"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sırtında aşktan bir yük: Kambur Hafız (Ali Yağcı)

21 Ağustos 2019, Çarşamba
Ali Yağcı 1910 yılında Isparta’nın Eğirdir ilçesinde dünyaya gelir. Küçük yaştan itibaren vaktini boş geçirmez; bir yandan davar güder, diğer yandan hafızlığa çalışır. Bir gün at üstünde ezber yaparken dengesini kaybederek düşer. Düşmenin etkisiyle sırt kemiği kırılarak kambur olur. Bundan dolayı halk arasında “Kambur Hafız” olarak anılmaya başlar. Dedeleri yağ ticaretiyle meşgul olduğu için daha sonra “Yağcıların Kambur Hafız” olarak anılır.

Kambur Hafız bir gün çağı kamburundan kurtaran Bediüzzaman ile tanışır. Atabeyli Ali Osman Öztop yirmi yaşlarında geçirdiği rahatsızlıktan sonra kötürüm olur. Ayakları dünyadan kesilir. Ondan sonrasını kanatlarıyla gidecektir. Bir zaman sonra kendisini kanatlandıracak kişi ufukta görünür: Tahiri Mutlu... Tahiri, Kötürüm Ali’ye Bediüzzaman’ı ve nurlu hakikatleri anlatır, Nurdan kanatlar takar. Alîl Ali kuş gibi hafifler. Kendini hizmete verir. Yalvaçlı Ali Osman Karahan’ın bir bacağı 4 cm kısadır. Bundan dolayı Topal Hafız olarak anılır. Gün gelir o da Bediüzzaman’la tanışır, ayaklanır, hayatlanır, hizmete bağlanır. Kambur Hafız için gün, Kötürüm Ali ve Topal Hafız olma günüdür. O da adaşları gibi hayatını hizmete adar. 

Son nefesine kadar da o ruhla yaşar. Kim bilir, Ali Osman Öztop kötürüm, Ali Osman Karahan topal, Ali Yağcı kambur olmasa bu kadar hizmete sarılamayacaklardır belki de. Evet, onlar bedenlerinden bir parça kaybederlerken, ebedî hayatlarını kazanmışlardır.

Kötürüm Ali ve Topal Hafız’ın Risale-i Nurlar dolayısıyla yolu sık sık karakola ve hapse düşer. Fakat Kambur Hafız, Hafız Ali Ergün, Hüsrev ve Tahiri gibi haslarla beraber olmasına rağmen hiç hapse girmez. Son nefesine kadar “dâvâm için hapse girmek nasip olmadı” diyerek hayıflanır.

Daha çok Hüsrev Abinin yanında kalem tutmasına rağmen, Hafız Ali Ergün’le ruh akrabalığı sebebiyle Üstad tarafından Isparta Hafız Ali’si olarak şereflendirilir. Üstad Ali Yağcı’nın, Hafız Ali tarzındaki samimî hizmetlerinden çok memnun kalarak bir mektupla teşekkür eder. “Hem Hüsrev’in ve Hafız Ali’nin mektuplarında isimleri bulunan sebatkâr kardeşlerime ve Kâtip Osman ve Mehmed Zühtü ve Isparta Hafız Ali’si ve Sava kahramanlarına birer birer selâm ve duâ ediyoruz.”  

Camilerde imamlık yaparak nafakasını temin eder. Fitre ve zekâtla geçinmesine rağmen Risale-i Nur prensiplerinden taviz vermeden hizmet eder. Hutbe ve vaazlarında Risalelerden bölümler okur. Yüzlerce çocuğa Kur’ân ve Risale okutur.

KURTLAR YOLLARI KESTİ 

Yoksulluk ve çileyle bezenmiş hayatında kerametvari hâller yaşar. Risaleleri torbaya doldurup bir kış gecesi arkadaşıyla yola koyulurlar. Gece karanlığında dağ yolunda ilerlerken karşılarına bir kurt sürüsü çıkar. Kurtlar ulumaya başlar. Hafız Ali sırtındaki emanetin değerinin farkındadır. İnsanlığı ebedî saadeti sağlayacak nuranî gıdalar olan Kur’ân’dan sağaltılmış Risaleleri taşımaktadırlar. Onlar bir asrın değil, Asr-ı Saadetin yükünü taşımaktadırlar. Asr-ı Saadet günlerinde Hz. Sefine Efendimizin (asm) emriyle Yemen Valisini ziyaret etmek için yola düşer. Çölde bir arslanla karşılaşır. Nasıl bir değeri taşıdığının farkındadır. 

Arkasında dağ gibi Hz. Muhammed Mustafa (asm) vardır. Arslana seslenir. “Ben Resul-ü Ekrem aleyhissalâtü vesselâmın hizmetkârıyım.” Arslan mesajı alır. Destur verir, ilişmez. İlişmediği gibi bir de Yemen yolunu gösterir.

Kambur Hafız için gün Hz. Sefine olma günüdür. Arkasından bu dağların piri dağ gibi Bediüzzaman vardır. O coşkuyla sesinin çıktığı kadar kurtlara haykırır. “Bizler hain değiliz. Biz Kur’ân hadimleriyiz. Biz vazifeliyiz” Kurtlar mesajı alır, hemen ulumayı keser, yol verip dağılır. Böylece sağ salim Risaleleri Sav’a ulaştırırlar.

KAMBUR HAFIZ HİCRET EDİYOR  

Zaman zaman Isparta çevresindeki yerleşim yerlerine imamlık için gittiğinden bir ara Üstadın gözünden kaybolur. Üstad Isparta Hafız Ali’si için endişelenir. Bir mektupla endişesini dile getirir.

“Isparta içindeki has ve hâlis kardeşlerimizden, bu âhir mektuplarda, Mehmed Zühtü, Isparta Hafız Ali’sinden haber alamadığımdan merak ettim. Rahatsız değiller mi?”  

Hafız Ali Ergün 1944 yılında vefat eder. O gün Hafız Ali ruhunda hizmet etmeye çalışan Ali Yağcı’nın ruhu eksilir. Beden kamburluğuna bir de ruh kamburluğu eklenir. 54 yıl Bediüzzaman aşkı ve Hafız Ali hüznüyle yüzü toprağa baka baka hizmet eder. Risaleler yazar, Kur’ânlar okur. 

Bir gün rüyalarının kapısı açılır, Üstad gelir. Ali’nin elinden tutup bir saraya götürür. İşte senin Cennetteki sarayın, diyerek bütün katları ve odaları gezdirir. Gezi bittikten sonra sarayın kapısını kilitleyip anahtarı Ali’ye verir. Sonra gözden kaybolur.

Belli ki iyi adamlar iyi atlara binip gidecektir. Kambur Hafız’ın ata binme vakti gelmiştir. Melekmisal sevgili bir sabah beyaz atının üzerinde eşiğinde demirleyecektir. Üstad, Ali’sini dünya zindanından Cennetin saraylarına götürmeye gelmiştir. Artık beyaz ata binilse, üzerinde Yasin okunsa yeridir. Öyle de olur. Rüyadan sonra torununu çağırır. Yasin oku evlâdım, der. Torunu dedesini hatırlatan tertemiz sesiyle okumaya başlar. Az sonra Yasin Sûresi’ne Kambur Hafızın soluğu karışır. “Eşhedüenlailaheillallah ve eşhedü enne Muhammeden resulullah…” sesleriyle dünya zindanına veda ederek Bediüzzaman ve Hafız Ali’nin yaşadığı Cennet saraylarına kanat açar. (25.07.1998) Kanat sesleri altında Isparta Sermet Mahallesi Kabristanı’na sırlanır. O, kabrinin kucağında huzurla yatarken arkasında mübarek elleriyle gece gündüz demeden yazdığı dört sandık dolusu Risale-i Nur kalır.

Mevlâ rahmet eyleye...  

Okunma Sayısı: 1582
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı