"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İhlâslı olanlar kazanır

Hüseyin Topuz
04 Ekim 2020, Pazar
Evet, ihlâslı olmak mecburiyetindeyiz, çünkü ancak ihlâslı olanlar kazanırlar.

Bu konuda hadis-i şerifte, “İnsanlar helâk oldu-âlimler müstesna. Âlimler de helâk oldu-ilmiyle amel edenler müstesna. Amel edenler de helâk oldu-ihlâs sahipleri müstesna. İhlâs sahiplerine gelince, onlar da pek büyük bir tehlike ile karşı karşıyadırlar.” 1 denilmiş.

Helâk oldular derken, dejenere olmalar, ölçü dışına çıkmalar mı kastediliyor acaba, denilebilir. 

Bu konuda şöyle bir karşı çıkma daha olabilir: Âlimler neden helâk olsunlar ki? Ya da şimdiki dine hizmet tarzı güncellenerek son şeklini mi aldı, denilebilir. 

Bu hadiste Peygamber Efendimiz (asm) insanların elendiği büyük bir elekten bahsediyor. 

Bu eleğin birinci aşaması: İlimdir. Yani insanların ilk imtihan olduğu ve elendiği konu ilimdir.

“İnsanların hepsi helâk oldu, âlimler müstesna” derken, imana ve ibadete dair ilimleri bilenler bilmeyenlerden ayrıştı, bilenler birinci aşama olan ilim eleğinden geçtiler, bilmeyenler ise daha birinci aşamada ayıklanıp kayboldular. 

Eleğin ikinci aşaması: Amel eleğidir. İlim eleğinden geçenler, ikinci bir ayıklama ambarına gelmişlerdir. Şayet ilimleri ile amel etmiyor iseler, bu sefer amel eleğinde takılıp geçemiyorlar. Ve buradan geçemedikleri için bunlar da imtihanı kaybediyorlar. 

Eleğin üçüncü aşaması: İhlâs eleğidir. İlim ve amel eleğinden geçenlerin karşısına üçüncü ve en çetin olan ihlâs eleği geliyor. Bu elekte samimiyet test ediliyor. Yani ilmi ile amel edenlerin niyetinde Cenâb-ı Allah rızası mı üstün, yoksa başka hesaplar mı var; işte bu elekte bunlar elenip ayıklanıyor. Meselâ, namazla oruçla alâkalı bilgileri öğrendik ve bu bilgileri amele döktük, fakat niyet ve maksadımızda Cenâb-ı Allah rızası değil de başka amaçlar varsa, o zaman bu namaz ve oruç bizim felâketimiz oluyor.

Dördüncü aşaması: Bu aşama artık ilim, amel ve ihlâs eleğinden geçip Cenâb-ı Allah’ın rızasına ulaşma aşaması oluyor. Ne var ki bu aşamaya ulaşmakla iş bitmiyor, bundan sonra bu kazanılan aşamanın korunması lâzım geliyor. Bu yüzden teyakkuz halinde olmak gerekiyor.

İhlâsı kazanmak ve onu korumak için doğrudan doğruya yalnız Cenâb-ı Allah’ın rızasını esas maksat yapmak lâzım gelir. 

Çünkü bütün insanların kalbi zaten Cenâb-ı Allah’ın kontrolündedir. Cenâb-ı Allah dilerse onların hepsini razı eder.

Hatta gösterdiği bir tavırdan dolayı eğer Cenâb-ı Allah bu kişiden razı olmayacaksa, bütün dünya ondan razı olsa, ona minnet duysa bunun hiçbir önemi olmaz. Cenâb-ı Allah razı olmadığı müddetçe insanların razı olmuş olmasının ahiretten yana kendisine bir şey kazandırmayacağını bilir. Ancak bunların her biri de Cenâb-ı Allah’ın izni ile hayat bulmuş ve bir gün toprağın altında çürüyüp bütün kudretlerini kaybedecek olan âciz varlıklardır. Dolayısıyla ahirette ne kalabalığın, ne sağladıkları desteğin, ne de dile getirilen takdirlerin hiçbir faydası olmayacaktır. Baki olan ve rızası kazanılmaya asıl lâyık olan sadece Cenâb-ı Allah’tır. 

İnsana daimî bir ihlâs anlayışını kazandıracak olan da işte bu gerçeği kavrayarak, ‘insanların rızasından sıyrılıp, sadece Cenâb-ı Allah’ın rızasını kazanmaya yönelmektir. Vesselâm.

Dipnotlar:

1- Buharî, Ezân: 155; Teheccüd: 21; Umre: 12; Cihad: 133; Bed’ü’l-Halk: 11; Mağâzî: 29; Daavât: 18, 52; Rikâk: 11; I’tisâm: 3; Müslim, Zikir: 28, 30, 74, 75, 76; Vitir: 2.

Okunma Sayısı: 1135
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı