"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Receb Kök ve Mahir Acar

Osman ZENGİN
01 Haziran 2026, Pazartesi
Âhirzamanın alâmetlerinden olan ânî ve çok ölümler, bir bakıma kıyametin ayak sesleridir de... Evet, şöyle bir bakın! Nasıl da bu şekilde ölümler çoğaldı. Bir kıyamet alâmeti de, kimin niye öldüğünü kimin de niye öldürdüğünü bilmemesi...

Dedik ya işte, âhirzaman hâlleri bunlar. Bizim camiamızda da, yakın zamanda, böyle çok ölümler vuku buldu. En son da, Bursa'nın mübarek bir ferdi olan Mahir Acar kardeşimizin anî vefatı oldu. 9 Mayıs 2026 akşamı, onun vefat haberini alınca müteessir oldum. Mahir kardeşimiz, Bursa'mızın mübarek, sessiz bir ferdi idi. Onu, bir çok sohbet mekânında ve hizmetimizin icra edildiği başka yerlerde görmeniz mümkündü.

Gittiğim mekânlarda, bu ders kuşuna bakardım, dikkatle okunan bahisleri dinlerdi. Çok sesi çıkmaz ama kendisine tevdi edilen veya kendisine pay çıkardığı bir hizmet hareketi olursa, sessizce gereğini yapardı. Bazen konuşur, hasb-ı hâl ederdik. Kendisi hem Bursalı, hem de, Bursa'nın eski bir esnaf çocuğuydu.

Bir müddettir, Bursa umumî sohbetlerinde göremiyordum. Meğer, Karacabey, Bandırma taraflarına gitmiş, oralarda yaşıyormuş. Bursa Yeni Asya mesaj grublarımızda, vefat edenler için dağıtılan cüzlerden, muhakkak alırdı. En son Bursa Bediüzzaman mevlidine atfen okunan hatimden de bir tane almıştı. Şimdi de kendisine, cüzler okunuyor, hatimler iniyor. İnşaallah Rabbimiz, Mahir kardeşimizin o okuduğu cüzleri, hatimleri, orada ona şefaatçi yapar. Makamı, mekânı Cennet olsun! Akrabalarının ve câmiamızın başı sağolsun.1

Kahraman Receb Kök

Onlar, 12 Mart alçak hadisesinin kahramanıydılar. Mustafa Cahid Türkmenoğlu (o zaman savcıydı), Ömer Tuncay, Receb Yanar (Zafer Ali’ye Risale-i Nurları tanıtan), Receb Kök ve Erol Çınar.

Ne yapmıştı bunlar? Kur’ân ve Kur’ân tefsiri olan Risale-i Nurları okumuşlardı. Suçları buydu. Üçü, çeşitli üniversitede okuyan talebe. Birisi savcı. Birisi de, o zamanların mühendis mesabesindeki yüksek tekniker. Haksız ve zulmen yakalanıp hapse konulan bu kahramanlardan, Türkmenoğlu ve Ömer abi 7,5 sene ağır caza ile cezalandırılmıştı. Diğer üçü de üçer buçuk sene... İşte, bunların içindeki Receb Kök, o zaman Eczacılık fakültesinde okuyordu. Aslen Zonguldak, (Karabük vilâyet olmamıştı daha) Yenice’li idi. Çok mübarek, hâlim-selim ve ehl-i hizmet, daima mütebessim, konuşması ve sözleri bile sakin, kimseyi incitmeyen, kırmayan biriydi. Ankara’dan hapis sonrası mezun olup memleketine gidip eczacılığa başlamıştı.

15 Temmuz hâin hareketinden sonra bir araya gelmiştik. Bana enteresan bir şey anlattı: ”Osman kardeş, benim bir amcamın oğlu var. Onun ismi de Receb. Fakat o solcu, CHP’li. Hani, baştakiler milleti, birbirini gammazlamaya davet etmişti ya. O zaman bizim amcaoğlunun bir düşmanı onu da ‘Fetocu’ diye şikâyet etmişti. Polis de bakıyor tabiî o solcu. ‘Olsa olsa bu eczacı olan Fetocudur’ diye geldi bizi aldı. ‘Yahu siz ne yapıyorsunuz? İşte ben o değilim, hem burada AKP’nin kurucularındanım (aslında Osman kardeş, onun tokadını yedim ben demişti) filan desem de, ‘tamam hocam onu orada anlatırsın!’ diye beni nezarete götürdüler. Bir hafta kadar kaldıktan sonra iş vuzûha kavuştu ve beni bıraktılar. Ama o hafta eczaheneden dolayı benim SGK’ye ödemem vardı. Onu ödemek için bir dairemi sattım” demişti.

On sene kadar önce, bir iki arkadaşla "70’li seneler talebe arkadaşları" diye bir grub yapmıştık. Orada, 70 öncesi başlayıp 70'ler içinde ve 70'lerde başlayıp 70 sonrası mezun olan arkadaşların hepsini davet etmiştik. Ve bir müddet sonra Ankara’da yüz kişiden fazla kadim arkadaşlar bir araya geldik. Artık birbirinin izini kaybeden, kırk senedir görüşemeyen arkadaşların ağlayarak birbirine sarılması, kucaklaşması görülmeye değerdi. Receb Kök Ağabey musafahanın neticesinde yanıma geldi ve "Osman kardeş, Receb Ağabeyi (Yanar) göremedim, o gelmedi mi?" dedi. "Olur mu Receb Ağabey, az önce kucaklaştın ya" dedim. "Aaa ne zaman ya, hani nerede?" dedi. Gösterdim. Daha birbirine bir iki def'a sarılarak ağlamalarını bir görecektiniz. Hâlbuki ikisi de aynı evde kalmış, üstelik de hapishane arkadaşlarıydı. Bir iki sene önce ben Ankara’da iken, birkaç arkadaş Bolu-Yeniçağa’daki cemaat kır buluşmasına gitmeye niyetlendik. Ömer Tuncay Ağabeyi de aldık. Mesire yerine gidince bir baktık Receb  Kök de orada. Ömer Ağabeyi görünce çok sevindi. İkisi de hapishane arkadaşı idi. Artık onların o eski günleri yâd ederek konuşmalarını dinlemek çok hoş olmuştu. Bir kaç senedir bir rahatsızlığından dolayı kendini koyuvermiş, bedbinlenmişti. Doğru-dürüst yemiyormuş da... Bir kaç ay evvel yeğeni Şener kardeş benden, onunla konuşmamı rica etmişti. Aradım, konuştum. “Yahu Receb Ağabey, sen, Üstadın prensiblerini bilmiyor musun mübarek? Ne diyor Üstad? ‘Lâ taknetu min rahmetillâh!’ değil mi? “Evet” dedi ve bana söz vermişti ama sonra ne yaptı bilemiyorum.

19 Mayıs 2026 akşamı vefat haberi geldi, müteessir oldum. İçimden “Aman Allah’ım, şu son günlerde kaç dostumuz ahiret âlemine göç etti?” dedim. Hakikaten de, peşpeşe ve anî vefatlar bize bayağı tesir etti. Receb Kök Ağabeyimize Allah rahmet eylesin. Makamı, mekânı Cennet olsun. Akrabalarının ve camiamızın başı sağ olsun.

Dipnot:

1- 9 Mayıs akşamı, gazetemizin umumî neşriyat müdürü  Abdullah Eraçıkbaş kardeşimden aldığım bir mesajla, onun aynı zamanda amcaoğlu olan Efdal Eraçıkbaş kardeşimizin ağabeyi, Mustafa Eraçıkbaş'ın da vefat haberini öğrendim. Bu kardeşler "Bahadır Ambalaj"ın sahipleri idi. Hem gazetemize, hem hizmetlerimize çok faydası olmuştu. Allah rahmet eylesin, mekânı Cennet olsun.

Okunma Sayısı: 205
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı