"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Abdullah Emin Akay da vefat etti

Osman ZENGİN
21 Ocak 2026, Çarşamba
Bursa Teknik üniversitesi, Uludağ üniversitesinden sonra, Bursa’nın, ikinci üniversitesi olarak 2010 tarihinde faaliyetine başladı. Fakat, okulun belli bir binası yoktu.

Emanet olarak bazı yerlerde faaliyet gösteriyordu. Hattâ, o zamanlar bizim de vazife yaptığımız Bursa Büyükşehir Belediyesi, onlara bazı binalarını tahsis etti. Bu sebepten dolayı da rektörle münasebetimiz oldu.

Sonradan, oraya gelen Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Abdullah Emin Akay’ın, arkadaşlarımızdan olduğunu öğrendim. Ona da makamında hem “hoşamedî” yapıp, hem de “hayırlı olsun” ziyaretinde bulunmuştum. Çok memnun olmuştu. Daha sonraki görüşmemizde de rektöre, Abdullah Beyin arkadaşımız olduğunu ihsas etmiştim.

Abdullah Bey, aslen Safranbolulu olup sessiz, muhterem bir kardeşimizdi. Bazen, sohbet zeminlerinde de bir araya geliyorduk. Kendisi bir müddet ABD’de bulunmuş, iyi bir akademisyen idi. 

Zaman zaman görüşüyor, hâlleşiyorduk. Geçenlerde, sohbetlerimize, uzun müddettir gelmediğini fark ettim. Onun samimî olduğu bir kardeşimize sordum. Sonra da, 5 Ocak 2026 tarihinde arayıp konuştum. “Abdullah kardeşim, epeydir seni göremiyoruz. Bak, seni seviyoruz ve özledik, gel!” dedim. O da; “Haklısın ağabey. Ama en kısa zamanda geleceğim inşâallah!” dedi. Fakat benim gördüğüm kadarıyla, gelmedi, gelemedi.

18 Ocak akşamı gelen şok bir haberle, Abdullah kardeşimizin anî bir kalp krizi neticesinde vefat ettiğini öğrendim. Şaşırdık. Hemen münasebeti olduğu arkadaşlarımıza ve okulun ilk kurucu rektörü (aynı zamanda, benim de arkadaşım ve meslektaşım) olan Prof. Dr. Ali Sürmen ile sonraki rektör Prof. Dr. Ârif Karademir’e haber verdim. Ârif Hoca Balıkesir’de imiş. Her iki rektör de hem şaşırdı, hem de şok olup üzüldü ve ağladı.

Cenaze, memleketine götürülüp, oraya defnedilecekti. Ama üniversitesi, okulda bir merasim yapıp sonra göndermeyi plânlanmış. Ali Hoca ile yolda karşılaştık ve beraber okula çıktık. Orada bizim de bir çok arkadaşımız vardı. Baktım, birisine taziye veriyorlar. Uzaktan şahsın devamlı göz yaşları içinde herkese sarılıp, taziyeleri kabul ettiğini gördüm. İçimden “Herhâlde abisidir” dedim. Yaklaşınca, bir de baktım ki, eski rektör Ârif Hoca. Nasıl ağlıyor. Onun o hâlini gören bazıları da ağladı. Bizim de rikkatimize dokundu tabiî. Ârif Hoca ile Abdullah kardeşimiz, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinde de beraberlermiş. Ârif Hoca rektör olunca arkadaşlarını, dolayısıyla, Abdullah kardeşimizi de getirmişti. Neyse, biz, ilân edilen programa göre merasim başlayacak diye beklerken, öğrendik ki, biraz öne çekmişler. Hattâ, cenaze namazı dahi kılınmış. Dolayısıyla biz de ondan dolayı yetişememiş olduk.

Allah, Abdullah kardeşimize rahmet eylesin. Makamı Cennet olsun! Buluşmalarımız da, Cennette olsun! Camiamızın ve akrabalarının da, başı sağ olsun!

Okunma Sayısı: 205
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı