"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İmamların barıştırma skoru

Ahmet BATTAL
23 Haziran 2026, Salı
Köyler boşalıyor. Camileri de.

Büyük şehirlerde kendi halinde yaşayan insanlar bilhassa emeklilik sonrasında vakti geldiğinde köylerine dönmek istese de bunu başaramıyor. 

Şehirde yaşayanlar da hayat pahalılığı ve yüksek kiralar sebebiyle köydeki evine dönmek istiyor ama çoğu bunu başaramıyor. 

Bu sonuçların birçok sebebi bulunabilir. Ancak zannedildiğinin aksine işsizlik ve işyerine ulaşım imkânları meselesi bu işte eskisi kadar etkili değil. Zira ulaşım imkânları artmış durumda.

Bizce en önemli sebebi köylerdeki komşuluk ve akrabalık ilişkilerinin de çeşitli sebeplerle bozulmuş olması. Dolayısıyla “köye gidip de ne yapacağım, kiminle komşuluk yapacağım” endişesi insanları köye dönüşten uzak tutuyor.

Bu bozulmanın bir sebebi dünya görüşü farkları ve siyasi farklılıklar. Yeniden düzelmesi için kamu barışının kurulması şart.

Diğer bir sebebi ise bilhassa miras kalan arazilerin kullanılması ve paylaşılması ile ilgili yaşanan sıkıntıların insanları akrabalarından uzaklaştırması. Bunun da çaresi yine kamu barışının tesisi. Özetle kamu barışı şehirlerde olduğu gibi köylerde ve kasabalarda da birçok yönden bozulmuş durumda. 

Çare nedir? 

Köy ve kasabalardaki cami imamları ve diğer din görevlileri aslında din gönüllüsüdür ve en önemli vazifelerinden biri cemaatin dargınlıklarını ve kırgınlıklarını görüp giderme yollarını aramaktır.

Aslında şehirlerdeki din gönüllüleri de kendi mahallelerinde cemaatin birbiriyle dargınlığını ve kırgınlığını gidermesi gereken görevliler durumundalar.

“Bana ne” demek hiç kimseye ama bilhassa din gönüllülerine yakışmaz.

Onların bu vazifelerini hakkıyla ifa edebilmeleri için Devlete ve bilhassa Diyanet İşleri Başkanlığına da vazife düşüyor.

Şöyle:

-Öncelikle din görevlilerine bu konuda daha aktif hale gelebilmeleri için sürekli bir görev hatırlatması yapılmalı. 

-Din görevlilerinin gönüllü arabuluculuk işinde uzmanlaşmasını hedefleyecek şekilde paket eğitimler verilip din görevlilerinin bilgilenmesi ve cesaretlenmesi sağlanmalı.

-Din görevlilerine başarılı oldukları her arabuluculuk girişimi için teşvik primi verilmesi dahi düşünülmeli. 

-En azından Müftülükler, kendilerine bağlı din görevlilerinin sicil dosyasına da girecek şekilde, onların arabuluculuk gayreti ve başarısı konusunda bir çetele tutmalı ve başarı skoruna göre puanlama yapmalı. 

Bu konuda bulunacak yöntemler pilot uygulamalarla pekiştirilip zenginleştirilebilir. 

Ardından bu iyi uygulamalar yaygınlaştırılıp genelleştirilebilir. 

Müftülerin ve kaymakamların süreci takip etmesi sağlanabilir. 

Böylece, Devleti, sadece kural koyan ve müeyyide uygulayan negatif devlet (dafia devleti) olmaktan çıkarıp pozitif devlete (cazibe devletine) dönüştürmek de mümkündür ve esasen gereklidir de.

Neredeyse her Cuma günü camilerde hutbe makamından verilen Türkçe vaazlarda “innemel mü’minune ihvetun” ayetini ve “mü’minler birbiriyle ancak ve sadece kardeştir” mealini okumak yetmez. 

Devamındaki “fe eslihû beyne ehaveykum” yani “(öyleyse siz de varsa –ki vardır-) dargın olan kardeşlerinizin arasını düzeltin” emrini herkesin ve bilhassa bu işle doğrudan doğruya ilgili ve sorumlu olan din görevlilerinin bilmesi ve tatbik etmesi şarttır. 

Biz vazifemizi yaptık. Bu teklifimizi projelendirmek ve geliştirmek Diyanet İşleri Başkanlığına ve Başkanı Muhterem Prof. Dr. Safi Arpaguş ile ekibine düşer. 

Okunma Sayısı: 1831
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin İlhan

    23.06.2026 13:00:59

    Muhterem hocam şu yazınızla cemiyetin,akrabalığın en ihtilaflı,giderek artan bir problemini dile getirdiniz.,VERASET İNTİKAL işi ne yazık ki hem resmiyet hem de milletin resmi işlemlere mesafeli,ilgi-alaka noktasında uzak olduğu alan. Gelelim köylere dönüş ve 'kardeşler arasındaki ihtilafı musalaha etmek vazifesi yapacak 'imam-müezzin,kardeşlerimize. DİYANET evvelen kendi bünyesindeki haksızlık,adaletsizlik nedeni ile imam/müezzin-cami derneği başkan ve idarecileri,arasındaki ihtilafları gidersin. Zira bu hususta yarım asrı aşan ve giderek de artan bir tablo içimizi dağlıyor. Detaylara girmeden evvelen bünyesindeki rahatsızlığı gideremeyen haricteki yaraya nasıl merhem olsun diyorum.

  • Avni Demirkazık

    23.06.2026 10:06:14

    Köye dönüş meselesinin ekonomik,sosyal ve siyasi boyutları var.Evvela,imamlar islamcı iktidarın gönüllü goygoycusu olduğu için barıştıran,birleştiren değil ayrıştıran ve kutuplaştıran konumunda.yani imamlar adalet ve hakkaniyet tutumunda olmadığı için camilerin ve imamların toplumda bir etkisi ve fonksiyonu kalmadı maalesef..ikincisi,ekonomik sebep.Artık köylerde yaşamak şehirde yaşamaktan belkide daha maşraflı ve külfetli bir durum oluşturdu.bir diğer negatif unsur miras meselesi.Toplumda hakkaniyet duygusu kalmadığından kurnaz olanlar miras meselesinde hileyle bir şekilde gasp yolunu seçiyor.imamlar sadece helallik alın diyor ama helalliğin nasıl alınması gerektiğini açıklamıyor veya bilmiyor.Adam,arabasını,evini,tarlasını gaspetmiş,veya bir şekilde hakkını yemiş,arsızca gelip helallik istiyor.Adamda pişmanlık yok,ihkakı hak yok.bu nasıl helallik.pişmanlığın ve hakkın iadesinin olmadığı bir helallikte olmaz tövbede olmaz.köylerin kültür seviyesinin düşüklüğüde diğer unsurlar...

  • ibrahim Ersoylu

    23.06.2026 09:27:28

    Hocam, Selamlar. Yazınız ve teklifiniz güzel. Ancak köylüler, imamları namaz kıldırma memurları olarak görüyorlar. Ne yazık ki - istisnalar hariç- öyle yetiştirildiklerinden olsa gerek, imamlar da kendilerini öyle görüyorlar. Kendilerine muhtemelen "Namazları kıldır, etliye sütlüye karışma" deniliyor. Aslında iyi yetiştirilmiş bir imam, köydeki anlaşmazlıkların çözümünde etkili olabildiği gibi, iman ve Ahlâk yönünden o köyü dönüştürebilir. Hatay'da köyümüze yakın bir köydeki imam, kendisi köy erkeklerinin, hanımı da köy kadınlarının iman ve ahlâk seviyelerini yükseltme başarısını gösterdiğine şahit olmuştum. Diyanet böylesi imamları ödüllendirmesi lazım. İlçe müftüleri de bu musalaha projesinde aktif vazifeye talip olmaları lazım.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı