"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bir sevda idi öğretmen olmak (8) - Lodosun camları şişirdiği gece

Durmuş Ali İnci
27 Haziran 2026, Cumartesi
Her akşam yemek öncesi ve sonrası zorunlu etüd saatimiz vardı. Bir akşam, yemek sonrası etütte sınıflarımızdaydık. Sınıflarımızın pencereleri lodosa bakıyordu. İmroz’da yaz kış lodos hiç eksik olmaz, sadece şiddeti değişirdi.

Kuvvetli estiğinde cam kenarında oturanlar yer değiştirir, duvar tarafındaki arkadaşların yanına sıkışırlardı. Ancak rüzgâr yönü pek hesaba katılmadan yapılan sınıflarda, lodosa bakan duvar neredeyse tamamen camdı. Sanki duvar yok, baştan başa camla kaplıydı. Üstelik bu geniş yüzeyin sadece küçük bir kısmı açılır, geri kalanı tek parça sabit camdan oluşurdu.

O akşamüstü başlayan rüzgâr giderek şiddetlendi, fırtınaya dönüştü. Belli ki gece yarısı gelecek “Ayvalık” gemisi yolcu ve yük indiremeden geri dönecekti.

Etüt, fırtına öncesi bir sessizlikte başlamıştı. Hepimiz derslerimize odaklanmıştık. Ama kulaklarımız, hücum hattındaki askerlerin “Allah Allah” nidaları gibi, Allah’ın emrine boyun eğmiş fırtınanın uğultusundaydı.

İnsanı ürperten bu sesler arasında ertesi günkü tarih imtihanına çalışıyorduk. Bir yandan da şiddetle açılıp çarpan kapılar, kırılan camların şangırtısı... Hepimiz korku dolu gözlerle o koca camlara bakıyorduk.

Gözleri gündüz bile pencereden ayrılmayan yakışıklı Necati, sanki uzaklardaki Rum güzeli Anastasya’yı seyreder gibi camlara dalmıştı. Birden seslendi:

- Arkadaşlar! Siz hiç camın balon gibi şiştiğini gördünüz mü?

Hepimiz aynı anda cama döndük. Gerçekten de cam, lodosun şiddetiyle denizde kabaran dalgalar gibi öne doğru şişiyor, sonra geri çekiliyordu.

Yağmur da başlamıştı.

Nefesler tutulmuştu. Fırtınanın uğultusu, ağaçların hışırtısı, kırılan dalların çatırtısı, kapı sesleri, gök gürültüsü ve yağmurun şıpırtısı arasında gözlerimiz sadece o şişip inen camdaydı.

Ve bir anda…

Müthiş bir patlama!

Cam parçaları misket bombası gibi üzerimize savruldu. Hepimiz, bombardımandan kaçan askerler gibi sıraların altına sığındık.

Hayatım boyunca bir camın şişip patladığını ne gördüm ne duydum.

Ne korkunç bir geceydi…

Etüt iptal edilmiş, erkenden yatakhaneye geçmiştik. Adada geçen üç yıllık eğitim süresinin nasıl geçtiğini ise hiç anlayamamıştık.

(Devam edecek)

               

Okunma Sayısı: 177
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı