"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Zübeyir Gündüzalp: Münakaşa ile hiçbir dava halledilmez

Kâzım GÜLEÇYÜZ
03 Ekim 2021, Pazar
Üstadın talebelerinden Zübeyir Gündüzap’in notlarında, Risale-i Nur’dan çıkardığı ve her biri hem çok zorlu ve çetin problemlere çözümler getiren temel hizmet düsturları, hem de yol gösterici hayat prensipleri var.

Onlardan biri, “Bazı şeyleri zamana bırakmak lâzım” sözündeki dikkat çekici tavsiye. 

Gerçekten hizmetin ve hayatın akışı içinde öyle durumlarla karşılaşılıyor ki, hal yoluna girmesi için zamanı beklemekten başka çare olmuyor. Böyle yapmayıp kendi görüş ve tezinde ısrarcı bir tavır sergilemek, dahası bunu bir münakaşa konusu haline getirmek, mevcut problemi çözmeyip yer yer daha da ağırlaştırdığı gibi, yeni yeni sıkıntı ve sorunların da ortaya çıkmasına sebep olabiliyor.

Yine Gündüzalp’in “Münakaşa ile hiçbir dava halledilmez. Münakaşadan yavaşça çekil, öyle şeyler muvakkattır” sözü bu manayı perçinliyor. Dolayısıyla, ihtilâflı bir mesele ortaya çıktığında ve bu sebeple cereyan eden tartışma münakaşaya dönüşme istidadı gösterdiğinde yapılacak şey, sessizce aradan çekilip ortamın sakinleşmesini sağlamaya çalışmak ve sabırla beklemek olmalı.

Çözümü zamana bırakan bir sabırla.

Gerçek şu ki, münakaşa konusu yapılan şeylerin çoğu geçici. Bugün hararetle tartışılan bir mesele, yarın tamamen geçersiz olabiliyor. Nitekim dünde kalmış ihtilafî mevzuların bugün hiçbir hüküm ve kıymetinin kalmadığı gibi. Bu bakımdan bize düşen, ihtilaf sebebi olan geçici şeylere takılmayıp, aslî görev alanımızdaki kalıcı hizmetlere odaklanarak, bu perspektifi asla kaybetmemek olmalı.

Üstadın pek çok mektubunda bizlere verdiği dersler de böyle hareket etmemizi gerektiriyor. “Vazifemiz Nurlarla iştigaldir ve geçici şeylere ehemmiyet vermemek ve sabır ve şükretmektir” sözü, bunlardan biri.

Bir başka örnek, “Geçici, muvakkat sıkıntılara ve sarsıntılara ehemmiyet vermemek lâzımdır” ifadesi. Bu sözün öncesinde ise şu cümleleri okuyoruz: “Hakkımızda ve Risale-i Nur hizmetinde, inayet-i Rabbaniye ve tevfikat-ı Samedaniye [Rabbimizin yardımları] devam ediyor. Zahiren çirkin perdeler altında gayet güzel neticeler var. Bir zararımıza bedel, yüz menfaat bizlere ihsan ediliyor.”

Bu manaları görüp hissetmenin şartı, olaylara tahkikî iman penceresinden bakabilmek.

Okunma Sayısı: 2288
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Süleyman Alıç

    4.10.2021 06:43:30

    Harika bir yazı tebrikler, Evet üstadımızin "sakın sakın münakaşa etmeyin", "haklı bile olsa", "münakaşa eden haksız olur ve onlara benzer", "inad etmemek" ve inadın işi meleği şeytan, şeytanı melek görür " vb. dediği gibi bu dusturlara her Nur Talebesinin uyması gerekir. Yoksa bunları sadece karşısındakilerden doğru olmaz ve çözüm de getirmez boşu boşuna emek sarf etmiş oluruz. Rabbim bu düsturları nefinde uygulayanlardan eylesin Uhuvet ve Muhabbetinizi daim ve kaim eylesin İNŞALLAH

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı