"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Komşu gezegen Mars’taki önemli gelişmeleri nasıl tefekkür etmeliyiz?

29 Eylül 2015, Salı 13:21
San'atla ve hikmetle yaratılan ve her sayfasında ve her satırında nice hikmetler derc edilen Kainat Kitabı'nı keşfetmeye, tanımaya insanlık olarak devam ediyoruz.

Kainat'ta bizlere komşu olarak konumlandırılan Mars’ta yüzey taraması yapan uzay aracının gönderdiği bilgileri analiz eden ABD Havacılık ve Uzay Dairesi NASA’lı bilim adamları, gezegenin yaşama uygun şekilde tasarlandığı ihtimalinin son bulgularlayükseldiğini açıkladı.

Curiosity adlı uzay aracından elde edilen ilk deliller, geçtiğimiz yaz gezegen yüzeyinde çok tuzlu su aktığını gösteriyor.

Kızıl Gezegen'de sıcak aylarda görülen ancak yılın geri kalan bölümünde kaybolan siyah çizgilerin, periyodik olarak akan tuzlu su sebebiyle oluştuğu ortaya çıktı.

Zerrelerden yıldızlara kadar, hemen her sayfasında tefekkür nazarıyla ibretle bakan gözleri düşünen akılları kendisini okumaya davet eder şekilde sanatla ve hikmetle yaratan Cenab-ı Hakk tarafından tasarlanan kainatın derinliklerinde konumlandırılan gezegenleri fen ilimleri vesilesiyle keşfediyoruz ve Kainatın Sahibi'ni ve kainattaki tasarrufunu tefekkür ediyoruz.

Suyun kaynağı ve kimyasının henüz bilinmediğini aktaran NASA’da Yardımcı Bilim Yöneticisi John Grunsfeld, “Mars’ta yaşamın mümkün olabileceğini ortaya koyuyor.” ifadesini kullandı.

Mars’ın eskiden bilindiği gibi kuru ve çorak bir yer olmadığını aktaran NASA Gezegen Bilimi Direktörü Jim Green, “Halihazırdaki şartlar altında Mars’ta akan bir su olduğu tespit edildi.” diye konuştu

KOMŞULARIMIZDAN MARS'TAKİ GELİŞMELERİ VE DÜNYA'YA BENZER DİĞER GEZEGENLER MESELESİNİ NASIL TEFEKKÜR ETMELİYİZ?

Yeni Asya Yazarı İsmail Tezer'in konuyla ilgili olarak kaleme aldığı Kur'an-ı Hakim'in hakikatli bir tefsiri olan Risale-i Nur'dan mülhem yazısını istifadenize sunuyoruz;

San'atla ve hikmetle yaratılan ve her sayfasında ve her satırında nice hikmetler derc edilen Kainat Kitabı'nı keşfetmeye, tanımaya insanlık olarak devam ediyoruz.

İşte Tezer'in ilgili yazısı;

Geçtiğimiz günlerde NASA’nın (Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi) internet sayfasında ilginç bir haber yer aldı. Haberde Dünya’ya benzeyen yeni bir gezegenin keşfedildiğinden söz ediliyordu. Büyüklük ve muhteva yönünden dünyaya benzediği kaydedilen gezegenin, yüzey sıcaklığı iki bin dereceyi buluyormuş.

Daha önce de buna benzer başka haberler yer almıştı. Yani dünyaya benzer başka gezegenlerin bulunduğu, hatta buralarda hayat şartlarının da olabileceği yönünde açıklamalar serdedilmişti.

Bu konu bize Risale-i Nur’da On İkinci Lem’a’da yer alan bir bahsi hatırlattı.

Bediüzzaman bu bahiste, “Allah, yedi göğü yarattı ve yeryüzünü de onlar gibi yarattı.” (Talâk Sûresi: 65:12.) âyetinin işaret ettiği mânâları açıklıyor. Âyet-i kerimenin çok vecihlerinin, asra veya muhataplarına göre değişebilecek çeşitli mânâ tabakalarının ve işaretlerinin olabileceğini söylüyor.

Konumuzla ilgili olan enteresan kısım ise, Bediüzzaman’ın ifade ettiği şu satırlar:

“..küre-i arzımıza [Dünyaya] benzeyen yedi küre-i uhrâ [başka dünyalar] dahi bulunmasına, zîhayata [hayat sahiplerine] makarr ve mesken olmasına işareten...”

Evet, doğrudan doğruya Kur’ân’a muhatap olarak onu kendisine hakiki üstad edinen ve böylelikle hakikat ilmine vakıf olan Bediüzzaman, âyetin işarî tefsiri bağlamında, ‘dünyamıza benzer yedi gezegenin’ bulunabileceğini ve hatta buralarda kimi ‘hayat sahipleri’nin olabileceğini açıkça ifade ediyor. “zîhayata [hayat sahiplerine/canlılara] makarr ve mesken olmasına” ifadesi bunu gösteriyor.

Peki Bediüzzaman’ın bahsettiği “dünyamız dışındaki gezegenler”de bulunan “hayat sahipleri” kimlerdir?
Uzaylılar olabilir mi?

Aslına bakarsanız, şu uçsuz bucaksız kâinatta “uzaylı” olmayan yok gibidir. Başta Dünya gezegeninde bulunan biz canlılar uzayda bulunmuyor muyuz? O halde bizler de “uzaylıyız”!

Elbette, insanın aklına, hayal ürünü (fantastik) ‘uzaylı yaratıklar’ da gelmiyor değil. Bu algı, maalesef Holywood sinema kültürünün günümüz insanının bilinç altına telkin ettiği bir şey. İnsan aklı, bu konuda sınır tanımıyor!
Elinde Kur’ân gibi “kâinatın manevî haritası” ve Risale-i Nur gibi, bu harita-i maneviyeyi harika bir şekilde izah eden eserler bulunanlar ise, elbette bu “uzaylılar” konusuna daha farklı bakacaklardır. Zirâ, hayat, sadece gördüğümüz canlılarla sınırlı değildir. Maddî âlemin dışında, göremediğimiz boyutlarda Cenab-ı Hakk’ın zîhayat ve zîşuur (hayat ve şuur sahibi) nice mahlûkları vardır. Ki, Kur’ân bunları “melekler, cinler ve ruhaniler” olarak tasnif eder.

Evet, belki de daha keşfedemediğimiz nice gezegenlerde, yıldızlarda, sistemlerde Cenab-ı Hakk’ın oralara münasip şekilde yarattığı sakinler, hayat ve idrak sahibi varlıklar bulunmaktadır. Kur’ân bu varlıkları melek, cin veya ruhaniler olarak isimlendiriyor. Eğer bir uzaylı varlık aranacaksa, işte Allah’ın bu nevîden bir değil, sayısız ‘uzaylı’ varlıklarının olduğu bilinmelidir.

Bu varlıklara ister uzaylı deyin, ister demeyin, neticede Allah’ın Dünya’nın dışında yarattığı gökcisimlerini boş, kimsesiz bırakmasının, hikmetine münafi olduğu açıktır. Elbette oralara da münasip canlılar yaratacaktır ve yaratmıştır da. Gözümüz önünde mütemâdiyen, bulanık sudan ve kesafetli topraktan “hayat” ve “ruh” sahibi harika varlıkları yaratan Kudret, elbette hayata ve ruha daha münasip olan latif maddelerden (nurdan, nardan, elektrikten, radyasyondan, ışından...) muhtelif hayat sahiplerini de halk edebilir ve etmiştir de...

İsmail Tezer / Yeni Asya

Haber Merkezi

Okunma Sayısı: 3897
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı