"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Derdimiz-davamız-şikâyetimiz

Mikail YAPRAK
08 Mart 2024, Cuma
Üstad Said Nursî; Şark’ta aşiretlere hürriyet ve demokrasinin nasıl bir nimet olduğunu anlatırken, onları istikbale ümitle baktırırken, kendisini anlamakta zorlananlardan yüzünü çevirip, istikbaldeki nesillere hitap etmişti.

O günden bugüne 114 yıl geçmesine rağmen, ona kulak tıkamakta ısrar edenler ve nesiller arasına “anlaşılmazlık” duvarlarını kasten örenler; ördükleri duvarların altında kalacaklar ve iki cihanda bunun hesabını veremeyeceklerdir.

Her alanda âleme ders veren büyük Üstâd’ın derdi ve dâvası ne idiyse, onun sesi olan bu gazetenin de derdi ve dâvası odur. Onun verdiği dersler, hâlâ bütün tazeliğiyle yürürlükte ve o derslere olan ihtiyaç gün geçtikte genişleyerek artmaktadır.

Derdimiz, dersimiz ve dâvâmız; iman ve Kur’ân hakikatleriyle imanımızı ve ahiretimizi kurtarmak ve bu sayede dünyamızı da mamur hale getirmek, insanca yaşamayı insanlık âlemine göstermektir.

Lâkin bizim bu dâvâmız da, demokratik ortam ve zeminlerde müsbet bir metodla sürdürülebilir. Böyle bir ortamın oluşmasına çalışmak, zemin hazırlamak ve devamlılığını sağlamak zarureti, her geçen gün daha bir kaçınılmaz oluyor. Üstâd’ın, talebelerine verdiği son dersinde de, ağırlıklı olarak bu nasihatleri görüyoruz. İşte o dersten bir kaç pasaj: “Asıl mesele bu zamanın cihad-ı manevîsidir. Mânevî tahribatına karşı sed çekmektir. Bununla dahilî asayişe bütün kuvvetimizle yardım etmektir.”

“Evet, mesleğimizde kuvvet var. Fakat bu kuvvet, âsâyişi muhafaza etmek içindir.”

“Haricî tecavüze karşı kuvvetle mukabele edilir. Çünkü düşmanın malı, çoluk çocuğu ganimet hükmüne geçer. Dahilde ise öyle değildir. Dahildeki hareket, müsbet bir şekilde mânevî tahribata karşı manevî ihlâs sırrıyla hareket etmektir. Hariçteki cihad başka, dahildeki cihad başkadır.”

“Şimdi milyonlar hakikî talebeleri Cenâb-ı Hak bana vermiş. Biz bütün kuvvetimizle dahilde ancak âsâyişi muhafaza için müsbet hareket edeceğiz.” Şimdi acaba Bediüzzaman’a ihsan edilen milyonlarca talebe olarak, bu müsbet yolun neresindeyiz?

Onun; “Kur’ân-ı Hakîmin tilmizlerini ve hâdimlerini ikaz etmek ve aldanmamak için yazılmıştır” dediği, Hücumat-ı Sitte’deki altı tane desiseden sakınma hallerimiz acaba ne haldedir?

Acaba hak ve hakikat yolunda hiçbir inhiraf ve gevşemeye meydan vermeden istikametli hizmete, devam edebiliyor muyuz?

Hazret-i Üstâd’ın, Kur’ândan ve Resulullah’tan (asm) hüve hüvesine hayatına yansıttığı ve hayatımıza tevdi ettiği dersleri hayata geçirmekten uzak görünenler arasında; o dersleri okuyanları da gördükçe üzüntümüz kat kat artıyor. Onları Nur’un şahs-ı manevîsine şikâyet ediyoruz.

Okunma Sayısı: 1642
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Oğuz Yiğiter

    8.3.2024 10:23:01

    Son söz çok sarsıcı; inhirafcıları "Nur'un şahs-ı manevîsine şikayet". Gerçekten; "Mâlıki yevmüddîn"de çözülecek ağır cürümler için, O mahkemeye kalmadan burada intibah niyaz ediyoruz...

  • Erhan

    8.3.2024 09:27:00

    Hey gidi asrın müceddidi, Allah senden razı olsun, mirasının varisleri arasında senden, doğal olarak hak hukuk adalet ve demokrasiden uzaklaşıp, nurlara yakışmayan, o kadar insan gruplar töredi ki şimdi hayatta olsaydınız bunlara ne derdiniz acaba!

  • Cevdet

    8.3.2024 08:41:25

    Kaleminize yüreğine sağlık Allah. Bizi doğru yoldan şaşırtmasın

  • Kamil Savasli

    8.3.2024 01:33:56

    Bilal'i Habeş Ağbiiiim🌷👍 Evet, mesleğimizde kuvvet var. Fakat bu kuvvet, âsâyişi muhafaza etmek içindir.” “Haricî tecavüze karşı kuvvetle mukabele edilir. Çünkü düşmanın malı, çoluk çocuğu ganimet hükmüne geçer. Dahilde ise öyle değildir. Dahildeki hareket, müsbet bir şekilde mânevî tahribata karşı manevî ihlâs sırrıyla hareket etmektir. Hariçteki cihad başka, dahildeki cihad başkadır.”

  • Murat Cansız

    8.3.2024 01:07:00

    Kalemine yüreğine sağlık Mikail abi. Rabbim bizleri şahsı manevîden ayırmasın. Âmin

  • Salih baş

    8.3.2024 00:35:42

    Eleğin gözü o kadar büyüdüki Allah korusun bizi

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı