"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bediî Yılmaz ve İbrahim Günaydın’a Allah rahmet eylesin

Osman ZENGİN
13 Ocak 2026, Salı
Cuma günü (09.01.2026) iki vefat haberini birden aldık. Biri, gazetemizin de yazarlarından olan İbrahim Günaydın, diğeri de, kadîm Nur talebelerinden; Bediî Yılmaz Ağabeyimiz.

İBRAHİM GÜNAYDIN 

Aslen Bolu Geredeli olan İbrahim kardeşimiz, İlâhiyatçı idi. Yurdun çeşitli yerlerinde muallimlik yaptıktan sonra, Ankara’ya  yerleşmişti. Ankara’ya gittiğimiz zamanlar, başta Maltepe olmak üzere, çeşitli hizmet mekânlarımızda görüşüyorduk. Hâlim-selim, kendi hâlinde, ihlâslı bir kardeşimizdi. Gazetemizde de yazardı. “Ölüm” üzerine çok yazıları vardı. Garibtir, vefat ettiği gün gazetede son makalesi çıkmıştı.

Ara sıra fikir teatisinde bulunurduk. Bazı yazıları neşredilmeyince üzülürdü.

Bir müddettir, hastanede yatıyormuş. Mezkûr günde vefat haberini aldık, üzüldük. Tam onun tâziye yazısını yazmaya başlarken, İzmir’den, yine gazetemiz yazarı Mehmed Çetin kardeşimiz aradı ve Bediî Yılmaz Ağabeyin vefat haberini verdi.

BEDİÎ YILMAZ

Bediî Ağabeyi eskiden beri tanırız. Hâin ihtilâllerin, aramıza soktuğu iftirak olmasaydı, onu şimdi bütün  Yeni Asya okuyucuları da tanımış olacaktı. 

Aslen Mardinli olup, Batman petrol rafinerisinde işe girmiş, sonra Kırıkkale ve İzmir-Aliağa gibi rafinerilerde çalışmış ve emekli olarak oraya yerleşmişti.


Osman Zengin, Bedii Yılmaz (ortada), Abdusselâm Demir

 

Geçtiğimiz Temmuz ayında, Batmanlı Hacı Mirza Ağabeyin oğlu Abdusselâm Demir ile beraber, İzmir Aliağa’ya gittik. Talebelik zamanımızdan okul arkadaşım, meslektaşım, Masum Arıkan’ı ziyaret ettim. Aynı zamanda kendisi, Bediî Ağabeyin damadıydı. Beraber Bediî Ağabeyi ziyarete gittik. Çok memnun olmuştu. Bir sene önce de böyle bir ziyaretimiz olmuştu. 

Oturduk, konuştuk, eskilerden bahsettik. Eski arkadaşlarından, başta Ömer Tuncay Ağabey, yeğeninin zevcesi olan Veysi Er olmak üzere, bir kaç kişiyle konuşturdum, çok memnun ve mütehassis oldu. 

Bir müddet evvel hanımı vefat etmişti. Onu hiç unutmadığını ve özlediğini, hasret duyduğunu anlattı. Evde yalnız yaşıyordu. O gece beni bırakmadı. Sabah bir kalktım ki, kendi eliyle, denize nâzır balkonunda bize kahvaltı hazırlamış. Sohbet ederek kahvaltımızı bitirdik ve öğle civarı ayrıldık. Bayramda arayıp konuşmuştuk. Yakınlarda, bir kaç defa aramaya niyetlendim. Ama araya giren bazı manialar yüzünden arayamamıştım. 

Vefat haberini işitince, çok hüzünlendim, hislendim. İçimden; “Keşke arasaydım da, konuşsaydım” dedim.

İhlâslı, mütevazı Bediî Ağabeyimize de, İbrahim Günaydın kardeşimize de Allah rahmet eylesin! Makamları âlî, mekânları Cennet olsun. Akrabalarının da başı sağ olsun.

Okunma Sayısı: 184
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı