"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Bu Vatanda Dört Parti”yi Doğru Anlamak -2

Mikail YAPRAK
25 Şubat 2021, Perşembe
NURCULARA SİYASETEN AÇIK OLAN YOL

Emirdağ Lâhikası’ndaki “kalbe ihtar edilen”i doğru anlamanın ilk basamağı; “İttihad-ı İslâm Partisi”nin, olmamasına rağmen dört parti arasında sayılmasının hikmet ve mânasına kafa yormak olmalıdır, kanaatimizce...

Her şeyden önce bir hakikatı hiçbir zaman nazardan uzak tutmamak lâzım. Bir kere orada verilen dersi doğru anlamak ve ona sadık kalmak, Nur Talebelerinin meselesidir. Onların sadâkati ve hayata geçirmesi nispetinde millet, ümmet ve insanlık âlemi de o nispette payına düşen hisseyi alır...

Şuradan başlayalım:

 “Hakaik-i İslamîye”, “hakaik-i Kur’ânîye” ve “hakaik-i imanîye”yi yepyeni orijinal bir üslûpla (kalbine ilham ve ihtar olunduğu şekliyle) hem de Türkçe lisanıyla beyan eden Bediüzzaman’ın kalbine, mevcut siyaset içinden bir “yol” da ihtar edilmiştir. 

Bu yolda particilik, partizanlık ve menfaate dayalı menfî siyaset yoktur. Bu yolda ırkçılığa ve kavmiyetçiliğe dayalı siyaset yoktur. Bu yolda dinin siyasete alet edilmesi asla yoktur. 

Varsa, siyasetin dine âlet edilmesi vardır. Bunu da direkt parti kurarak değil; var olan partilerden Demokrat, ahrar ve meşverete dayalı parlamenter sistemin yaşamasına çalışana yardımcı ve dost olarak nokta-i istinad olmak tarzında yapmaktır.

Bu yolda hürriyet-i fikir, hürriyet-i vicdan, hürriyet-i şer’îye, meşveret-i şer’îye, hak ve adalet vardır. Bu yolda Demokratlık ve hürriyetperverlik vardır. Deccalizm ve Süfyanizm tahribatını demokrasi içinde kalarak, menfi çatışmaya yol açmadan tamire çalışmak vardır. 

Bu yolda insan hakları vardır, Avrupa Birliği vardır. Bu yolda İttihad-ı İslâm vardır. Bu yolda barış ve huzur vardır. Bu yolda maddî kılınçlar kınına girmiştir. Cihad-ı manevî vardır. 

Bu yolda, İslâmiyet ve insaniyet âlemleri için Türkiye’ye biçilen bir rol modellik vardır. Bu yolda cemaat ve toplumun hakkının gözetilmesi kadar, ferdin hak ve hukukunun gözetilmesi de vardır. 

Bu yolda “Vela teziru vaziretun vizra uhra / Birinin hatasıyla, onun yakınları, akrabası ve mensup olduğu cemaat mes’ul tutulamaz” olan Kur’ân düsturu vardır. 

Ve bu yolda “Siyasal İslâmcı” zihniyetine de yer yoktur. 

Bediüzzaman henüz hayatta iken, onların fikir babalarını bile, iman ve İslâmiyet noktasında mücahidane hizmetlerinden dolayı medh ü sena etmekle beraber, onların siyasetlerine itibar etmemiş ve bunu açıkça beyan etmiştir. 

Üstâd’tan siyasî destek isteyen aracılarına şöyle demiştir: “Sebilürreşad, (Büyük) Doğu gibi mücahidler imân hakikatlerini ehl-i dalâletin tecavüzatından muhafazaya çalıştıkları için, ruh u canımızla onları takdir ve tahsin edip onlarla dostuz ve kardeşiz; fakat siyaset noktasında değil.” 1

1960 ihtilâlinden sonra soluğu kesilen, fakat daha sonra Adalet Partisi’nin sağladığı demokratik ortamda yeniden şehadet parmağı amblemiyle ortaya çıkan bu zihniyet bugüne kadar hep Nurcular’ın insicamına ve ittihadına zarar vermiş, veriyor. İttihad-ı İslâm’a götürecek yolu da tahrip ve tahrif etmiş, ediyor. Âlem-i İslâm’a Risale-i Nur’un müsbet hareketinin taşınması yönünde engel teşkil ediyor. Bediüzzaman’ın gösterdiği yolun kenarına bile yanaşamıyor. 

Öyleyse, Siyasal İslâm zihniyetinde olan bir parti; “Bu Vatanda Dört Parti” meselesinde Üstad’ın nazara verdiği “İttihad-ı İslâm Partisi”nin izdüşümüne masadak olamaz. 

İttihad-ı İslâm Partisi’nin izdüşümüne olsa olsa ancak Nurcular masadak olabilir ki, vazifeleri Demokratlara yardımcı ve dost olmaktır. Demokratlara düşen de, onları kendilerine “nokta-i istinad” yapmaktır.   

“Hem mânen eski İttihad-ı Muhammedî’den (asm) olan yüz binler Nurcular’la, eski zaman gibi farmason ve İttihatçıların mason kısmına karşı ittifakları gibi, şimdi de aynen İttihad-ı İslâmdan olan Nurcular büyük bir yekûn teşkil eder. Demokratlara bir nokta-i istinaddır.” 2

Dipnotlar:

1-Emirdağ Lâhikası, s. 281.

2-Emirdağ Lâhikası, s. 271. 

Okunma Sayısı: 1428
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah Tunç

    25.2.2021 08:49:01

    Risale kaynaklı,içtima-i ve siyasi hakikatlarla dolu bir makale. İşin en önemli bir noktası ittihad-ı İslam partisinin bu dört partiden biri sayılması.Bu mektup yazılırken,ittihad-ı İslam partisi fiziki olarak ortada yoktu.Bugün de yoktur. Bu nokta ekseriyet itibarıyla senelerce yanlış anlaşıl mış ve yanlış tatbik e dilmiştir.Hiç alakası olma yan partiler,İttihad-ı islam partisi olarak kabul edil miştir. Ve bedeli çok ağır olmuştur.Şimdi gelelim işin hakikatına,doğru tara fına. İşin doğrusu; İttihad-ı İslam partisi; potansiyel bir fikir ve düşüncedir Yani fikir ve düşünce bazında olan bir partidir. Bu fikir ve düşünceyi taşıyanlar da Nur ta lebeleridir.Risaleden ikti bas edilen son paragrafta bu husus açıkça belirtil miştir.İnşaallah bundan sonra,İttihad-ı İslam parti si konusunda geçmişin hatalarına düşülmeyecek içtima-i ve siyasi keş mekeşliklerden bu millet kurtulacaktır.Bu önemli ko nuyu işlediği için yazarı tebrik ediyorum.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı