"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Ahkâm-ı asr” ve biz...

Orhan Ali YILMAZ
28 Mayıs 2022, Cumartesi
Üstâdımız Bediüzzaman Said Nursî’nin, İttihâd-ı İslâm Mefkûresi noktasında, şu az sayıda bulunan mümtaz “selefleri” arasında zikrettiği, Tanzîmat Dönemi itibariyle “Vatan ve de Hürriyet” kavramlarının telif hakkı da kendisine ait olan, hem de bu iki vazgeçilmez kavramın en baş müdâfii bulunan meşhur şâirimiz Nâmık Kemâl,

2. Abdülhamit Dönemi ve İcraatları noktasında, öncelikle bir siyasî durum değerlendirmesi ile hemen bir siyasî duruş sergilemiş ve tespitini de, şu son derece veciz, hem de anlamlı meşhûr Hürriyet Kasîdesi’nin başındaki ve devamındaki şu dizelerine, erbabına malûm olduğu üzere, hiç kuşkuşuz “darb-i mesel”e bâliğ olacak düzeyde gayet ustaca şöylece dökmüştür:

Görüp ahkâm-ı asrı, münharif, sıdk u selâmetten 

Çekildik, izzet ü ikbâl ile bâb-ı hükûmetten..

Usanmaz kendini insan bilenler, halka hizmetten 

Mürüvvet-mend olan mazlûma el çekmez iânetten..

Hakîr olduysa millet, şânına noksan gelir sanma 

Yere düşmekle cevher, sâkıt olmaz kadr ü kıymetten..

Biz ol ulvî nihâdânız ki, meydân-ı hamiyetde 

Bize hâk-i mezâr ehven gelir, hâk-i mezelletten..

Ne mümkün zulm ile bî-dâd ile imhâ-yı hürriyet 

Çalış idraki kaldır, muktedirsen, âdemiyetten..

***

2008’deki Kıbrıs ziyaretimizde uğradığımız Gâzi Mağûsa’da, daha öncesinde haberdar olmadığımız bir süprizle karşılaşmıştık.


Nâmık Kemâl’in Gâzi Mağûsa’da 38 ay hapis yattığı zindandan bir görüntü.

Merhum Vatan ve Hürriyet Şâirimiz, ilk kez 1 Nisan 1873’te sahnelenen Vatan Yahut Silistre eserinde, devrin idarecilerini dolaylı eleştirdiğinden dolayı ve sonrasında yaşanan bazı asayişi muhil hareketler bahane edilerek -sonradan, müzeye çevrildiğini öğrendiğimiz- tam 38 ay (yani 3 seneyi mütecaviz) sürgün, hem de hapis yattığı meşhur şu zindanı ile, şâirimiz, sanki canlı, o an orda yatıyormuşçasına, o çileyi hâlen çekiyormuşçasına tecessüden ve taşahhusen, öylece buruk bir tahassüs ile izlemiş, inceden inceye incelemiştik.. Hemen üst kısmında, oradayken yazmış olduğunu sandığımız, baş ucuna bir serlevha olarak, tarihe tanıklık etsin diye adeta talîk edilmiş şu cesaret, celâdet, hem de şehâmet timsâli o ateşîn ifadesi ile birlikte:

Zâlim olsa ne rütbe bî-pervâ 

Yine bünyâd-ı zulmü biz yıkarız! 

Merkez-i hâke atsalar da bizi 

Küre-i arzı patlatır çıkarız!

Teşrîh

Şu “Zâlim”, bize karşı olan şu zulmünde ne derece kararlı, amansız ve de şedîd olsa da

Biz, yine de bu zulmün binasını, hem de ta en temelinden yıkar atar, hâk ile yeksân ederiz!

Şâyet “Yer”in ta en merkezine, arzın şu çekirdeğine, en “derinine” atsalar da dünyanın bizi

Tıpkı, mukavemetsûz en büyük bir bomba gibi, biz, -biiznillah- onu patlatır da yine de fırlar dışa çıkarız!..

Okunma Sayısı: 1801
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ahmet Danışmaz

    28.5.2022 18:00:53

    Inşallah, öyle olacak. Selamlar

  • Rasim

    28.5.2022 17:23:43

    Bunaltı içinde olduğum şu günümde bu dizeler ve şu resim önemli bir manevi kuvvet oldu. Teşekkür ederim.

  • Abdullah Tunç

    28.5.2022 13:43:54

    Sultan Abdulhamid ve Sultan Abdulaziz'i doğru anlamak için şu satırlara bakılsa,dikkatle okunsa ve doğru anlaşılsa .mese le tam vuzuha kavuşur.. " Alem-i İslam için en deh letli asır,altıncı asır ile Hü lago fitnesi ve onüçüncü asrun ahir ve on dördüncü ası ile Harbi Umumi fitnle ri olduğu münasebetiyle, bu cümle makam-ı ebce diyle altıncı asra ve evvel ki cümle gibi " El azizilha mit kelimeleri ile bu asra, Sultan Abdulaziz ve Sultan Abdulhamit devirle rine imâ eder." Sikke-i Tasdik'i Gaybi,Yeni Asya,sh,158-159.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı