"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Millî Eğitimin kareleri - 3

Naci TEPİR
04 Temmuz 2019, Perşembe

ADIM ADIM DİN DIŞI EĞİTİME DOĞRU

2 Mart1926’da kabul edilen, Maarif Teşkilâtı Hakkındaki Kanun’la, bütün İslâmî ilimler okul müfredat programlarından kaldırılmıştır. 

Halbuki “Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun 4. Maddesinde: 

“Maarif Vekâleti’nin Yüksek Dîniyat mütehassısları (uzmanları) yetiştirilmek üzere Darülfünunda (üniversitede)  bir İlâhiyat Fakültesi’ni tesis etmesi ve imamet ve hitabet gibi Hidemat-ı Dîniye’ nin ifâsı (imamlık ve hatiplik gibi Din hizmetlerini yerine getirilmesi) ile mükellef memurların yetişmesi için de ayrı mektepleri küşâd etmesi (açması).” hükmünde idi. Ama bu göstermelikten öte gitmemiş kâğıt üzerinde kalmıştır! Asıl gaye ise, din ile ilgili bütün derslerin kaldırılması, dolayısıyla dini dışlayan köklü değişikliklere zemin hazırlamak idi! 

1937 ve 1939 yıllarında çıkarılan kanunlarla köy eğitmeni yetiştirilmesi yaygınlaştırılır. Bu tatbikat daha sonra Köy Enstitüleri’ne dönüştürülür. 

17 Nisan 1940’ta TBMM’de büyük tartışmalar neticesinde çıkarılan bir kanunla Köy Enstitüleri kurulur. Daha önceki yazılarımızda teferruatıyla belirtmeye çalıştığımız gibi, bu okullarda yetişenler ülkeye telâfisi zor büyük zararlar vermişlerdir! Bilhassa halkımızın din ve ahlâk konusunda yozlaşmasında büyük rol oynamışlardır.

1928’de yapılan Harf İnkılâbı’yla “Kur’ân Alfabesi” ve dolayısıyla “Kur’ân-ı Kerim” yasaklanmıştır. Öyle ki, büyük âlimler, müderrisler (profesörler) bir anda okuma–yazma bilmeyen cahil durumuna düşürülmüştür. Bin yıldan beri “Millî Kültür” halinde gelişen ve atalarımızın 12 yazı çeşidini geliştirdiği “Kur’ân Alfabesi”ne “Arap Alfabesi”; Lâtince’den alınan harflerle teşekkül ettirilen yeni alfabeye de “Türk Alfabesi” denmiştir. Gizlice Kur’ân’ı öğreten vatandaşlar ise yakalandığında ağır cezalara çarptırılıyordu. Öyle ki, bazı yerlerde yer altında kazılan tünellerde Kur’ân-ı Kerîm’in öğretilmesine çalışıldığı, o günleri yaşayanlar tarafından ifade edilmiştir. Bu ise inancın metazoriyle yasaklanamayacağının açık bir isbatıydı.

BU MENFİ GELİŞMELER NASIL FRENLENDİ?

Bu gelişmeler olurken, TBMM’de Cenab-ı Allah (cc) Kur’ân-ı Kerîm ve ahiret resmen inkâr ediliyor, insanların tabiat tarafından yaratıldığı (Tabiatçılık) iddia ediliyordu. Okullardaki eğitim de bu paralelde yürüyordu.

Bu sıralarda Barla’ya sürülen Bediüzzaman Hazretleri (ra), fevkalâde şartlarla sıkı bir kontrol ve gözaltında tutulduğu halde boş durmuyordu.  Akıl almaz formüller geliştirerek, tabiatçılığı çürüten 23. Lem’a “Tabiat Risalesi”; öldükten sonra dirilmeyi ve ahireti ispat eden 10. Söz “Haşir Risalesi” ile Cenab-ı Allah’ın (cc) varlığını ve birliğini ispat eden “Nur’un İlk Kapısı” gibi eserlerini neşrederek –Milletvekilleri dahil- bir çok yere ulaştırıyordu. O, telif ettiği eserlerini tamamen el yazmasıyla, talebelerine yazdırıyor ve ulaştırma işini “Nur Postacıları” vasıtasıyla gerçekleştiriyordu.

Bediüzzaman Hazretleri’nin akıllara durgunluk veren bu gayret ve faaliyetleriyle yazdığı 6 bin sayfalık eşsiz eseri Risale-i Nur Külliyatı, 1940’lı yıllarda tamamlanmış olup, o tarihlere kadar el yazmasıyla 600 bin nüsha çoğaltılmıştır. Olağanüstü şartlar karşısında böyle çok kıymetli bir Külliyatın vücuda getirilmesi ve bugün 70 dolayında dünya dillerine tercüme edilmesi, tarihte benzeri olmayan bir hadisedir!

Netice olarak: Îman, küfre (inkârcılığa); maneviyat, maddiyata; hürriyet aşkı, zorbalığa üstün gelmiştir. 

İşte gerçek mânâdaki eğitimin gücü!

Okunma Sayısı: 424
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı