5 Ocak’ta açıklanan resmî enflasyon rakamlarıyla birlikte emekli ve memurların 2026’nın ilk altı ayında alacağı zam oranı da belli oldu.
Buna göre SSK ve Bağ-Kur emeklileri yüzde 12,19, memur ve memur emeklileri ise yüzde 18,60 oranında zam aldı. Bu zamlarla SSK emeklilerde en düşük emekli aylığı 18.938 lira olurken, gelen tepkiler üzerine hükûmet yaklaşık bin liralık artış için harekete geçti. Hazırlanan kanun tasarısı Meclis Plân ve Bütçe Komisyonunda kabul eldi. Bu hafta içinde Genel Kurul’dan çıkması beklenirken tartışmalar yaşanıyor.
En düşük emekli aylığı uygulaması ilk kez 2019 yılında 1.000 lira olarak hayata geçirildi. O tarihten bu yana adaletsizlik artarak devam ediyor. Özellikle 2008 sonrası aylık bağlama oranlarının düşmesi, çok düşük kök ücretler bağlanmasına yol açtı ve bu uygulama kalıcı hâle geldi.
Başlangıçta yaklaşık 1 milyon kişinin yararlandığı en düşük emekli aylığı uygulaması bugün 5 milyon kişiye ulaştı.
***
“İNSANCA YAŞAMA ÜCRETİ…”
Geçtiğimiz haftaki grup toplantısında Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Onlar üzülürken bizler rahat olamayız, onları sefalet ücreti değil, en azından insanca yaşayabilecekleri bir seviyeye taşımalıyız” sözlerine rağmen, aynı gün TBMM Genel Kurulu’da emekli maaşlarının arttırılmasına yönelik iki ayrı araştırma önergesi AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Bu durum sefalet ücretine devam edileceğini açıkça gösterdi.
Gelinen noktada en düşük emekli aylığı 20 bin liraya çıkarılırken, hâlihazırda 20.001 lira maaş alan emeklinin geliri değişmeyecek. Yani 2019’da başlayan “herkesi tabanda eşitleme” politikası sürdürülmüş olacak. Emekli maaşlarını en düşük seviyede birleştirmek maaş skalasının bozulması demek. Yeni emekli olan ile 5-10 yıl önce emekli olanın, 3600 gün prim ödeyen ile 9 bin gün prim ödeyenin maaşları neredeyse eşitlenmiş oluyor. Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun’un, “Mevcut durumda 20 bin lira maaş alanın kaybı 1.250, 22 bin lira alan emeklinin kaybı 1.392 lira. Bu emeklilerin suçu ne?” sorusunun cevabını ülkeyi yönetenlerin vermesi gerekiyor.
***
ÇÖZÜM İNTİBAK KANUNU
Öncelikle yapılması gereken intibak yasasının çıkarılmasıdır. Kısa vadede ise, en düşük emekli maaşına yapılacak artış kadar tüm SSK ve Bağ-Kur emeklilerine zam yapılmalıdır.
Bunun en adil yolu, memur emeklilerine uygulanan yüzde 18,60’lık artışın tüm emeklilere yansıtılmasıdır.
2019’dan bu yana yaşanan kayıplar dikkate alındığında seyyanen zam artık zorunluluktur. Açlık sınırının 31 bin liraya dayandığı bir ortamda emekli maaşları sefalet ücreti olmaktan çıkarılmalıdır. Eskiden olduğu gibi asgarî ücretin üzerinde bir emekli aylığı düzenlemesi yapılmalıdır. Aksi hâlde adaletsizlik daha da büyüyecek, emekliler her geçen gün daha da yoksullaşacaktır.
***
SABIR TAŞI ÇATLADI
AKP Milletvekili Dursun Ataş, daha önce de “Emeklilerimizden altı ay sabır rica ediyoruz” demişti. Ancak, artık sabır taşı çatladı. Bunun görülmesi gerekiyor.
2026 yılında emekliler, asgarî ücretliler ve dar gelirliler bir beklenti içine girmemeli. İktidardakiler bunu söylüyor. 2027 yılı ‘bolluk ve bereket yılı’ olarak plânlanıyormuş!
2027 yılı başında devreye sokulması plânlanan çalışmalarla seyyanen zam, maaş ve ücretlerde yüksek oranda artış olacakmış” Çünkü seçim yaklaşmış olacak. Anlaşılıyor ki, mesele imkân değil, seçim takvimi…
Emekliyi sefalette eşitleyen bu düzen artık değişmeli.