"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gençlerin Risale-i Nur’a çok ihtiyacı var

Nurefşan Akyüz
11 Nisan 2020, Cumartesi
Geçtiğimiz haftalarda Tekirdağ’da düzenlenen Ali Ferşadoğlu’nun konuşmacı olarak katıldığı “Kader” konulu seminerin hazırlık ve ilânat sürecinde Tekirdağ’dan Lütfiye Bilsel Ablamızın yaşamış olduğu bazı önemli hadiseleri kendi ifadeleriyle aktarmak istedik. İşte ablamızın programın ilân sürecinde yaşadıkları:

Tekirdağ’da yapacağımız seminer için meşveret kararıyla broşür bastırmak istedik. İlk gün Matbaa ararken birkaç yere girdim. Bir tanesi broşürü görünce, “ben uyguna yaparım, çünkü iyi bir şeye benziyor galiba” dedi. Sadece broşüre bakarak aldığı hisle, cüz’î bir ücret karşılığı bastı.

İkinci gün, tekrar ihtiyaç olduğu için gittiğimde, “Bu sefer aynı fiyata yapmam. Sizler üç kuruşu hesaplıyorsunuz, ama buraya gelecek olan yazar kırıyor parayı siz uğraşın durun. Gelip lüks konferans salonlarında konuşuyorlar oralara da ayrı para ödüyorsunuz.” dedi. 

Ben de, “konferans salonunun sahibi ücret almıyor bizden dedim. O da, “Öyle şey mi olur?” dedi. Gelecek olan yazarın bile ücret almadığını, sadece bu hakikatlerin duyulması için geldiğini söylediğimde şaşkınlıkla karşıladı.

Üçüncü gün afişleri nerelere dağıtalım diye düşünürken İl Müftülüğü aklıma geldi. İçeri girdiğimizde bizi bir odaya yönlendirdiler. İçeri girip broşürleri verdiğimizde “ooo çok tehlikeli” dedi yetkili kişi. “Tehlikeli olan nedir?” diye sorduğumda, Kader meselesinin tehlikeli bir mevzu olduğunu söyledi. “Bediüzzaman gibi büyük bir âlim kelle koltukta dolaşan biri, tabiîki anlatır.” diye mırıldandı. “Biz kader mevzusunu kürsülerde, camilerde  öyle zor anlatıyoruz” diye ekledi. Risale-i Nur’dan Üstadımızdan aldığımız dersle suallerine cevaplar vermeye çalıştık. 

Ordan çıkarken daha önceden tanıdığım, kadere inancı olmadığını bildiğim yetkili, ne için geldiğimizi sorup meseleyi anlayınca gariptir ki broşürleri dağıtacağını konuyla yakından iligileneceğini söyledi.

Daha sonra programın muhatapları olan gençlere ulaşmak için üniversiteye gittik. Birçok öğrenciye seminerin broşürünü dağıttık. Üniversitenin mescidine de uğradığımızda, orda karşılaştığımız genç, broşürü görünce bize düzenli olarak sohbet yaptığımız bir yer olup olmadığını sordu. Biz de olduğunu söyleyip telefon numarası verdik.

Ordan ayrılıp rektörlüğe gittik. Afişimizin okulda asılması için izin istedik. Gerekli broşürleri verdik. Bizimle ilgilenen kişi, prosedürlerin tamamlanması için bizden süre istedi. Biz de teşekkür edip ordan ayrıldık. Üniversiteden ayrıldığımızda tevafuken önemli bir insanî yardım kuruluşunun kermesi olduğunu gördük. ”Biz sizden tatlı alalım, siz de broşürlerimizi standınıza koyun ne dersiniz?” dedik. Teklifimizi kabul ettiler. Standdaki genç Risale-i Nurlar’ı daha önce duyduğunu,  duâ bahsinden münacaattan çok etkilendiğini söyledi. Risale-i Nur derslerinde bulunduğunu da ekleyince, daha önce bizim programlara gelen genç olduğunu anladık. 

Tanışınca bizi ilahiyat bölümünde iki öğretmenle görüştürdü. Görüşmemizin sonunda programın duyurusunu yapacaklarının sözünü aldık. Böyle programların duyurulması  gerektiğini, gençlerin çok ihtiyacı olduğunu ifade ettiler. Kendilerine teşekkür edip oradan ayrıldık.

Aldığımız şevkle, bir kültür merkezine gittik orda yetkili olan bir delikanlıyla konuştuk. Broşürümüzü görünce direkt, “Yazıcılardan mısınız? Okuyuculardan mı?”diye sordu. Bayağı şaşırdık. Şaşkınlığımızı anlamış olacak ki, Risale-i Nurlar’ı bildiğini ve Tekirdağ’da gidebileceği bir ders aradığını söyledi. Biz de gazetemizden bahsettik ve ulaşabileceği telefon numarasını verdik. 

Dağıtımların son günü, üniversiteden haber aldım. Belirli bir dernek ya da kuruluş olmadığımız için üniversite talebimizi kabul etmemiş. Afişimizi ise resmî evrak hükmüne geçirip arşivledikleri için geri veremeyeceklerini söylediler. Yayınlanmasa da programımızın resmî kayıtlara geçmesine çok sevindim. Daha sonra bölgedeki bir imamhatip lisesine gittik. Müdür beyle görüştük ve broşürlerin dağıtılmasını sağladık.

Büyükşehir Belediyesine de gittik. Oradaki yetkiliye elimizdeki broşürlerin belediyenin websitesinde ve sosyal medya hesaplarında yer alması için ne yapmamız gerektiğini sordum. Broşürü gördüğü ilk anda verdiği tepki ise “Çocukları travmaya mı sokacaksınız? Kader mevzusu çok zor, akıl karıştırıcı bir konu. Bunu nasıl anlatacaksınız? Bir sürü gencin aklını allak bullak edeceksiniz.” şeklinde oldu. Cevaben,”Travma bilmemekten kaynaklanır. Programımız gençlerin soruları doğrultusunda yapılacak. Kader mevzuunu bilmemeleri soru soracak mecralarının olmaması. Biz bu ortamı oluşturuyoruz.” dedim. Kendisinin imamhatip mezunu olduğunu, dinî konuları öğrenmek için şeyhe hocaya hiç gerek olmadığını söyledi. Cevaben, Üstadın bizim ders arkadaşımız olduğunu, Risale-i Nurlar’ın Kur’ân ve Sünnet rehberliğinde yazılmış eserler olduğunu, bütün iman hakikatlerinin izahının yapıldığını ifade ettim. Bizim siyasî hiçbir çıkarımızın olmadığını da ekledim.  Konuşmamızın sonunda ön yargılı davrandığını söyleyerek bizden helâllik istedi. Ordan çıktığımda müftülükte broşürlerle ilgileneceğini söyleyen beyefendinin, binanın camına afişimizi astığını gördük. Kadere inancı olmayan birinin kader meselesinin anlatılacağı bir programın duyurusunu gönüllü yapması bizleri çok etkiledi.

Program için broşür dağıtırken yaşadığım bu hadiseler insanların, bilhassa gençlerin Risale-i Nur’a ne kadar çok ihtiyacı olduğunu bize bir kez daha hatırlattı. Düzenlemiş olduğumuz programların, gerek gazetemizde, gerekse sosyal medya ve çevremizde ilân etmenin önemini gördük. Risale-i Nur’a bu zamanda yapılacak en önemli hizmet, matbuat lisanıyla ve ilanatla olacaktır.

Okunma Sayısı: 2783
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Erkam Yıldırım

    12.4.2020 01:25:50

    Bu hizmetinizi canı gonulden tebrik ederiz... Güzel bir şevk yazısı idi..

  • Ali

    11.4.2020 12:29:31

    İşte hizmet böyle olur.Tebrikler takdirler..

  • Züleyha

    11.4.2020 12:15:42

    Gayretiniz çabanız takdire şayan. Allah razı olsun.

  • Müjdat Bayar

    11.4.2020 11:19:36

    Rabb'ül Âlemîn sizlere iki cihan saadeti nasip etsin.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı