"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yeni Türkiye Yüzyılı: TÜİK’e göre kazanıp ENAG’a göre harcamak...

Orhan Ali YILMAZ
27 Aralık 2023, Çarşamba
Adamın biri Kayseriliye sınamak için sorar, “2 kere 2 kaç eder?” diye. Kayserili de hafifçe gülümser ve “Adamına göre değişir…” der, adamın şaşkın bakışları arasında. Ve sorar, “Size kaç lâzımdı efendim?..”

TÜİK’in “enflasyon” hesaplamalarını düşünürken nedense bu “anlamlı” tablo, soru ve de cevabı bir anda gözümde canlandı...

TÜİK’e göre, 2023 yılı Kasım ayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) % 3,28 oranında artmış. Kasım ayındaki artışla birlikte bir önceki aya kıyasla, 0,62 puan artarak, yıllık enflasyon % 61,98 düzeyinde gerçekleşmişmiş…

ENAG’a göre ise, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Kasım ayında %5.58 artmış. TÜFE’deki 12 aylık toplam artış oranı ise % 129.27 olarak gerçekleşmiş.

Peki, vatandaş bunlardan hangisine inanacak, TÜİK’e mi yoksa ENAG’a mı!?

Daha doğrusu, hangisine göre kazanacak ve hangisine göre yaşayacak!?

Asıl problemimiz…

Önemli olan, senin “hissettiğin” sıcaklık ya da “soğukluk” derecesi, termometre neyi gösterirse göstersin. Hele de havada yüksek oranda, şu hesaba katılmayan şu rutubet ve de nem varsa... Ve sen “öldükten sonra” bütün şu termometreler ya da ölçümler, hepsi anlamsızdır.

Vatandaş, açıkçası “yaşamaya” çalışıyor…

Neyi peki!

Havayı, suyu, gıdayı, barınmayı…

İronik olarak, bazıları “Hava bedava!” diyorlar ve “Daha ne istiyorsunuz?” diye de soruyorlar.

Açlık sınırının 14.000 TL, yoksulluk sınırının 46.000’ne dayandığı bir ülkede yaşamak…

Çalışanlarının şu %60’nın 11.400 TL gibi bir ücretle yaşadığı, daha doğrusu “-muş” gibi yaptığı bir ülkede yaşamak…

Veya içinde hiçbir lüks kalemin, hiçbir keyfi harcamanın bulunmadığı 4 kişilik bir ailenin aylık ortalama harcaması olan 46.000 TL ile idame-i hayat etmeye çalışmak…

Hadiste, “Komşusu açken, tok yatan bizden değildir!” buyuruyor Sevgili Peygamberimiz.

Çalışanların %60’ı, yani şu 10 milyonun üzerinde vatandaşımız “aç” bu memlekette, ey şu “tok” yatan vatandaşlarımız!

Ey Ulu’l-Emr!

Ey milletvekili maaşının kendilerine, şu masraflarına yetmediğinden dert yananlar!

Ey çok “huzur”lu bürokrat ve de bakanlar!

Millet “huzur”suz ve de “aç”; ve gözünü size dikmiş, sizlere bakıyor; bilmem farkında mısınız!?..

Hani, hem de şu sözüm ona “Müslümanız” ya…

Okunma Sayısı: 2547
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • S.topuz

    27.12.2023 21:54:42

    ..."Böyle acib bir zamanda, şübheli mallarda, zaruret derecesinde iktifa etmek lâzımdır. Çünki اِنَّ الضَّرُورَةَ تُقَدَّرُ بِقَدْرِهَا sırrıyla: Haram maldan, mecburiyetle zaruret derecesini alabilir; fazlasını alamaz. Evet muztar adam, murdar etten tok oluncaya kadar yiyemez. Belki, ölmeyecek kadar yiyebilir. Hem yüz aç adamın huzurunda, kemal-i lezzet ile fazla yenilmez." Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur Külliyatı Lemalar - 142

  • Salih baş

    27.12.2023 13:33:03

    Müslümanlık nerde bizden geçmiş insanlık bile Alem aldatmaksa maksat aldanan yok nafile Kaç hakiki müslüman gördümse hep makberdedir Müslümanlık bilmem ama galiba göklerdedir

  • fikretaydoğdu

    27.12.2023 03:58:49

    Hocam bahsi geçen tok müslümanlarımız " Komşusu açken, tok yatan bizden değildir!” hadisinin kapsama alanı dışında kalmaktadır.Zira onlar biz fakirlere hiç bir zaman komşu olmadılar ki bizim açlığımız onlara dert olsun! Belki seçim zamanlarında biz fakirleri temsilen bir fakir kardeşimize bir iki saatliğine misafir olmuş olabilirler.Hepsi bu kadar.Madem komşumuz değiller bırak tok yatsınlar ve huzurla uyusunlar.Uyandıklarında bizim komşumuz olurlar.Uyanmak istemiyorlarsa da " bizden değildir " sözünün sahibinin ( sav) sahibiyle ( cc) hesaplaşırlar. Biz bizim kendi komşularımıza bakalım .Tok yatmama ihtimali olan komşunuz varsa ve bizde bundan habersiz isek bize de yazık değil mi hocam? Bir soru: Her hadisle amel etmek gerekir mi? S.Kösmene kardeşimize iletilmek üzere ...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı