İstanbul’daki aşırı yağışların afete dönüşmesinde tabii su yataklarının imara açılmasının etkili olduğunu belirten Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, derelerin Tabiî akış alanlarının yeniden açılması gerektiğini vurguladı.
Şehir Plancıları Odası: "Sebep, rant odaklı politika"
Marmara Bölgesi’nin bir çok ilini etkisi altına alan, İstanbul’da büyük maddî hasara ve 4 can kaybına sebep olan sağanak yağışlarla ilgili değerlendirmede bulunan uzmanlar, yağışların afete dönüşmesinde çarpık şehirleşmenin büyük etkisi olduğuna dikkat çekti.

DERE SİSTEMLERİ OLUMSUZ ETKİLENDİ
Cumhuriyet’in haberine göre, dere sistemlerinin arazi kullanım kararlarından olumsuz etkilendiğini vurgulayan Yıldız, “İstanbul’da dere sistemlerinin plansız yapılaşma ve rantsal arazi kullanım kararlarından olumsuz etkilendiği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Ancak buna karşın İstanbul’da ranta dayalı çarpık kentleşme ve düzensiz, denetimsiz yapılaşma sürmüş ve taşkınların afete dönüşme riski artmıştır.” dedi.
ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER
Muhtemel taşkın risklerinin azaltılması için öncelikle yeni yapılaşma baskısının önüne geçilmesi gerektiğini kaydeden Yıldız, geçmişte daraltılmış dere taşkın alanlarının mümkün olan noktalarda yeniden açılması ve uygun bölgelerde doğal su tutma alanlarının oluşturulması gerektiğini ifade etti. Yıldız ayrıca, yağmur suyu altyapısının yaygınlaştırılması, dere yatakları, menfezler ve köprü geçişlerindeki yetersiz kesitlerin genişletilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
DENGE BOZULURSA ŞEHİRLER AYAKTA KALMAZ
Doç. Dr. Cihan Erdönmez ise, toprak, hava ve suyun birbirini besleyen bir döngünün parçaları olduğunu belirterek, “Doğanın dengesi bozulduğunda şehirler ayakta kalamaz” dedi. Kuzey Ormanları Savunması da ormanların ve su havzalarının yapılaşmaya açılmasına tepki gösterdi.

YAĞMUR DEĞİL, PLANSIZLIK VURDU
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkanı Ömür Yaşayan da, rant odaklı politikaların afet risklerini büyüttüğünü vurguladı. Kanal İstanbul gibi projelerin İstanbul’un ekolojik dengesi ve su havzaları üzerinde ağır baskı oluşturduğunu kaydeden Yaşayan, “Afetlere karşı dirençli İstanbul oluşturmanın yolu su havzalarını, ormanları, tarım alanlarını koruyan kamucu, bilimsel planlamadan geçmektedir” dedi.
İstanbul - Yeni Asya
***
İstanbul’da 115 yılda üçüncü rekor
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Meteoroloji Laboratuvarı’nda 15 Ekim’de ölçülen 129,6 milimetre yağış, 1911-2026 döneminin en yüksek üçüncü günlük yağış miktarı olarak kayıtlara geçti.
Enstitüden yapılan açıklamaya göre, meteoroloji istasyonunda kaydedilen en yüksek günlük yağış miktarı, 20 Temmuz 1951’de 165,8 milimetre, ikinci en yüksek miktar ise 3 Ekim 1942’de 131,3 milimetre olarak ölçüldü. Yalnızca ekim aylarına ait veriler değerlendirildiğinde 15 Ekim’de ölçülen 129,6 milimetre yağış miktarı, tarihsel kayıtlardaki en yüksek üçüncü günlük yağış olarak belirlendi.
İstanbul-aa