"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İsrafın bir adı da Savarona

M. Latif SALİHOĞLU
06 Aralık 2019, Cuma
TARİHİN YORUMU: 6 ARALIK 1948

Meşhûr Savarona yatı, Mustafa Kemal’in ölümünden birkaç ay önce satın alınmıştı. Fiyatı, o döneme göre astronomik rakamlardaydı. Bu yatın, eski “İktisat Bakanı” Celal Bayar’a aldırtılmış olması da, aynı düşünmeye değer bir nokta.

Savarona’nın fiyatı gibi, bakımı, onarımı, satışı, temizlenmesi ve hatta el değiştirmesi dahi her defasında sıkıntılı oldu.

Yapıldığı tarihte dünyanın en pahalı yatlarından biri olan Savarona gemisi, 6 Aralık 1948’de satışa çıkarıldı. Ne var ki, bir türlü satılamadı. 

İşte bu meselenin kısacık bir hikâyesi...

* * *

Evet, 1938 yılı sonlarında gayet astronomik bir fiyatla satın alınan Savarona, M. Kemal’in ölümünden yaklaşık on yıl sonra, yani 6 Aralık 1948’de ilânla satışa çıkarıldı. Lâkin, alıcı çıkmadığından satılamayıp âtıl bir vaziyette elde kaldı.

Aslında, Türkiye tarafından alındığı günden bu yana Savarona Yatı’yla ilgili bilgiler hep şüpheli ve şaibeli olup çeşitli tartışmalara konu olagelmiştir.

Geminin hikâyesi şöyle:

1931’de tamamlanıp denize indirildiğinde dünyanın en büyük yatı olan Savarona, 28 Mart 1938’de Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından 1 milyon 250 bin dolara satın alındı. (İlâveten, tefriş edilerek büyük masraflar yapıldı. Toplam maliyet, o günkü Türkiye parasıyla korkunç meblâğlara ulaştı.)

Ölümcül hastalığa yakalanan M. Kemal için alınan bu geminin o günkü maliyeti, mini bir devletin bütçesine denk düşüyor. (İkdam, 24 Şubat 1939) 

Üstad Bediüzzaman’ın Ceylan Çalışkan’a ait Beşinci Şuâ’ya ilâve ettiği bir Haşiye’deki ifadesine göre, bu gemi için yekûn “On beş milyon fakir milletin parasıyla on yedi milyon lira” sarf edilmiş. (Türkiye’nin nüfusu, o tarihte 15 milyon civarındaydı.)

* * *

Dolmabahçe’de dayanılmaz hastalıkla pençeleşen M. Kemal, bu gemiyi toplam iki ay bile kullanamadı. Ölümünden 10 yıl sonra satışa çıkarıldığı halde satılamayıp, metruk halde kaderine terk edildi.

Bu geminin yeniden onarılıp kullanılır hale getirilmesi ise, Turgut Özal’ın teşvikleri ve armatör Kahraman Sadıkoğlu’nun gayretleri ile (1989-92 yıllarında) mümkün olabildi. Sadıkoğlu, 6 bin dolara hurdaya gitmek üzere iken sahip çıktığı Savarona’ya toplam 60 milyon dolar harcayarak onardığını defaatle dile getirdi.

Bu konuya dahi daha geniş bilgilere, gerek Kasım 1997 tarihli Sualtı Dünyası dergisinin sayfalarında ve gerekse Hürriyet, Haber Türk (01 Ekim 2010) gibi yüksek tirajlı gazetelerin muhtelif sayılarında ulaşmak mümkün.

İşte, bu ve benzeri kaynaklarda rastladığımız Savarona ile ilgili dikkat çekici diğer bazı bilgiler ise şöyle:

- Geminin ağırlığı: 4.6 gros ton.

- Kapasite: 34; mürettebat 44.

- 3 Ekim 1979'da yangın çıktı.

- 1989’da temizlik ve onarım.

Armatör Kahraman Sadıkoğlu, Hürriyet gazetesinde aynen şunları anlatıyor: “Savarona’yı aldığımızda, çok kötü durumdaydı. Tamir için Gölcük’ten Tuzla’ya çekilirken batma tehlikesi geçirdi. Makinalar, tulumbalar, jeneratörler, kısacası hiçbir şey çalışmıyordu. Tam anlamıyla fare yuvası olmuştu. Bir özel kimyevî gazla yat ilâçlandı. İlâçlama işlemi tam 3,5 ay sürdü. Sonunda 2,5 ton fareyi temizleyebildik.” (Agg, 6 Ekim 2010)

Son yıllarda Savarona’nın başına gelen iğrençlikleri anlatmaya ise, edebimiz müsaade etmediği gibi, esasen prensiplerimize de uygun düşmemektedir.

Okunma Sayısı: 2388
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı