"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Uyanış, ortak vicdan ve inşa edilecek gelecek

Ömer Faruk Yıldız
27 Haziran 2026, Cumartesi
Bu hakikat arayışının en çarpıcı kıvılcımı ise bugün Gazze’de çakmıştır.

Oradaki mazlumların ölüm ve yıkım karşısında sergilediği sarsılmaz iman, seküler zihinlerde “Bu insanlar neye inanıyor da bu kadar dik durabiliyor?” sorusunu doğurarak büyük bir uyanışa vesile olmuştur. Tarih bize gösteriyor ki büyük krizler, büyük doğumların ebesidir. Batı’nın bugün yaşadığı fikrî sancılar, rahminde büyüttüğü bu yeni medeniyetin doğum sancılarından başka bir şey değildir.  

Bismarck gibi devlet aklının zirvesindeki isimlerin veya Carlyle gibi Batı zekâsının en keskin kalemlerinin İslâm’ın yüksek hakikatini tasdik etmesi bir tesadüf müdür?1 Asla. Şu meşhur kaide, uluslararası ilişkilerin ve cemiyet hayatının da altın kuralıdır: “En kat’î fazilet odur ki düşmanları dahi o faziletin tasdikine şehadet etsin.”2 Materyalizmin aşılmaz sanılan o dehşetli sekiz engeli, bugün hakikî marifetin, fen bilimlerinin ve medeniyetin güzellikleriyle paramparça olmaya başlamıştır. Geleceğin dünya nizamı masalarda değil, kalplerde ve hakikat meylinde çiziliyor. Yarınların kıtalarında mutlak hâkimiyeti kuracak olan güç ne nükleer silahlar ne de sömürücü sermayedir. İnsanlığı hem dünyevî hem de uhrevî saadete, gerçek bir refaha ulaştıracak olan yegâne nizam İslâmiyet’tir. 

Ve bu büyük yürüyüşte İslâm yalnız da olmayacaktır; hurafelerden ve tahrifattan arınmış, Kur’ân’ın adalet ve hakkaniyet prensiplerine tabi olan hakikî İsevîlik (Tevhid inancına sahip Hristiyanlar) bu medeniyet inşasında en güçlü müttefik olacaktır.3 Nitekim bugün, hükümetleri İsrail’in zulmüne destek verirken Londra, Washington ve Paris sokaklarını dolduran milyonlarca gayr-ı müslim vicdanın itirazı, aslında o kitlelerin İslâm’ın “adalet ve hakkaniyet” ilkeleriyle fıtrî bir buluşma yaşadıklarının en canlı ispatıdır.  

Cami-i Emevî’nin kubbelerinden asırlar sonrasına, bugünün idrakine seslenen o nida çok açıktır: Kıtaların gerçek fatihi kılıç değil; sarsılmaz bir iman ve evrensel adalettir. Meydan ortadadır; ufuktaki şafağı görmek isteyenler için güneş çoktan doğmaya başlamıştır.  

Kaynak:

1. Sözler, Konferans, s. 845-846.

2. ESDE, Hutbe-i Şamiye, s. 238-241.

3. Mektubat, s. 74.

Okunma Sayısı: 788
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • S.topuz

    28.06.2026 06:53:43

    "Madem meylü'l-istikmal (tekemmül meyli) kâinatta fıtrat-ı beşeriyede fıtraten dercedilmiş. Elbette beşerin zulüm ve hatasıyla başına çabuk bir kıyamet kopmazsa; istikbalde hak ve hakikat, âlem-i İslâm'da nev'-i beşerin eski hatiatına keffaret olacak bir saadet-i dünyeviye de gösterecek inşâallah... Evet bakınız, zaman hatt-ı müstakim üzerine hareket etmiyor ki, mebde ve müntehası birbirinden uzaklaşsın. Belki küre-i arzın hareketi gibi bir daire içinde dönüyor. Bazan terakki içinde yaz ve bahar mevsimi gösterir. Bazan tedenni içinde kış ve fırtına mevsimi gösterir. Her kıştan sonra bir bahar, her geceden sonra bir sabah olduğu gibi, nev'-i beşerin dahi bir sabahı, bir baharı olacak inşâallah. Hakikat-i İslâmiyenin güneşi ile, sulh-u umumî dairesinde hakikî medeniyeti görmeyi, rahmet-i İlahiyeden bekliyebilirsiniz." Tarihçe-i Hayat - 94

  • S.topuz

    28.06.2026 06:49:36

    "Ey Üstadımız Efendimiz! Umum kadirşinas insanlar Risale-i Nur'u ve sizi ebediyen tebcil ve tekrim edeceklerdir. Tahkikî iman dersleriyle imanımızı kurtaran cihanbaha ve cihandeğer bir kıymette olan Risale-i Nur'u bütün ruh-u canımızla, bütün mevcudiyetimizle seviyor ve tekrim ediyoruz. Bu aşk ve bu muhabbet, bu ta'zim ve bu hürmet, nesilden nesile, asırdan asıra, devirden devire intikal edecektir. Evet, Risale-i Nur'daki hakaik-i Kur'aniye öyle bir kuvvettir ki: Bu kudret karşısında, küfr-ü mutlakın ve dinsizliğin temelleri târumâr olacak; inhidam çukurlarına yuvarlanarak geberecektir. Bâki kalanlar, iman ve Kur'an nuruyla felah ve necat bulacaklardır. Evet dağları, taşları, pamuk gibi dağıtacak, demir ve granitleri yağ gibi eritecek derecede olan bu kuvvet-i Kur'aniye dünyayı nur ve saadete gark edecek. Bu Nur-u Kur'an, imanların kurtuluşunda, dünyaya hâkim ve hükümran olacaktır. وَ اٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ "الْعَالَم۪ينَSözler - 772

  • S.topuz

    28.06.2026 06:47:03

    "Evet o ecnebilerin, canavarlar gibi yaptıkları muamele ve zulümler, İslâm dünyasında, hürriyet ve istiklal ve ittihad-ı İslâm cereyanını da hızlandırmıştır. Nihayet, müstakil İslâm devletlerinin teşkilini intac etmiştir. İnşâallahü Teâlâ, Cemahir-i Müttefika-i İslâmiye de meydana gelecek ve İslâmiyet, dünyaya hâkim ve hükümran olacaktır. Rahmet-i İlahîden kuvvetle ümid ve niyaz ediyoruz." Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur Külliyatı, Sözler - 771 -😭🙌🌹🤲🌹♥️😭😭😭🕊🕊🕊⚖🌍🇪🇺🕋🇩🇪🇹🇷🇷🇺😭🇺🇦😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı