1911 yılında, Üstad henüz 34 yaşındayken Emevî Camii'nde verdiği hutbe, sıradan bir konuşma değil, ümmetin geleceğine dair derin bir muhasebe ve teşhis konuşmasıdır. Hutbe günü, aralarında âlimlerin, müderrislerin ve halkın bulunduğu yaklaşık on bin kişilik bir cemaat Emevî Camii’ni doldurmuştu. Bediüzzaman hutbesini, Şam’ın ve Arap dünyasının ilim dili Arapça olması sebebiyle Arapça olarak irad etmişti. Bu hutbede Bediüzzaman Hazretleri Müslümanları Ortaçağ’da durduran altı hastalığı teşhis etmişti. Bunlar; ümitsizlik, doğruluğun siyasette ölmesi, düşmanlığa muhabbet, manevî bağların bilinmemesi, yaygın istibdat ve menfaat-i şahsiyesine himmeti hasretmek. Bunların ilâçlarını da ümit, doğruluk, muhabbet, hürriyet-i şer’iye, meşveret-i meşrua, ihlas ve tesanüdü netice veren haklı şûra gibi esaslar halinde izah ve tahlil etti. Bu tahliller her Müslümanın bilmesi ve uyması gereken düsturlardır.
Ramazan'da bu hutbeye kulak verelim
Üstadın 115 yıl önce teşhis ettiği bu hastalıkların hepsi maalesef Müslümanlarda bu gün de mevcut. Emevî Camii’nde yükselen asrın hutbesi, aynı tazeliği ile dünya Müslümanlarına seslenmeye devam ediyor. Biz de birlik, beraberlik , dayanışma ayı olan bu mübarek Ramazan’da gelin bu hutbeyi bir daha okuyalım.