Hemen her hadise, dünyanın çelişkiler dünyası olduğunu hatırlatıyor.
Güzel bir haber duyunca haklı olarak seviniyor ve “İnsanlık ölmedi” diyoruz, sonra insanlıktan uzak olanların yaptıkları işleri duyunca da “İnsanlık öldü mü?” şeklinde hayretimizi ifade etmek durumunda kalıyoruz.
Hatırlanacağı üzere her savaş bölgesinde en ağır faturayı çocuklar, kadınlar ve savunmasız sivil insanlar öder. Birleşmiş Milletler teşkilatı da yaptığı tespitle bu gerçeği bir defa daha ortaya koymuş.
BM Özel Temsilcisi Vanessa Frazier, çatışma bölgelerinde çocuklara karşı işlenen ağır ihlallerde hükümet güçlerinin ana fail olarak öne çıkmasının, kolektif insanlıkta tehlikeli bir çöküşe işaret ettiği uyarısında bulunmuş. (www.aa.com.tr, 25 Haziran 2026)
Frazier, “Çocuklar ve silahlı çatışma” gündem maddesi altında, “Silahlı çatışmalarda çocuklar için uluslararası hukukî korumaların yeniden tesis edilmesi: Eğitimin korunmasının güçlendirilmesi ve ağır ihlâllerin önlenmesi” başlığıyla toplanan BM Güvenlik Konseyi’nde konuşmuş.
Geçen hafta yayımlanan “2025 Çocuklar ve Silahlı Çatışma Raporu”nun, Güvenlik Konseyinin, üye devletlerin ve uluslararası toplumun vicdanını sarsması gerektiğini belirten Fraizer, “Bu rapor sadece ihlâllerin bir kaydı değildir. Eylemsizliğin bir kınaması ve çocukları korumak için hal-i hazırda mevcut olan araçların kullanılması çağrısıdır” demiş. Frazier, raporun 2025’te 38 bin 558 ağır çocuk ihlalini doğruladığına işaret ederek “Bu her bir sayının ardında bedeni, zihni, ailesi, toplumu, eğitimi ve geleceği savaş tarafından saldırıya uğrayan bir çocuk vardır” ifadesini kullanmış.
Frazier, 2025 raporunda, ilk kez hükümet güçlerinin genel olarak çocuklara karşı işlenen ağır ihlâllerde ana fail olarak öne çıktığına dikkati çekerek “Bu, kolektif insanlığımızda tehlikeli bir çöküşe işaret ediyor, gelecek nesiller bizi bunun için yargılayacaktır” tespitinde bulunmuş.
Rapordan anlaşılacağı üzere çocukların mağdur olması ‘kazaen’ değil, bilerek yapılan bir iş ve eylem. Yine hatırlanacağı üzere bilhassa Gazze’den gelen haberlerde çocukların İsrail askerlerince kasten hedef alındığı çok defa ifade edildi. Hatta savaşlarda en fazla korunması gereken okul ve hastanelerin bilerek bombalandığı ve tahrip edildiği yine BM raporlarına yansıdı.
Bu durum çocukları hedef alanların suçu olduğu gibi bu suçu işleyenlere karşı susanların da suçudur. BM Özel Temsilcisi Vanessa Frazier’in dikkat çektiği üzere bu suçlara sessiz kalmak bütün insanlığın tehlikeli bir çöküşe sürüklendiğine işarete eder.
Dünya bu çelişkilere son vermeli ve iyiden, haklıdan yana tavır almalı. Zalimlere, haksızlara ve hukuk dinlemeyenlere ‘dur’ demeli vesselam.