İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Türkiye’nin ağır bir yargı kriziyle karşı karşıya olduğunu belirterek, “Millet hayatın her alanında adalete hasret” dedi.
Ankara - Mehmet Kara
[email protected]
İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, 2026-2027 Adlî Yılı’nın başlaması dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’nin yeni adlî yıla Cumhuriyet tarihinin en ağır yargı kriziyle girdiğini belirterek, “Adlî yıl açılışları, yargının gerçek durumunun bütün açıklığıyla konuşulduğu ve ülkeyi yönetenlerin kendi sorumluluklarıyla yüzleştiği günler olmalıdır. Oysa bu yıl da merasimler, temenniler ve pembe tablolarla geçiştirilecek. Millet ise hayatın her alanında adalete hasret” dedi.
Bu tablo bilinçli tercihlerin sonucu
İktidarın, tarihimizde görülmedik ölçüde yargıyı muhalefeti sindirmenin, siyasî rakiplerini etkisizleştirmenin ve toplumun farklı kesimlerine gözdağı vermenin aracı olarak kullandığını belirten Yeneroğlu, yargının içinde bulunduğu durumun aslında verilere dahi ihtiyaç duyulmaksızın tüm toplum tarafından hissedildiğini söyledi. Yeneroğlu, “World Justice Project’in 2025 Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde Türkiye, 143 ülke arasında 118. sıradadır. ‘Temel haklar’ kategorisinde 134., ‘Hükümet yetkilerinin sınırlandırılması’nda ise 136. sıraya gerilemiştir. 2015’ten bu yana devam eden gerileme sürmüştür. Bu tablo, iktidarın bilinçli tercihlerinin sonucudur” dedi.
Yargı paketleri krizi çözmüyor
En yüksek yargı organlarının kararlarının yıllardır sistematik biçimde yok sayıldığını ifade eden Yeneroğlu, “AİHM ve AYM kararlarının uygulanması iktidarın göstereceği bir lütuf değil, Anayasa’nın zorunlu bir gereğidir” şeklinde konuştu. Belirli aralıklarla çıkarılan yargı paketlerinin krizi çözmediğini vurgulayan Yeneroğlu, “Bu yıl da gördük ki reform diye sunulan teknik düzenlemeler, derin adalet kriziyle yüzleşmekten kaçıştır. Gerçek reformun gündemi bellidir: Kuvvetler ayrılığının tesisi, Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun gerçek anlamda bağımsız hâle getirilmesi, hâkim ve savcıların atama ve terfilerinde liyakatin esas alınması, coğrafi teminatın tüm hâkim ve savcılara tanınması, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının eksiksiz uygulanması ve keyfî tutuklama pratiğine son verilmesi” ifadelerini kullandı.
Adalet varmış gibi yapılamaz
Yeneroğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Hukuk devleti, sürekli tekrarlanan bir slogan değil, her an kendini ispat etmekle mükellef olunan bir uygulamadır. Hukuk devletinin olmadığı yerde demokrasi de, güven de, yatırım da, toplumsal barış da olmaz. Çağrım açıktır: Bu çıkmaz yoldan dönülmeli, anayasal devlet fikrine geri dönülmelidir.”