, “Demokrasi ancak farklılıkların var olabildiği bir ortamda hayat bulur ve gelişir” değerlendirmesinde bulundu. Kaplan, sivil toplumun yalnızca hak arayışı değil aynı zamanda bir “fazilet okulu” olduğunu ifade ederek, "İnsan ilişkileri, birlikte yaşama, farklılıklara saygı duyma, uzlaşabilme ve gerektiğinde sorumluluk almaktan çekinmeme becerileri bu okulda gelişir" ifadelerini kullandı. Kaplan, “Demokrasi dediğimiz şey halkın yönetilmesi değildir, yönetime ortak olması ve hatta dolaylı da olsa bizzat yöneten hâline gelmesidir. Sivil toplum ise bu ortaklığın ve etkileşimin en güçlü ifadesidir” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Okunma Sayısı: 234
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı