"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Olup bitenler Bediüzzaman’ı doğruluyor

Hüseyin GÜLTEKİN
16 Şubat 2026, Pazartesi
Siyaset arenasında olup bitenler, Üstad Bediüzzaman’nın yaklaşık bir asır önceden söylediklerini te’yit ediyor.

Engin ferasetiyle, her konuda olduğu gibi siyaset alanındaki düşünceleriyle ve isabetli duruş, tercih ve tavırlarıyla örnek kişiliğe sahip bir şahsiyettir.

Hayatının hemen her safhasında şeytandan kaçar gibi aktif siyasetten şiddetle kaçan Üstad Bediüzzaman, bu belirgin tavrının yanında “taallüm-ü siyaset siyaset değildir” düsturunca siyaset sanatının en ince detaylarına vakıf olan bir dehadır.

Dini siyasete alet ediyorsun diyen müfterilere karşı“Bir tek hakikat-ı imaniyeyi bin siyasete tercih ederim” diyerek haykıran Üstad Bediüzzaman, yapılan iftiraların tam tersine, her zaman siyaseti ve siyasîleri dine dost ve yardımcı olmaları hususunda ikaz etti ve onlara tavsiyelerde bulundu.

Ülkemizin huzur, barış ve refah içinde varlığını devam ettirmesi için parti farkı gözetmeksizin hemen bütün partilere önemli ikaz ve tavsiyelerde bulunarak yönlendirmelerde bulundu Üstad Bediüzzaman.

Bu meyanda Kemalizm adına siyaset alanında boy gösteren malum partinin dinî değerlere ve dindarlara karşı sergiledikleri husumet  ve saldırılara şiddetle karşı çıkan Bediüzzaman, bu menfî gidişatla devam ettikleri takdirde bu milletin kendi iradesiyle bu partiyi kat’iyen başa getirmeyeceğini belirtti.

Bununla beraber bu partinin başında bulunanların ancak yüzde beşinin menfî icraatlardan mesul olduğunu; yüzde doksan beşinin mesul olmadığını belirten Üstad Bediüzzaman’ın, Hilmi Uran’a yazdığı bir mektupta da ikaz ve tavsiyelerde bulunduğunu biliyoruz.  

Siyaseti dinsizliğe alet etmeye çalışan partiye karşı bu defa da güya dine hizmet edeceğiz diye siyaset arenasında boy gösteren bazı siyasî kadroları gören Üstad Bediüzzaman, “Bu milletin yüzde altmış yetmişi tam dindar olmadıkça başa gelmeye çalışmayın; şayet başa gelirseniz, dinî değerleri siyasetinize alet etmeye mecbur olursunuz” mealinde ciddi ikazlarda bulundu.

Geçmişten bu güne kadar Üstad’ın bu uyarı ve ikazlarını dikkate almayan dindar kimlikli malum partilerin “dine hizmet edeceğiz” diye dinî değerleri siyasetlerine alet ederek dine ve samimî dindarlara zarar verdiklerine hep şahit olduk.

Aynı şekilde dindar kimlikli siyasî kadrolar Üstad Bediüzzaman’ın; ”Bir elinde nur-u Kur’anı; bir elinde siyaset topuzunu tutanlar dine hizmet edemezler…” ve “Tam dindar olanlar siyasetçi olamazlar; siyasetçi olanlar da tam dindar olamazlar” mealindeki dikkat çekici tespitlerini kulak ardı ettiler. Yine Üstadın; “Bazen lisan-ı siyasette lafız mananın zıddıdır” şeklinde işaret ettiği gibi, bu siyasîlerin çoğu zaman ağızlarından çıkan lafların tersine iş yaptıklarına şahit olanlar hayal kırıklığına uğradılar.

Yine Üstad Bediüzzaman’ın; ”riyaset-i şahsiyenin katiyen aleyhindeyim” şeklindeki ifadelerinden bîhaber olan siyasî iktidarın yıllardan sonra böyle ucube bir sistemi sahiplenerek ülkeyi sevk ve idare etmelerinin neticesinde hemen her alanda sebep oldukları sıkıntı ve tahribatları maalesef yaşayarak görüyoruz.

Okunma Sayısı: 174
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı