"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mustafa Sungur Ağabeyin ihtarı

Mehmet Emin Bozkuş
23 Haziran 2026, Salı
Siirt; fıstığı, bıttımı ve meşhur Botan çayının topraklarının içinden aktığı bereketli olduğu bir coğrafyadır.

Siirt merkeze beş kilometre yakın olan Tillo bugünkü adıyla Aydınlar ilçesindeki İsmail Hakkı, Şeyh Memduh Hazretlerinin yıllarca müderrislik yaptığı dergah ve medreseler, Tillo’nun biraz yukarı bir tepesindeki Kubbe-i Hasiye, Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin inzivaya çekildiği mübarek yer. İçinde dört cilt olan Kamus-u Muhit’i Bab-ı Sin’e kadar (2321 sahifeye tekabül eder) ezberlediği mekan!

1984 yılında Siirt eğitim yüksek okulunda öğrenci iken o zamanlar Siirt’te tek bir dershane (medrese) vardı. Rahmetli Ekrem Kılıç ağabeyin müdürlüğünü yaptığı erkek öğrenci yurdunun yakınındaki dershanede kalıyordum birkaç diğer öğrenci arkadaşlarla. Dershane müstakil ve tek katlıydı, geniş bir bahçesi vardı. Bahar aylarında kalan diğer arkadaşlarla dershanemizin bahçesini yabanî otlardan arındırmak için bellerdik. Çok kez bahçedeki ağaçların altında ders çalışırdık. Nur dersleri okurduk. Öner Ergenç, Mehmet Yardım, Osman Kıngır ve Kenan Sağlam gibi Siirt’in yerli ağabeyleri medresemizin müdavimleriydiler. Üzerimizde emekleri büyüktür. Vefat edenlere Allah’tan rahmet diliyorum, hayatta olanlara Allah sıhhat ve afiyet versin.

1984 yılının bir kış gününde Öner Ergenç ağabey dershaneye geldi ve bize dedi ki: “Arkadaşlar bu akşam Mustafa Sungur ve Ali Uçar ağabeyler bize misafir olarak gelecekler."

Öner ağabey bunu söyleyince biz dershane müdavimleri o kadar sevindik ki tarifi imkansızdır. Daha önceleri hep Nur kitaplarından işittiğimiz ancak görme imkanımız olmadığı saff-ı evvel ağabeylerden Mustafa Sungur bize misafir olacak ve gecede dershanemizde kalacak! Bu sevincin tarifi bizim açımızdan çok anlamlıydı. Hakeza Ali Uçar hocamızın o kıymetli konferansları da aklımıza gelince heyecanımız artıyordu. Temizlikte hiçbir sıkıntısı olmadığı halde kendi aramızda iş bölümü yaparak dershaneyi tekrar gözden geçirdik. 

Nihayet merakla beklediğimiz misafirlerimiz teşrif ettiler. Yanlarında Osman Kıngır, Öner Ergenç, Kenan Sağlam ve Ekrem Kılıç ağabeylerle beraber. Hoş geldin faslından sonra dershanenin büyük salonuna geçtiler. Yemek faslından sonra salonumuz gelen diğer insanlarla doldu. Ali Uçar çok anlamlı bir risale dersi okudu. Daha sonra Mustafa Sungur ağabey bir ders okudu. Bir kısım hatıralarını anlattı. Hepimiz pür dikkat adeta soluk almadan Mustafa Sungur ve Ali ağabeyleri dinledik.

Geç saatlerde herkes gidince artık misafirlerimizin istirahate çekilmeleri için yatakları hazırlamaya koyulduk. Mustafa Sungur ağabeyin yatağını ben hazırlayacaktım. Salondaki bir kanepeyi açtım, üzerine bir çarşafı seriyordum dershane sakinlerinden biri bana seslenince yatak düzeltme işini bıraktım ve o arkadaşımın yanına gitmeye yöneldiğimde yan tarafta ki kanepede oturan Mustafa Sungur ağabey kolumdan tutarak bana dedi ki: “Bir işi bitirmeden diğer bir işe koşma. Önündeki işi bitir ondan sonra gidersin.” “Tamam ağabey” dedim ve önümdeki işi bitirdikten sonra gittim. 

Mustafa Sungur ağabeyin bana yaptığı bu ihtarı önümdeki ömrü hayatımda hep hatırlayarak yapmaya çalıştım. Elbette büyük ve çok faydalarını gördüm. 

Okunma Sayısı: 191
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı