"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İhlâsın kuvveti zafere götürür

M. Latif SALİHOĞLU
05 Ocak 2026, Pazartesi
Nur Külliyatı içinde en çok okunması istenen yer, 21. Lemâ olan İhlâs Risâlesidir.

En az on beş günde bir okunması tavsiye ediliyor. Bununla beraber, muhtelif bahislerde Nur hizmetinin esası ve en büyük sermayesi olan ihlâsın ehemmiyeti nazara veriliyor.

Hatta öyle ki, samimî ve ihlâslı bir hareket şerde dahi olsa neticesiz kalmayacağı ifade ediliyor. Bu noktaya dair tam ifade şudur: “Samimî bir ihlâs, şerde dahi olsa neticesiz kalmaz. Evet, ihlâs ile kim ne isterse Allah verir.”

«

Bundan yüz sene önce Barla’da başlayan Nur hizmeti, zaman içinde beldeden beldeye ulaştı, ülke sınırlarını aştı, bütün dünyayı dolaştı. Halen yetmiş civarındaki lisana tercüme edilerek bütün insanlığın istifadesine sunulmaya devam ediyor.

Bu muazzam hizmet yapıldığında, bilhassa ilk başlarda maddî imkân son derece kısıtlı idi. Yasak ve baskı ise, had safhadaydı. Matbaalarda basılmasının önünde akıl almaz engeller vardı. 

İşte, bu ağır şartlar altında 1950’lerin sonlarında Risalelerin tab edilmesi ancak mümkün olabildi. Aciptir ki, resmen ve hukuken basıldığı halde, keyfî baskı, takip, tarassut, toplatma vakaları 1985’e kadar devam etti.

Ne var ki, bütün bu keyfiliklere rağmen, Üstad Bediüzzaman ve talebeleri hiç pes etmedi. Baskılara boyun eğmedi. Meşruiyet içinde mücadeleye devam ettiler.

Peki, elli seneden fazla süren bu vahşiyane uygulamalar karşısında Nur Üstadın ve talebelerinin dayanak noktası neydi? Hangi kuvvete, hangi sermayeye yaslanarak bu kadar uzun soluklu mücadeleyi yapabildiler?

İşte, bu hayatî suâlin bir tek cevabı var: İhlâs kuvveti…

Evet, ellerinde sadece ihlâs kuvveti vardı. Onunla dayandılar, ordan aldıkları mağlup edilmez bir kuvvetle mücadeleye devam edebildiler.

Bu noktayı da üzerine basa basa şöylece ifade ediyor Hz. Bediüzzaman: “Evet, kuvvet hakta ve ihlâsta olduğuna bir delil, şu hizmetimizdir. Bu hizmetimizde bir parça ihlâs, bu dâvâyı ispat eder ve kendi kendine delil olur.”

İspata dair deliller de aynı bahsin devamında etraflı bir şekilde izah ediliyor.

«

Evet, yüz yıllık tarihin tescilinde olan nuranî bir hakikat var. O da şudur ki: Bu geniş zaman zarfında, her türlü tazyike maruz kalan Risale-i Nur hizmeti durdurulamadı. Mağlup edilemedi. Eserler yasaklanamadı. Talebeleri susturulamadı. Hiçbir muamele onları yıldıramadı. Kimse onlara boyun eğdiremedi. Teslim alamadı.

Çünkü, bu hareket ve bu davası esası, temeli, aslî sermayesi ihlâs kuvvetine dayanıyordu. 

Zaman içinde bazı tevakkuflar, duraklamalar da yaşandı elbette. Ama, 28. Lemâ’nın başında ifade edildiği gibi, “O nuru söndüremediler.” Tâ doksan sene evvel verilen haberin ifade şekli şöyledir: “Risâle-i Nur gizlenir; fakat sönmez ve söndürülemez.”

Vakıa aynen öyle olmuştur. Zalimâne ve münafıkâne şekilde yapılan bazı plânlar sebebiyle, ara ara tevakkuflar olmuş, kara bulutlarlar güneş perde çekilmiş ve fakat güneş söndürülemediği gibi, imânın nurunu terennüm eden Risale-i Nur hizmeti de söndürülememiş. Dahası, söndürmek isteyenlerin kendileri sönüp gitmiştir. Lâkin, o risaleler ve talebeler, nuranî hizmetlerine aynen devam etmişler ve kıyamete kadar da inşallah devam edeceklerdir. Çünkü, ihlâsta işte böylesine dayanıklı ve uzun ömürlü bir kuvvet var, bir manevi enerji var ki, onu beşerî hiçbir kuvvet mağlup edemiyor. Hâzâ min fadli’r-Rabbî.

Okunma Sayısı: 642
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı