"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Öz ile değil de kabuk ile mi iştigal ediyoruz?

Hüseyin GÜLTEKİN
11 Kasım 2019, Pazartesi
Risale-i Nur’u tanıdığım altmışlı yılların sonunda, şimdiki gibi hemen her yerde, her mahalde tam tefriş edilmiş, lüks sohbet mekânları yoktu.

Çok kısıtlı imkânlarla içinde hiçbir beyaz eşyanın olmadığı, kışın odun kömürle ısıtılan dersanelerde Nur hizmetleri yapılıyordu. Günün her saatinde derli toplu, temiz ve düzenli köy evlerinden farkı olmayan bu mekânlarda huşu ve huzur içinde, verimli Nur derslerinin tadına doyum olmazdı. 

Şimdiki gibi lüks koltuk ve kanepelerin bulunmadığı bu mekânlarda her kesimden, her yaştan müştaklar diz üstünde şevkle heyecanla gecenin geç saatlerine kadar Nur derslerini dinledikten sonra şimdiki gibi herkesin özel arabası olmadığından yayan olarak evin yolunu tutarlardı. İşte bu fedakâr hizmet erleri de bütün zorluklara ve imkânsızlıklara rağmen, iman Kur’ân hizmetlerinde adeta destanlar yazdılar.       

Son yıllarda gayretlerimizi, himmetlerimizi hizmetlerde amaç değil, birer araç olan dersane inşaatlarına teksif ederek, hemen hemen bir çok hizmet mahallerinde içinde bütün zarurî olan hatta olmayan ihtiyaçları temin edilmiş, dayalı döşeli, lüks sayılacak hizmet mekânlarına sahip olduk.  

Eskiden olduğu gibi artık yasaklamalar, baskılar, mahkemeler yok... Altımızda özel arabalarımızla zahmet çekmeden ders mahallerine kolayca gidip gelebiliyoruz. Uzak yerlere kısa sürede ulaşmak için uçaklarla rahatlıkla seyahat edebiliyoruz. Eskiye nazaran hizmet elemanlarımız ve maddî imkânlarımız da var. Kısaca hizmetlerimizi engelleyecek maniler hemen hemen yok gibi.

Şimdi sizce de kendi kendimizi bir sorgulama zamanı değil mi? Bir nefis muhasebesi yapmaya ne dersiniz? 

Elimizdeki  imkânlarımızla mütenasip bir hizmeti ortaya koyabiliyor muyuz? Eskiye nazaran lüks sayılabilecek o dersanelerimizin içini doldurabiliyor muyuz? Hizmet uğruna ne gibi zahmetleri, hangi meşakkatleri göze alabiliyoruz? Muhtaç gönüllere Nurlar’ı ulaştırmak için ne gibi gayretlerimiz oluyor? O dayalı döşeli dersanelerin temizliği ve düzenine gerekli itina gösterebiliyor muyuz? Buralarda yeteri kadar Nurlar okunuyor mu? Sünnet-i Seniyye üzere bir yaşantıya özen gösteriliyor mu?...  

Başta Üstadımız olmak üzere saff-ı evvel ve sonrasındaki ağabeylerimizin binbir emeklerle, nice zahmet ve meşakkatlerle, ağır bedeller ödeyerek günümüze taşıyarak bize emanet ettikleri bu kudsî dâvâya hakkıyla sahip çıkıp, bizden sonraki nesillere tevdi etmek için ne gibi fedakârlıklarda, hangi gayretlerde bulunuyoruz? 

Ne gibi zahmetlerde, meşakkatlarda bulunabiliyoruz? Yoksa lübü (özü) ihmal edip, kışır (kabuk) ile mi meşgul oluyoruz?  

Okunma Sayısı: 742
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah Tunç

    11.11.2019 07:40:34

    Saffı eveller,hayatlarını ortaya koydu lar.Her türlü riski göyüslediler.Kafayı koltuğa aldılar.Binbir türlü yokluklar içinde Risale yazdılar.Yine binbir türlü tehlikeler içinde Köyden köye ilden ile muhtaç olan insanlara ulaştırdılar.Yeri ne göre aç kaldılar.Şiddetli maddi sı kıntılar çektiler. Yani hizmet uğruna her türlü meşakkate katlandılar.Peki biz ne yapıyoruz?Lüks dersanelerimiz var.Maddi imkanlarımız yerinde.Mar kalı arabalara sahibiz. Hizmet uğruna ne yapıyoruz? Nasıl bir faaliyetin içindeyiz? Hangi zahmet ve meşakata talibiz? Hani mesleğiğimiz meşakkat mesleği idi? Gençlerin imanının kur tulması için hangi fedakarlığı yapıyo ruz? Haftada bir iki saatı dersanede geçirmek yetiyor mu?Hizmet için han gi zevkimizden vazgeçiyoruz? Ne de rece rahatımızı bozuyoru?Vel hasıl derin ve detaylı bir mühasebe yapma ya mecbur ve mükellefiz?Aksi halde ağır bir mesüliyetten kurtulamayız.Ho cam özle değil kabukla meşgülüz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı