"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Bediüzzaman şimdi olsaydı...”

Hüseyin GÜLTEKİN
07 Eylül 2020, Pazartesi
Üstad Bediüzzaman’ın fikir ve düşüncelerinden bihaber ve onun harika, cihanşümul eseri Risale-i Nur ile tanışma imkânı bulamadıkları için bazı insanların bilmeden veya farkına varmadan bazı vartalara girmeleri mümkündür ve bunlar bir yönü ile mazur sayılırlar.

Ama Üstadın çağları aydınlatan imanî, iktisadî, içtimaî, siyasî ölçü ve prensiplerinden haberdar olduklarını bildiğimiz bazı hadimlerin hemen her iktidar değişikliklerinde kafa karışıklıklarına girerek, oradan oraya savrulmalarını gerçekten anlamakta zorluk çekiyoruz.

İhvanlar insanların en çok aldanma riski olan içtimaî ve siyasî konularla alâkalı olarak Üstad Bediüzzaman’ın hiçbir şüpheye, tereddüde mahal vermeyecek derecede açık ve net ikaz, tavsiye, ölçü ve prensiplerini dikkate almayıp, kulak ardı etmiş olmalılar ki her defasında siyasilerin cezbedici reklâmlarına, celbedici propagandalarına kolayca kapılıp, maalesef yön- lerini kaybediyorlar.

Aldandıklarının farkına varamayan ihvanlar her fırsatta dönüp bir de “Şimdi Üstad Bediüzzaman olsaydı o da bizim yaptığımızı yapardı... Filanca partiye destekte bulunurdu. Yaptıkları hizmetlerden dolayı teşekkür ederdi...” gibi kehanetlerde bulunarak Bediüzzaman’ı kendi yanlış tavır ve tercihlerine alet etmek gibi cüretlerde  bulunmalarının inandırıcı bir izahı olabilir mi?

Üstad’ın net bir şekilde duâ ederek destek verdiği, nokta-i istinat olduğu demokrat siyasî kadroları siyaset sahnesinden silmekle vazifeli, şimdiye kadar yaptığı keyfi, ayrıştırıcı, hukuk dışı uygulama ve icraatlarla hem her alanda ülkede tamiri mümkün olmayan tahribatlara sebep olan bir düşüncenin temsilcisi konumunda olan bu iktidarın başa gelmemesi hususunda Bediüzzaman’ın ısrarla yaptığı teşhis, tesbit, ikaz ve tavsiyelerini görmezden gelen hadimler nasıl olur da dönüp bir de “Üstad olsaydı bu bunları tebrik eder ve o da bizim gibi bu partiye duâ eder destekte bulunurdu” diyorlar? Hayret ki hayret...     

Sağlığında dahi; “Her bir eser bir Said’dir” diyerek kendisini devreden çıkararak, Risale-i Nurlar’ı nazarlara veren Bediüzzaman şimdi cismen aramızda olmasa da o altı bin sayfalık şaheseriyle manen yaşadığını bir kısım hadimler derk etmiyorlar mı ki her fırsatta “Üstad yaşasaydı şöyle yapardı, böyle yapmazdı... Bizim gibi siyasîtercihlerde bulunurdu...” gibi kehanetlerde bulunuyorlar?

Üstadımızın yıllar önceden siyaset noktasında reddettiği Siyasal İslâm geleneğinin temsilcileri konumundaki şahsiyetlerini bu günkü iktidar mensuplarını yegâne rehber ve nümune-i imtisal kabul edip, her vefat yıl dönümlerinde de görkemli törenlerle andıklarını fark edemeyen bazı ihvanların Üstad olarak kabul ettikleri Bediüzzaman gibi bir dahinin, onun gibi bir din büyüğünün ikaz ve tavsiyelerini görmezden gelerek onların saflarında yer almalarını anlamak zor. Ne diyelim Allah basiret, feraset nasip eylesin.        

Okunma Sayısı: 1547
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Feyzullah Ayhan

    7.9.2020 21:44:13

    Daha önceleri de bunlar aynı hatayı hatta hataları yaptılar, bilmediklerinden değil şuurluca yapıyorlar.Amaç risale-i nur değil vallahi, birilerinin ikbal ve istikbalidir.Üstadımın ictimaiyatla ilgili onca görüşleri vardır ,hangi birini çiğnemiyorlar ki?Biz yeni asya camiası mensuplarının artık üstadımın görüşlerini bunlarla konuşmanın bir manası yoktur.Bunlar tamamen siyasal islamcıların etki alanına girmişlerdir ıslahları mümkün değil.Bunlarla nurculuğu konuşmak zaman kaybıdır,değmez.Bunlara yön veren yazar çizerlerinin yazılarına bakınız(hepsi de siyasal islamcı) bizim camiamıza karşı ağızlarından her gün çamur ve salya akıyor.Onlardan bahsetmek zarar üstüne zarardır ve siyasal islamcıların reklamını yapmaktır.Gerekmedikçe selam bile verilmez.1980 li yılları ne çabuk unuttuk.

  • Osman Yıldırım

    7.9.2020 09:50:12

    Amin Allahümme amin diyorum. Bu haddini bilmezler bununla yetinmeyip bir de kalkıp kendileri gibi siyasalislamcıların peşine düşmeyen ve üstadın prensipleri noktasında hassas olanları da küfür deleler ve Nurcu olmamakla suçlamaları ayrı bir garabet. Yani bunlar üstad ve prensiplerini kendine uydurdukları için üstada ve prensilerin bağlanıp şahıslara değil şahıs ı maneviyi esas alanları küfürle dalaletle vede Nurcu olmamakla duçlamsktafırlar. Cenab ı Hak akıl basiret ve feraset versin. Galiba bu da ahir zaman hususiyetleri dendir galiba.

  • Abdullah Tunç

    7.9.2020 06:03:44

    Ahrarlık nedir?Demokratlık nedir bi linmiyor.Hadi diyelim fikir ve düşünce olarak tam ve doğru bilinmesi belki zor olabilir. Ama icraat olarak bilinmesi, anlaşılması o kadar zor değil. İktidar da olanların icraatları,fiilleri,işleri mu ameleleri; onların ahrar demokrar olup olmadıklarını açıkça gösteriyor.Eğer insanlar arasında ayırım yapmıyorlar sa,devletin imkanlarını eşit dağıttıyor larsa,hukukta adil davranıyorlarsa, kar şı fikir ve düşüncelere saygılı iseler,. bunlar demokrattırlar demektir.Bunlar yoksa,demokratlıkta yok,.ahrarlıkta yok tur demektir. Bu kadar basit.Tabi taraf girlik,tassup,hissilik yoksa...Ve eğer hakpererstlşk varsa...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı