"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Neşriyat hizmetinde geçmişe yolculuk: TELE-KİTAP

24 Eylül 2019, Salı
1988 yılında başlayıp yaklaşık iki yıl süren, gazetemiz yazarlarından Latif Salihoğlu sorumluluğunda yürütülen “Tele-Kitap” hizmetini Meryem İlhan ile konuştuk.

Röportaj: Zeynep Toprak

Tele-kitap hizmeti nedir?

1988’li yıllarda Yeni Asya Neşriyatın kitaplarını daha çok yerlere, muhtaç olanlara ulaştırmak için gazetenin başlattığı bir hizmetti. Bu hizmet metodunda; siparişi olan kişi gazeteye ulaşıyordu. Gazetedeki ekip bizim gitmemizin uygun olacağı adresleri tespit ediyordu. Bizler de en az iki kişi olacak şekilde bir postacı gibi kitapları sipariş verenlere ulaştırıyorduk. Böylece insanlar aldığı kitabın mahiyetini ilk bizden dinliyorlardı. Bu sayede de aramızda sıcak bir irtibat kuruyorduk. Bu vesileyle birçok kişi Risale-i Nur ve hizmetle tanışmıştı. Muhtaç olanlara su yetiştirmek gibi bir şeydi bu. Bazen kitap parasından daha fazla yol parası veriyorduk. Ama maksat hizmet olunca bir önemi kalmıyor bunun. İnsanların gözündeki o mutluluk her şeye değerdi..

Böyle bir teklif geldiğinde kabul etmenizin sebebi neydi? Kendinize model aldığınız birisi var mıydı?

Gayemiz Risale-i Nur’a muhtaç olanlara Risale-i Nur ulaştırmaktı. Bu gayemize ulaşmak için bu hizmeti bir vesile olarak gördük. Bunun için kabul ettik. Bütün yazarlarımız bizim için rehberdi ve sevk unsuruydu. Neşriyatı o zamanın manevi bir cihadı olarak görüyorduk ve iman hakikatlerinin muhtaç olanlara ulaştırmak tek gayemizdi.

Sizi kitap için arayanlar kitaplardan nasıl haberdar oluyordu?

Yeni Asya Neşriyatın listesinden ulaşıyorlardı. Biz dediğim gibi direk muhatap olmuyorduk. Gazetede bir değerlendirmeden sonra bize bildiriliyordu. Büyük okullara, kolejlere bile kitap setleri götürüyorduk. Osmanlı Padişahları Ansiklopedisi, Müslüman İlim Öncüleri Ansiklopedisi gibi.

O zamanlar sizi arayanlar Yeni Asya’yı bilenlerden mi oluşuyordu sadece?

Yeni Asya’yı tanımayanlara da kitap götürdüğümüzü hatırlıyorum. Belki de reklam veriliyordu. O zaman neşriyat hizmetlerimiz atağa geçmişti. Her kesimden bizim kitaplarımızı okuyanlar vardı. Biz Unkapanı Çarşısı’na gidip esnafı dergi abonesi yapıyorduk. Ben Yasemin Güleçyüz ablayla ekip olmuştum. Gruplara ayrılıp farklı yerlerde gazete ve dergi abonesi yapıyorduk.

Bu hizmette kaç kişiydiniz?

Aktif olarak 8-10 kişi kadardık. Abone hizmetleri için de yaklaşık 12 kişiydik.

Günümüz şartlarında neşriyat hizmetleri için neler yapılabilir? Bunun için düşündüğünüz bir şeyler var mı?

Günümüzde hazır bilgiye erişmek daha kolay olduğu için kitap okumaya insanları ikna etmek zorlaştı. İnterneti etkin bir şekilde kullanıp kitap tanıtımları yapılabilir. Okunan kitaplardaki çarpıcı cümleler paylaşılıp dikkat çekilebilir. En önemlisi de kitapları öncelikle kendimiz okuyup sindirebilirsek karşı tarafı ikna edebilmemiz daha kolay olur. Her zamanın bir hükmü vardır. Şimdi insanlar zahmetsizce her şeye ulaşmak istiyorlar, belki bu faydalı bir şekle dönüştürülebilir. Kitap fuarlarında insan biraz ümitleniyor ama genel olarak okuma oranı düşük.

O yıllardan bizimle paylaşmak istediğiniz bir hatıra var mı?

Arkadaşımla birlikte ‘Hababam Sınıfı’nın çekildiği Güneş Koleji’ne ansiklopedi ve birçok kitap götürecektik. O ağır kitaplarla birlikte 3 vasıta değiştirerek okula ulaştık. Müdire hanım bizi çok güzel karşıladı. Ortam da tarihi bir mekan olduğu için bizi çok etkiledi. O kitapları öğrencilerin okuyacak olması bizi çok mutlu etti ve bütün yorgunluğumuzu unutturdu.

Bu hizmeti üniversite yıllarınızda yaptınız. Şimdi üniversiteli arkadaşlarımıza tavsiyeleriniz neler olacak?

Üniversitedeki bilgilerini ve enerjilerini onlara hem dünyada hem ahirette faydası olacak hayırlı hizmetlerde kullansınlar. Bu yılları Cenab-ı Hakkın onlara bir ihsanı gibi düşünüp ona göre değerlendirsinler. Zaten ücretini Rabbim hizmetin içine lezzet olarak dercetmiş. Ahirette verecekleri ayrı…

Okunma Sayısı: 1088
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı