"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İftira atanlar çok olur

Faruk ÇAKIR
07 Aralık 2021, Salı
Risale-i Nur eserleri ve onun müellifi Üstad Bediüzzaman’ın hayatı meydanda olduğu halde yine de çeşitli iftiralarla onu karalamak isteyenler çıkıyor.

Bu itham ve karalamaların çoğu cevap vermeyi de hak etmiyor. Ancak bazı ithamlar var ki medya vasıtası ile yapıldığı için bazılarının aklının çelinmesine yol açabilir. Bu bakımdan, bilinen gerçekleri ara sıra hatırlatmakta yine de fayda vardır.

3 Aralık 2021 akşamı bir TV kanalında (Detay programı, ahaber) canlı yayına katılan emekli bir savcı, konuşmasının sonunda doğrudan ilgisi olmadığı halde konuyu Bediüzzaman’a getirip onu ve eserlerini okuyanları ‘darbeci’ olmakla ya da o ihtimalle itham etmiş. Kendince buna delil olarak da Said Nursî Hazretleri’nin, Sultan II. Abdülhamid’e olan itirazlarını göstermiş.

Şunu en başta ifade edelim ki böyle itham ve iftiralar ne Bediüzzaman’ı, ne Risale-i Nurlar’ı ne de onu okuyan Nur Talebelerini gölgelemez. Her zaman olduğu gibi bu ithamlar gerekli cevapları bulur ve sahibine iade edilir.

Bediüzzaman elbette Sultan Abdülhamid’in istibdadını eleştirmiştir. Burada yanlış olan nedir? Üstelik Said Nursî Hazretleri sadece onu değil, bütün müstebit idarecileri eleştirmiş, itiraz etmiş ve hürriyeti savunmuştur. Ezberlenecek olan şu söz ona aittir: “(...) istibdat ne şekilde olursa olsun, meşrûtiyet libası giysin ve ismini taksın, rast gelsem sille vuracağım.” (Tarihçe-i Hayat, Birinci Kısım: İlk Hayatı, s. 63)

Yani ‘istibdat’a ‘hürriyet’ demekle mesele çözülmüş olmuyor. Dolayısıyla bir yerde istibdat varsa ona itiraz etmek her insanın hakkıdır, olması gereken de budur. İstibdata karşı çıkmak değil, ona taraftar olmak asıl kınanması gereken tavırdır.

Bediüzzaman’ın, Abdülhamid dönemindeki istibdat uygulamalarını eleştirirken; meşrûtiyet, adalet ve hürriyeti savunduğu; ayrıca 31 Mart isyanını kesin olarak tasvip etmeyip isyancıları vazgeçirmeye çalıştığı; asılsız iddialarla yargılandığı Divan-ı Harp Mahkemesi’nde beraat ettiği tarihî belgelerle kayıt altında değil midir? Bütün bunlara rağmen ‘ihtimal’lerle karalama çalışması yapmak niçin?

Ayrıca, “Umum Nur Talebelerine Üstad Bediüzzaman’ın vefatından önce vermiş olduğu en son derstir”

(Emirdağ Lâhikası, [372. mektup] s., 870) başlığıyla yer alan mektup çok dikkat çekicidir. 

Bir anlamda vasiyet sayılan bu mektupta Bediüzzaman Hazretleri şöyle diyor: “Kardeşlerim, hastalığım pek şiddetli; belki pek yakında öleceğim veyahut bütün bütün konuşmaktan –bazen men olduğum gibi– men edileceğim. Onun için benim Nur ahiret kardeşlerim, ‘ehvenü’ş-şer’ deyip bazı bîçare yanlışçıların hatalarına hücum etmesinler. Daima müsbet hareket etsinler. Menfî hareket vazifemiz değil... Çünkü dâhilde hareket menfîce olmaz. (...) Hem dâhildeki cihad-ı mânevî, mânevî tahribata karşı çalışmaktır ki, maddî değil, mânevî hizmetler lâzımdır. Onun için, ehl-i siyasete karışmadığımız gibi, ehl-i siyaset de bizimle meşgul olmaya hiçbir hakları yok...”

Zaten Bediüzzaman’ın hayatı da, anlattığı bu hakikatlerin tecellisi olarak yaşanmış bir hayattır. Risale-i Nurlar’ı okuyan Nur Talebeleri de hep böyle yapmıştır ve inşallah kıyamete kadar da böyle yapacaktır. Her darbeye ve her darbeciye fikren itiraz edilmiş olması da buna bir delildir. Risale-i Nur’a, onu müfessiri Bediüzzaman’a ve Nur Talebelerine atılan iftiralar tutmaz, vesselâm.

Okunma Sayısı: 2345
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Said Yüksekdağ

    7.12.2021 14:12:06

    İt ürür, kervan yürür...

  • H.ibrahim Karahan

    7.12.2021 13:07:22

    Allah razı olsun

  • erhan

    7.12.2021 11:12:41

    Nur ahiret kardeşlerim, ‘ehvenü’ş-şer’ deyip bazı bîçare yanlışçıların hatalarına hücum etmesinler. Daima müsbet hareket etsinler. Menfî hareket vazifemiz değil... Çünkü dâhilde hareket menfîce olmaz. (...) Hem dâhildeki cihad-ı mânevî, mânevî tahribata karşı çalışmaktır ki, maddî değil, mânevî hizmetler lâzımdır. Onun için, ehl-i siyasete karışmadığımız gibi, ehl-i siyaset de bizimle meşgul olmaya hiçbir hakları yok.. ellerinize, kaleminize sağlık, onurlu saygıdeğer ağabeyim.

  • erhan

    7.12.2021 11:11:23

    "istibdat ne şekilde olursa olsun, Meşrûtiyet libası giysin ve ismini taksın, rast gelsem sille vuracağım.” Eğer bende sana rast gelsem, senin ayaklarının altını öpeceğim.

  • Said

    7.12.2021 00:56:10

    A haber bu haberle neyi amaçladı anlamadım. Vardır bunun altında gene bir sinsilik.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı