"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

M. Kemal mevlid istemedi ki?

M. Latif SALİHOĞLU
12 Kasım 2025, Çarşamba
Bu sene hem devlet bürokrasisinde, hem siyasî partiler cenâhında ayyuka çıkan “Mustafa Kemal’e camilerde mevlid okutulması” meselesi tıpkı bir müsamereye dönüştü.

Evet, bu meselede adeta bir yaranma, yahut bir işgüzârlık patlaması yaşandı.

Mustafa Kemal için mevlid okutma işgüzârlığı yeni bir şey değil. Ne var ki, mevcut iktidar döneminde hem Anıtkabir ziyaretleri, hem mevlid okutma meselesi eski dönemlerle kıyaslanamayacak kadar büyük artış gösterdi. Üstelik, bu meyandaki artış, dinden uzak Kemalistler tarafından değil, daha çok “Dindar Kemalist” profilini benimseyen mütedeyyin görünümlü kesimler tarafından sağlandı.

«

Bu tesbitlerden sonra, şimdi gelelim meselenin can alıcı noktalarına ve işin asıl mahiyetine…

Bir: Mustafa Kemal’in vasiyetnâmesinde dine dair bir tek ifade var mı? Yani, ölümünden  sonra kendisi için mevlid, dua, Kur’ân okunması ile ilgili olarak en ufak bir işarette dahi bulunmuş mudur?

İki: 7 Şubat 1923’te Balıkesir Zağnos Paşa Camiindeki “Çarşamba Hutbesi”nden sonra ibadet etmek, dua okumak, mevlid okutmak, yahut konuşmada bulunmak için dahi olsa herhangi bir camiye gitmiş midir?

Üç: Bilhassa Reisicumhur seçildikten sonra İslâmiyet hakkında sarf etmiş olduğu müsbet manada bir tek sözü var mıdır? 

Dört: Kur’ân’ı Allah kelâmı olarak düşünmediği, hatta bunu reddettiğini dair kendi el yazısıyla kaleme aldığı ve Medenî Bilgiler Kitabına da giren şu ifadeler ona ait değil midir: 1) “Türkler, İslâm’ı kabul etmeden evvel de büyük milletti. İslâmın kabulü, bizim millî hislerimizi uyuşturdu. Millî bağlarımızı gevşetti.” 2) "Arabistan yarımadasının kumsal çöllerinden ‘İkra bismi rabbike…’ safsatasını esas alan Araplar…."

Benzer mahiyetteki maddeler daha da sıralanabilir.

Netice itibariyle, Mustafa Kemal, özellikle 1923’ten sonra İslâmiyet ile olan hemen bütün bağlarını kestiği ve Anayasanın 2 maddesindeki “Devletin dini din-i İslâmdır” maddesini de çıkarıp attığı halde, şu “Dindar-milliyetçi karması Kemalistler”e ne oluyor ki, illâ da bütün camilerde onun için mevlid okunmasında ısrar edip duruyorlar.

Öyle anlaşılıyor ki, bunlar ya istismarcı, ya yalancı, ya da yaranmacı bazı şahıs ve kadrolardır.

«

Bizim fikrimiz ve muradımız şudur: İstiyoruz ki, toplumu ve ülkeyi derinden etkileyen herkes olduğu gibi tanınsın ve öyle de tanıtılsın. Şahısları, liderleri başka türlü anlama ve anlatmalar artık son bulsun.

Bu noktadan hareketle şunu rahatlıkla diyebiliriz ki: Mustafa Kemal’in mahiyetini en iyi anlayanların başında Bediüzzaman Said Nursî gelir. Onun mahiyetinin ne olduğunu ise, risalelerinde ve muhtelif lâhikalarda gayet net bir şekilde ortaya koymuştur.

Ve, bu nokta son derece önemli bir meseledir. Nitekim, o şahsın mahiyetinin ne olduğunun Risale-i Nur mizanları ile anlaşılması için Şualar’da şu iddialı ifadeyi kullanıyor Üstad Bediüzzaman: "Şimdi ihtiyarımızın haricinde, onun mahiyeti ne olduğunu, en başta ve en ziyade alâkadar ve en son ondan vazgeçecek adamların ellerine katî hüccetler gösteren ve ispat eden Risale–i Nur geçmesi, kemâl–i merak ve dikkatle okunması öyle bir hadisedir ki, bizler gibi binler adam hapse girse, hattâ idam olsalar, din–i İslâm cihetiyle yine ucuzdur."

Son bir not: Kemalist geçinenler şayet samimi Atatürkçü iseler, dinî mevlid yerine gitsinler vaktiyle Behçet Kemal Çağlar’ın yazmış olduğu “Ata’ya Mevlid”ini okusunlar, okutsunlar. Zira, bu, Kemalizmin zirvede olduğu bir devirde yazılmıştır.

Okunma Sayısı: 2680
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Nagehan

    12.11.2025 19:43:20

    Hz. İsa(a.s.)' ın ahir zamanda inmesi ve ölüleri -Allah'ın izni ile- diriltmesi.. Evet; beklenen(ler)... // Hürmetler.

  • muammer t

    12.11.2025 15:56:50

    Mevlit okutmak siyasal islamcıların fikri.Ama neden? Üstadla asla ilgisi olmayan bir zamanların 28 şubat figüranlarından M gündüz taraftarlarının tekbirle sokağa çıkmaları buna karşı tezahüratlar...hepsi kurgulanmak istenen bir oyunun laik-dindar kavgasını harlamak mı?...İnsanların inançlarıyla neden konuşuruz ki? Atatürk zamanında dine üstada karşı birşeyler olsa bile bugün yaşananların yanında yok sayılmaz mı? başörtülü polislere çarşaflı hanımların dövdürülmesi ve perinçek hayatımın en mutlu günlerini yaşıyorum deyişini bu bağlamda değerlendirmek gerekmez mi? işimiz geçmişten ders almak ve artık insanların inanç ve yaşamlarını sorgulamamak.Uyanık olmak. vesselam

  • Osman Yıldırım

    12.11.2025 13:17:49

    Tüm tarikat cemaat ve dini grupların hep birlikte 23 yıldır destekledikleri dindar iftar döneminde de toplum iki yüzlülükten kurtulamadı,hatta bazı Nurcu grupların temsilcileri siyasi mehdi dedikleri liderin 23 yıllık iktidarında da zihinler bir türlü berraklaşmadı zira Mustafa Kemalin gerçek mahiyeti bir türlü anlaşılamadığı gibi Onu dindar gösterme çabaları arttı. Bundandır bu ülke meselelerinin çözümü ve gerçeklerin anlaşılması için siyasi mehdilere gerek olmadığı gerçek Mehdinin ortaya koyduğu prensiplere uymakla mümkün olduğu ayan beyan ortaya çıkmıştır. Çeyrek asra yakın dindar olduğu söylenen bir iktidar döneminde gerçeklerin anlaşılmasına bir mesafe katedilmediğine göre sorunun temelinde siyaset değil asrın söz sahibinin ortaya koyduğu reçetenin tatbik edilip edilmediğini gizli olduğu ayan beyan ortaya çıkmıştır. Yani siyasalislamciların peşinden gitmek derde deva olmadığı gerçeği ortaya çıkmıştır.

  • Ayhan Aydın

    12.11.2025 12:05:26

    Cibali babaların torunları görevlerini yapıyorlar. Binler Tebrik. Allah kaleminize kuvvet versin.

  • Abdullah

    12.11.2025 11:21:39

    Yüz seneyi geçindir bu millet uyutuluyor! Hâla derin uykuda! Tarihini, Tarihi şahsiyetleri doğru bilmiyor.Orta da doğru tarih yok.Yazdırılmiş bir tarih var.Hâkim güçlerin tarihi...Neden tarihi hadiseler doğru yazılmıyor? Neden tarihe yön verenler doğru tanıtılmıyor? Niye bunlar milletten gizleniyor.Neden bu hak milletten esirgeniyor? Bunları doğru öğrenmek milletin hakkı değil midir? Ben Osmanliği hatalarıyla, sevaplarıyla doğru öğrenmek istiyorum Yakın tarihi,cumhuriyet tarihini doğru bilmek istiyorum.İdarelerin başındaki leri gerçek hüviyetleriyle bilmek istiyorum.Tarihin yanlışlarından ko runmak, ders ve ibret almak ve iyi taraflarından istifade etmek için bunlar şart. Ama ne yazık ki; bu cihette ciddi bir çalışma, ciddi bir gayret göremiyo ruz.

  • Abdurrahman Zeki KESER

    12.11.2025 10:48:20

    Yazarımızı tebrik ediyorum. Allah zihin açıklığı versin. Yazarın dediği gibi eyer samimi kemalistseniz gidin Anıt kabirde Behcetin yazdığı mevlidi okutun

  • Yıldız Fırtına

    12.11.2025 06:29:04

    Süfyanın dördüncü rüknü elinden gelse tamire çalışacak. Ancak Hz. Ali nin de haber verdiği gibi fitne- i dinite ateşini Risale-i Nur söndürecek. Cifir hesabıyla 1938. (Sekinci Şua) Allahümme ecirna min fitnetil mesihid-Deccali ves-Süfyan ❗ amin

  • S.topuz

    12.11.2025 05:33:05

    ."Rivayetlerde var ki: "Deccal'ın birinci günü bir senedir, ikinci günü bir ay, üçüncü günü bir hafta,dördüncü günü bir gün-dür." لَا يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلَّا اللّٰهُ (Gaybı ancak Allah bilebilir!)Bunun iki tevili vardır:... "İkinci tevili ise: Hem büyük Deccal'ın, hem İslâm Deccalı'nın üç devre-i istibdadları manasında üç eyyam var. "Bir günü,yani bir devre-i hükûmetinde öyle bü-yük icraat yapar ki, üçyüz se-nede yapılmaz.İkinci günü, ya-ni ikinci devresi, bir senede otuz senede yapılmayan işleri yaptırır.Üçüncü günü ve devre-si, bir senede yaptığı tebdiller on senede yapılmaz. Dördün-cü günü ve devresi âdileşir, bir şey(halt) yap(a)maz, yalnız vaziyeti muhafazaya çalışır." diye, gayet yüksek bir belâgatla ümmetine haber vermiş."... Şualar - 587 - 😪🇹🇷😢🙌🌹🤲🌹❤🌙☝️🕋😭😭😪🕊🕊🕊🌍🇪🇺🕋🇹🇷🇵🇸🇵🇸🇵🇸🇵🇸🇵🇸🇵🇸🇵🇸

  • S.topuz

    12.11.2025 05:17:58

    ..."Bir şey hem zıd,hem misil olamaz ve birşeyin zıddı,ona misil olamaz.Öyle ise mislin bulunması,mislin muhaliyetini istilzam eder. "Endad"ın sîga-i cem' ile zikri,müşriklerin ceha-letine işarettir.Yani:"Hiçbir ci-hetten bir benzeri olmayan Cenab-ı Hakk'a nasıl bir sürü misil ve zıd yapıyorsunuz?" Ve keza bütün enva'-ı şirkin red-dine işarettir.Yani: "Ne zâtında ve ne sıfâtında ve ne ef'alinde şeriki, şebihi yoktur." Ve keza Vesenî, Sabiî, ehl-i teslis, ehl-i tabiat gibi fırak-ı dâllenin te-vehhüm ettikleri şeriklerin ta-bakalarına işarettir."... İşarat-ül İ'caz - 103 😢🇹🇷😪🙌🌹🤲🌹❤🌙☝️🕋😭😭😭🕊🕊🕊🌍🇪🇺🕋🇹🇷🇵🇸🇵🇸🇵🇸🇵🇸🇵🇸

  • S.topuz

    12.11.2025 05:14:58

    ..."فَلَا تَجْعَلُوا لِلّٰهِ اَنْدَادًا (Sakın Allah'a şerik ve ortaklar koşmayın! Bakara Sûresi, 22)Başta bulunan ف ,geçen dört fıkraya bakı yor. Yani: O'dur Mabud,şerikyapmayınız. O'dur Kàdir-i Mut-lak, şerikini itikad etmeyiniz. O'dur Mün'im, şükründe şerik yapmayınız. O'dur Hâlık, başka bir hâlık tahayyül etmeyiniz. تَجْعَلُوا : Bu tabirin تَعْتَقِدُوا tabirine tercihi, onların Allah'a isnad ettikleri şeriklerin ve misillerin aslı ve hakikatı olmadığı için o uydurma şeriklerin itikad edilecek şeyler olmadığına, ancak uydurma, ca'lî şeyler olduklarına işarettir.لِلّٰهِ : Lafza-i celalin اَنْدَادًا üzerine takdimi, Allah'ın daima hazır olduğunu düşünmek lüzumuna;ve neh-yin menşei, şerikin Allah için yapılışı olduğuna işarettir. اَنْدَادًا : Endad, "nidd"in cem'idir. "Nidd" ise,"misil" manasınadır. Halbuki Cenab-ı Hakk'a yapı-lan misil, onun zıddı olur. Bir şey hem zıd,hem misil olamaz ve birşeyin zıddı,ona misil ola-maz.Öyle ise..." İşarat-ül İ'caz 103

  • Mehmet Türeli

    12.11.2025 03:54:28

    M. Kemal'e mevlit okutmak isteyen kemalistler değil, dindar olarak bilinen yeşil kemalistler okutuyorlar. Normal bir vaziyete dönüşmeye yüz tutan dördüncü devresine girmeye engel oluyorlar.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı