"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Millet geçim derdinde mi?

Mikail YAPRAK
28 Mart 2024, Perşembe
Meşhur atasözlerimizden biri de şudur: “Kasap et derdinde, koyun can derdinde.” Buna nazire kabilinden şöyle diyelim: “Siyasetçi seçim derdinde, halk geçim derdinde.”

Ama hakikaten öyle mi? Bir de ona bakalım.

**

Amerika’da baba Bush’tan sonra oğul Bush döneminde ekonomi iyice dibe vurduğu bir hengâmede Bill Clinton rakip aday olarak ortaya çıkmıştı. Kampanya döneminde kullandıkları slogan, bu makalenin görünen ve görünmeyen asıl maksadını tam özetliyor.

Sloganın Türkçesi şöyleydi: “Mesele ekonomi, anlamadın mı aptal!”

İç ve dış politikada kazanımlarıyla güçlenen Bush’un yönetiminde iyi gitmeyen ve günden güne berbat olan ekonomi, Bush’un en büyük çıkmazı ve handikapıydı. Bundan dolayı kampanya şefleri Clinton’a, “diğer bütün konuları bırak sadece ekonomiyi konuş” diyerek mezkûr sloganı da seçim kampanyalarında en etkili bir şekilde kullanmışlardı. Ve bu çalışmalar Clinton’a seçim kazandırmıştı.

Ama gelinen gelinen noktada böyle bir sloganın Türkiye’de artık işe yaramadığını gösteriyor. Çünkü ekonominin kötüye gitmeye başlamasından bu yana bile Türkiye’de seçimlerin ve referandumların tamamı iktidarın lehine sonuçlandı, sonuçlandırıldı.

Neredeyse iktidar ve toplum arasında “ekonomik yıkım” problem olmaktan bile çıkarıldı. Yani muhalefetin ekonomideki kötü gidiş argümanını kullanarak iktidar karşısında fark atma şansı kalmadı.

Zira muhalefet, dar ve kısıtlı imkânlarıyla büyük kitlelere ulaşamıyor. Sen boş tencereyi az bir kitleye gösterebiliyorsun; onlar devlet kanallarıyla, dizilerle dolu dolu tencerelerle ve göz kamaştıran görkemlerle toplumun neredeyse tamamına ulaşıyor. Toplum adeta hipnoz ediliyor.

Merhum Süleyman Demirel’in, “Boş tencerenin yıkamayacağı iktidar yoktur.” sözü geçen genel seçimde muhalefeti umutlandırmıştı. Ama mevcut iktidarı boş tencere de götüremedi.

Demek ki bu iktidar, normal iktidarın ötesinde bir şeymiş. Bilindik normal bir iktidar olsaydı, ekonomik çöküntünün ve boş tencerenin kurbanı olurdu. Demek ki bu; yüce devletin tâ kendisiymiş, devletin bekasıymış.

Adına “cumhur” dedikleri bir ittifak, devlet dahil bütün imkânları, kendi iktidarlarını sürdürebilme yönünde seferber ediyor. Bereket versin ki, ittifaklarına “cumhur” dediler, “millet” diyemediler. Yani “partili cumhurbaşkanlığı” sisteminin ittifakı. Yani millete rağmen bir ittifak. Devletin bekasını ancak böyle koruyabileceklerine inandıkları bir ittifak. Kendi milletine güvenmeyen bir ittifak!

Sen ey muhalefet ve ey muhalif toplum! Milletçe ittifak etmek sizin payınıza düşmüş. Ne mutlu size!

Var gücünüzle ve var olan bütün imkânlarınızla hürriyet, adalet ve demokrasinin ayağa kalkması için çalışınız, bir olunuz, beraber olunuz.

Amerika’da seçim kazandıran o sloganın neredeyse tam tersi bir sloganı geçerli kılan bir durumla karşı karşıyayız. Yani sloganımız pekâlâ şöyle olabilir:

“Mesele ekonomi değil, aptal!”

Ya nedir peki mesele?

Mesele demokrasiden uzaklaşmaktır!

Mesele, demokrasi yolunda şehit veren ve Bediüzzaman gibi bir din âliminin demokrasinin kökleşmesi için mücadele verdiği böylesi eşsiz bir ülkeye biçilmek istenen aykırı gömlektir. Yani tek adam rejimidir.

Zira toplum hür ve hükümetler demokrat olduktan sonra, ekonomi dahil bütün meseleler her yönüyle ele alınarak üstesinden gelinir. Ve en tepede millet iradesi hâkim olur.

Okunma Sayısı: 1660
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • S.topuz

    28.3.2024 22:09:24

    ..."Dördüncü günü ve devresi âdileşir, bir şey yapmaz, yalnız vaziyeti muhafazaya çalışır." diye, gayet yüksek bir belâgatla ümmetine haber vermiş. Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur Külliyatı Şualar - 587 "Vadettiği günler doğacaktır HAKKIN. Belki yarın, belki yarından da yakın!" (Mehmed Akif r.a.) "C- Hiçbir müfsid ben müfsidim demez. Daima suret-i haktan görünür. Yahut bâtılı hak görür. Evet kimse demez ayranım ekşidir. Fakat siz mihenge vurmadan almayınız. Zira çok silik söz ticarette geziyor. Hattâ benim sözümü de, ben söylediğim için hüsn-ü zan edip tamamını kabul etmeyiniz. Belki ben de müfsidim veya bilmediğim halde ifsad ediyorum. Öyle ise her söylenen sözün kalbe girmesine yol vermeyiniz." Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur Külliyatı Münazarat - 14

  • Arif Altay

    28.3.2024 16:30:07

    “Allah’ın adına yemin olsun ki, İsm-i Azam’ı köre okudum gözleri açıldı,sağıra okudum duydu,ölüye okudum dirildi.Fakat ahmağın gönlüne yüzlerce okudum fayda vermedi.” “Bunun hikmeti ne? Neden ahmağa tesir etmiyor?” “Ahmaklık Allah’ın kahrıdır.Hastalık, körlük, sağırlık kahır değildir, bir iptiladır.İptila acınacak bir şeydir,ona Allah da kul da acır.Fakat ahmaklık ahmağa da ,onunla konuşana da zarar verir.Ahmağa çare bulmanın imkânı yok!” Toprak suyu nasıl yavaş yavaş çekerse ahmak da insanın dinini böyle çalar. HZ.MEVLÂNÂ, MESNEVİDEN HİKÂYELER/ Yeni Asya Gazetesi Ramazan sayfası Mustafa Balıkçı'nın bugünkü yazısından alınmıştır. Ortalık ahmak dolu demek!

  • Mustafa Said Kara

    28.3.2024 09:07:08

    Demokrasi için öyle bir şey idealize ediyorsunuz ki, sanki demokrasi gelince dertler bitecek, zenginlik gelecek. Bu sadece demokrasinin yapabileceği bir şey mi? Cenab-ı haktan dua ile istemek, O'nun emirlerine itaat etmek ve yasaklarından kaçınmakta bizim milletçw önceliğimiz olmalı. Mevcut muhalefet demokrasi ve özgürlüğü maalesef daha çok gayri islami bir hayat tarzını yaygınlaştırmak için istiyor. Ben bu noktada muhalefetin niyetinin iyi olmadığını düşünüyorum. Zengin olmak için demokrasi tek başına yeterli değil. Demokratik olmayan ama zengin olan ülkeler var. Tam tersi de var. Avrupa zenginliğini sadece demokrasiye borçlu değil. Sömürge sisteminin devam etmesi de gerekiyor ki zenginliğini devam ettirebilsin. İnsanca bir yaşam için demokrasiyi istemeliyiz ama bunu yaparken demokrasiyi tekrar tanımlamak ve içini doldurmak zorundayız.

  • Oğuz Yiğiter

    28.3.2024 04:51:01

    "Mesele ekonomi değil aptal!" "Mesele demokrasiden uzaklaşmaktır!" "Mesele tek adam rejimidir!" "Mesele uğrunda şehit verilen demokrasiyi yeniden tesis etmektir. Yani ben ekmek partisindenim diyen bir toplum önce hürriyet ve adalet demeden elindeki ekmeği de kaybetmeye mahkum olduğunu anlamadan gerçek ferec çok uzak. Sadece aldatan figüranlar değişir, halk ise aldatılmaya devam eder...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı