"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Allah'ın rahmetinden ümit kesilmez

31 Temmuz 2019, Çarşamba
Rahmet, incelik, ihsan, sevgi ve merhamet demektir.

Rahim, denince  Cenab-ı Hakk’ın ahirette mü’minlere merhamet edeceği, Rahman deyince de bütün dünyadaki bütün canlılara gösterdiği merhamet akla gelir

Tohum toprağa düşer. Karanlık âlemde rahmete erip gün yüzüne çıkar. Ağaç olur, rahmet hazinesinden meyveler verir. Şu zulmetli âleme yokluk hükmederken, Habibullah (asm) rahmet âleminden tohum gibi geldi dünyaya. 

İki dünya saadetini temin edecek meyvelerle bezeli ağaç misali yeşerdi. Kâinatın hem çekirdeği hem de meyvesi oldu. Değil mi ki âlemlere rahmet olarak gönderilmişti. Kâinat O’nun (asm) için ruhundan rahmetle kemal derecesinde yaratılmıştı. Yeryüzünü zulmet kaplayınca, bir güneş gibi doğdu, zulmetler nura kalboldu.  

 Demek rahmetin tecellisi için zulmet gerek. Zahmetsiz rahmet olmuyor. O (asm) doğduğunda Mecusilerin bin yıllık zulmet ateşi söndü. “Ben zulmün saraylarını yıkmaya, adalet ve rahmetle hükmetmeye geldim,” dercesine geldi, Kisra’nın  sarayı yıkıldı. Yeryüzü rahmet yağmurları ile yıkandı. 

Yağmur rahmettir. Toprakta cemal, yağmurda celâl vardır. Birleşince kemal tecelli eder. Yağmurun sözü her daim tazedir, derindir. Her yere yağar. Her şeye hayat verir. Varlığı kirden arındırır. Muhammed Mustafa (asm), saf demektir. Âlemlere yağmur olarak gelmiştir. Her yere yağar, her şeyi yıkar. Şimdilerde ne çok kirlendik. O Yağmur’a (asm) ne çok ihtiyaç var. Yerden göğe dua, gökten yere rahmet yağar. Duâlardan yağmurlar yaratılır. Katreleri kokla, duâlarından miskler duyacaksın, şaşırma.

Allah Rahim’dir, merhamet eder. Rahmetle annelere rahim verir, çocuk arzusunu teskin eder. O (asm) âlemin en nazik ve nazenin çocuğu. Çocukların diri diri toprağa gömüldüğü devirde âlemlere, en çok da babalara rahmet olarak geldi. Onları vicdan azabından, Allah’ın gazabından kurtardı. Değil mi ki O (asm) rahmet ve hidayet rehberidir.

Çocuk rahimde, mevta toprakta karanlıktadır. Rahimde bebeği gıdasız, ziyasız bırakmayan Rahim toprağın bağrında mü’mini yalnız bırakmaz. Annenin şefkati çocuğa, kulun duâsı mevtaya gıda ve ziya olur. Gün gelir, bebek doğar, sur borusu üflenir, mezardaki dirilir, rahmete erer.

Âlemde ne varsa âdemde o vardır. Yokluk içinde varlık tecelli eder; Hz. Muhammed (asm) gibi nur doğar. Uyku ölümün kardeşidir. Kul karanlıkta uyur, aydınlıkta uyanır. Mü’min kabirde uyur, Cennette uyanır. 

Zahmette rahmet vardır; buna şahit, Hz. Muhammed’dir. (asm) Âlem kendisi için yaratıldığı halde O (asm) milyonlar sene yaşayacak kadar hadsiz hizmetlerinin ücretini hadsiz bir zamanda almaya müstehak ve lâyık iken, gayet meşakkatler ve mücahedeler içinde, altmış üç sene gibi kısa bir ömür yaşamıştır. Hepimizin ancak birini kaldırabileceği acıları tek başına yaşadığından insanlığa rehber olmuştur. Evet zahmetten sonra rahmet vardır. Zahmete düşen O’nu (asm)) düşünmeli; zahmeti rahmete, musîbeti nimete çevirmeli.

Resulullah (asm) “Allah’ım ümmetimi koru!’ diyerek duâ ederdi. Rabbi ‘Biz seni ümmetin hakkında hoşnut edeceğiz, asla üzmeyeceğiz’ derdi. O (asm)) içimizde olduğu müddetçe bizi hoşnut edecektir. Şimdilerde dünya kan gölü. Biz O’nu (asm) hoşnut etmemişiz ki Rabbimiz de bizi hoşnut etmiyor, rahmetini kesiyor. O (asm) kendine zulmedenleri bile affederdi. Biz ise birbirimize sıkıntı veriyoruz. Demek yetim başı okşayan Peygamberimizden (asm) ders almamışız. Şimdilerde O’na (asm) ne çok ihtiyaç var.

Rahmetle varlık birbirine merhamet eder, anneler yavrularına şefkat eder. Bütün validelerin şefkatleri rahmetin bir lem’asıdır. Onlar şefkat kahramanıdır. Göğüsleri rahmet musluklarıdır. Anne kendindekini verir bebeğe, insan kalbindeki sevdiğine. Şimdilerde anneler süte su, sevenler helâle haram katmış. Bediüzzaman Hazretleri,  “günahların çoğaldığı zamanda rahmet çekilir” diyerek göğüslerdeki sütün, keselerdeki mülkün bereketsizliğini haber vermiş. Artık çocukları rahmet pınarı Bediüzzamanlar emzirmeli.

Belli aralıklarla buğday ve balık bol olur. O halde Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyelim. Her şeyin rahmet tarafını görelim. Hakk’ın kapısına varalım. Rahman ve Rahim ismiyle kapıyı çalalım. Salâvatla anahtarı çevirelim. 

Rahmetini umarak duâlar edelim. Çiçeğin böceğin, kedinin köpeğin duâlarına aşkla âmin diyelim, Kâinatı rahmetle şenlendirelim. İnsaniyetin zirvesine çıkalım. Kâinatın güzel bir takvîmi olalım. Rahmete şükürle mukabele edelim. Rahmeti engelleyecek günahlara tövbe edelim. Allah’ın rahmeti iyilik edenlere yakındır. 

Okunma Sayısı: 3138
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Gündüz Alp-2

    31.7.2019 15:39:13

    "Bediüzzaman Hazretleri, “günahların çoğaldığı zamanda rahmet çekilir” diyerek modern çağın insanlarını ikaz etmiş. Sinelerden yalnızca "süt" değil şefkat ve merhamet hisleri de çekilmiş gibi. Ne acıdır ki "dindar" bile "seküler" hale gelmiş; modern zamanlar yalnızca günahları çoğaltmamış, kutsalını, olmayanla değiş tokuş ettirmiş ve neticede "Sakramentalizm / Kutsamacılık " anaforuna çekmiştir. Ve âdeta "...Mecusilerin bin yıllık zulmet ateşi söndü." denilen "ateş" yeniden yakılmıştır. Dindarlık OUT ateizm, deizm...IN! Merhum Cemil Meriç, "-izm"leri "idrake giydirilen deli gömleğine" benzetir. Dikkat ediniz lütfen "bedene" değil "idrake giydirilen" deli gömleği! Rahmetin, bereketin...celbine vesile olan eller ve diller kirlendi. Oysa "temizlik" muhabbetullah ve bereket-i Halilullah" vesilesi değil miydi? Demek oluyor ki, "temiz birey, temiz toplum" olmak şart! Muhabbetle....

  • Gündüz Alp

    31.7.2019 15:22:48

    Değerli kardeşim Mustafa bey, son yazılarınızı kısa süreli seyahat sebebiyle gecikmeli olarak okuyorum. Her zamanki gibi tefekkür boyutlu...Eline, yüreğine sağlık. Tebrik ve teşekkürler. Ümidimizi yer yer kıran olaylar yaşansa da son kertede ümidimizi kesmiyoruz. Zira en karanlık günlerde bile bir ses: "Ümitvâr olunuz!" demiş. Üstelik bu sesin söylendiği tarih de tam bir zulûmat dönemi. Şimdiler de ise o dönemleri anımsatan şeyler yok mu? Sırtına demokrasi libası geçirilmiş ve fakat tahakküm ve istibdat içeren bir ucube arz ı endam ederek dolaşmakta, hayatımıza hükmetmektedir. Zahmetin rahmete vesile ve vasıta olacağına inanarak, sabırla bugünlerin de geçeceğine inanıyoruz. Dünün Kisrâ ve Kayser'lerine mukabil bugün onların İzdüşümü Şahıslar varsa da yine "hürriyet ve adalet" galebe çalacak, yarınlara yine bunlar hükmedecektir. Zira fıtrat aynen Bediüzzaman'ın dediği gibi der: "Ekmeksiz yaşarım hürriyetsiz yaşayamam!"

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı