"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İkaz edici düstûrlar

M. Latif SALİHOĞLU
16 Kasım 2021, Salı
Bir 10 Kasım daha geldi geçti; bir dizi tortu-korku ile karışık şekilde. Yaranmacılık, riyakârlık halleri ise, yine mide bulandırıcı türden oldu.

Bu noktadan başlayarak, ikaz edici bazı prensipleri sıralamaya çalışalım.

* Vaktiyle Aziz Nesin’in vurguladığı gibi, hakikî bir Müslüman gerçek Atatürkçü olamadığı gibi, gerçek bir Atatürkçü de hakikî Müslüman olamaz. Aksini iddia yalancılıktır, sahteciliktir.

* Bize göre, ayrıca da Demokratlar Atatürkçü ve Atatürkçüler Demokrat olamaz, olamıyor. Rüşvet-i kelâmın ötesine geçmek, yine riyakârlık olur, yaranmacılık hesabına geçer.

* Dünya görüşü itibariyle Kemalizme yakın ya da yatkın olanlar, Atatürkçülük yaptığında, bu fânide nisbeten kazançlı çıkabiliyorlar.

* Hakikî Demokratlar veya Demokrat misyonu temsil noktasında bulunanlar için ise, durum tam tersinedir. Onlar Atatürkçülük yaptıkça, kendileri gibi partilerini de düşürüyor, batırıyor, adeta bitirme noktasına getiriyorlar.

Elhasıl: Atatürkçülük, başkasına yarasa da, Demokratlara hiç, ama hiç yaramıyor.

Bir başka nokta:

Tenkitçilik marazı

Evet, hariçtekilere “yaranmacılık” bir tür hastalık olduğu gibi, dahilde görülen “tenkitçilik” alışkanlığı da müzmin bir hastalıktır.

* Menfi tenkid muzır olduğu gibi, müsbet tenkid dahi yerinde ve zamanında yapılmalı. Aksi halde, kudsî hizmetlere zarar verir.

* Bir hadisede, yahut bir meselede canı yanmış olanlar, tenkitçilik alışkanlığını sürdürmekle, ne yazık ki başkasının da canını yakıyor, ruhunu sıkıyor.

* Menfî tenkitçiliğin hizmete bir faydası da yok, katkısı da. Serâpâ zarardır.

* Şahsî yahut hissî sebeplerle tenkidkârâne konuşanlar, bir–iki adım sonra ister istemez gıybete giriyor ve dedikodunun meydan almasına sebebiyet veriyor.

* Gıybet haramdır, günahtır; dedikodu ise, bu tehlikeli silâhın mühimmatıdır, aparatlarıdır.

* Bir şahsın gıyabında söylenen şeyler eğer doğru ise gıybettir. Doğru değilse şayet, hem gıybet, hem iftiradır.

* Hakikî dâvâ adamlarının, zaten sınırlı olan zaman ve enerjilerini böyle lüzûmsuz, günahlı, hatarlı şeylerde değil, aksine lüzûmlu, faydalı, sevaplı kudsî hizmetlerde sarf etmeli.

Adâlet lekelenmesin

“Adâlet-i mahzâ kabil-i tatbik ise adâlet-i izâfiye gidilmez; gidilse zulümdür.”

(Kastamonu Lâhikası)

Adâlet-i mahzâya inanan ve savunanlar, zanla, şüpheyle hareket etmez. Tahkik ehli olur. Tebliğ ehli olur. Yargısız infaz yapmaz. Şahsî-hissî davranmaz. Aksi halde, kendi inandığını ve savunduğunu kendi ef’aliyle tekzip etmiş olur.

Bediüzzaman Hazretleri, mahkemelerinde kendini ve eserlerini müdafaa ederken, aynı zamanda hakikî adaleti de savunuyordu: Adaleti lekedar etmeyin, adaletin temiz elini kirletmeyin diyordu.

Şahıs ve misyon farkı

Şahısların değişmesi, misyon sahiplerinin tercih ve temayülünü değiştirmez, değiştirmemeli. Çünkü, misyon çizgisine bakanlar, vitrine girip çıkan şahıslardan ziyade, o misyon çizgisinin devamına ehemmiyet verir.

Son söz: Misyonlar zayıflasa da, uzun ömürlü olduklarından, kolay kolay ölüp gitmezler. Misyon partilerinin canlanması ve iktidar maratonunda yarışa katılması ise, elbetteki o misyona lâyık lider ve kadroların iş başına gelmesiyle mümkün olur.

Okunma Sayısı: 1283
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Neslinur

    16.11.2021 13:37:04

    Çok muhterem lâtif ağabey, yazı içeriğiniz harika, İhsan Uçar beyin yorumu harika. Teşekkürler..

  • İhsan UÇAR

    16.11.2021 08:35:56

    Demokratlar ve Demokrat Misonu Temsil Makamında olanlar bu benzeri yazıları okumuyorlar mi?Arkadaş, bu kadar basiretsizlik olur mu? Şimdiye kadar 27 Mayıs darbesinin ihanetini. anlamadınız mi?Ey Demokratlar,aldığınız bir avuç oy...Milliyetcilik ve Atatürkçuluk nutukları atarak bu oyları da alamiyacaksiniz...Yazık çok yazık..Oslamcilar dahil herkes milliyetçi ve kemalist oldu.Size ihtiyaç yok ki...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı