Toplum Çalışmaları Enstitüsü raporuna göre dar gelirlinin harcamalarının yüzde 67,9’u barınma ve gıdaya gidiyor. BES-AR’ın açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırları da geçim yükünün boyutunu ortaya koyuyor.
Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün “Türkiye’de Demografik Dönüşüm ve Stratejiler” başlıklı raporuna göre, Türkiye’de dar gelirlinin tüketim harcamalarının yüzde 67,9’u barınma ve gıdaya gidiyor.
Raporun merkezindeki tez, Türkiye’de düşük doğurganlığın çocuk istememekten çok, ailelerin çocuk yetiştirirken karşılaştığı bakım, konut ve eğitim risklerine karşı güvence bulamamasından kaynaklanması olarak öne çıkıyor.
Barınma ve gıda, bütçeleri yutuyor
Raporda aktarılan 2025 Hanehalkı Bütçe Araştırması verilerine göre, en düşük gelirli yüzde 20’lik kesimin tüketim harcamalarında konut ve kiranın payı yüzde 38,7, gıdanın payı yüzde 29,2. İki kalem birlikte yüzde 67,9’a ulaşıyor. En yüksek gelirli yüzde 20’lik kesimde ise aynı toplam yüzde 38,1’de kalıyor. Aradaki 29,8 puanlık fark, temel ihtiyaçların dar gelirli hanelerin bütçesinde ne kadar daha büyük yer kapladığını gösteriyor.
Maaş kiraya, geçim derdi emekçiye
Sendikanın araştırmasında şunlar kaydedildi: “Sağlıklı beslenmenin maliyeti günlük 1660 lirayı geçti. 2026 yılında da asgarî ücret açlık sınırının altında kaldı. Büyükşehirlerde kamu emekçileri, barınma ihtiyacını karşılamak için neredeyse maaşının yüzde 75-80’ini kiraya ödemek zorunda kalıyor. Kamu emekçileri, barınma ihtiyacını karşılamak için öğrenci evi gibi 3 ya da 5 kişi bir arada yaşamak zorunda kalıyor. Büro Emekçileri Sendikası olarak tüm kamu emekçilerine, asgarî ücretlilere ve emeklilere insanca yaşayabilecek bir ücret talebimizde ısrar ediyoruz.”
Ankara-Anka