"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İnsanın en büyük vazifesi, tesbih ve hamddir

Risale-i Nur'dan
01 Aralık 2019, Pazar
İnsanın en evvel ve en büyük vazifesi, tesbih ve tahmiddir. Evvelâ mazi, hal ve istikbal zamanlarında görmüş veya görecek nimetler lisanıyla...

İ’lem Eyyühe’l-Aziz!

İnsanı hayvandan ayıran şeylerden biri, mazi ve müstakbel ile alâkadar olmasıdır. Hayvan bu iki zamanı bihakkın düşünecek bir idrake mâlik değildir. İkincisi, gerek enfüsî, gerek âfâkî, yani dâhilî ve hâricî şeylere taallûk eden idraki küllî ve umumîdir. Üçüncüsü, inşaata lâzım olan mukaddemeleri keşif ve tertip etmektir –meselâ, bir evin yapılması için lâzım olan taş, ağaç, çimento misillü lüzumlu mukaddemeleri ihzar ve tertip etmek gibi.

Binaenaleyh, insanın en evvel ve en büyük vazifesi, tesbih ve tahmiddir. Evvelâ mazi, hal ve istikbal zamanlarında görmüş veya görecek nimetler lisanıyla, sonra nefsinde veya hâricinde görmekte olduğu in’amlar lisanıyla, sonra mahlûkatın yapmakta oldukları tesbihatı şehadet ve müşahede lisanıyla Sâni’i hamd ü sena etmektir.

İ’lem Eyyühe’l-Aziz!

Cenab-ı Hakk’ın atâ, kaza ve kader namında üç kanunu vardır. Atâ kaza kanununu, kaza da kaderi bozar. Meselâ, bir şey hakkında verilen karar kader demektir. O kararın infazı kaza demektir. O kararın iptaliyle hükmü kazadan affetmek atâ demektir. Evet, yumuşak bir otun damarları katı taşı deldiği gibi, atâ da kaza kanununun kat’iyetini deler. Kaza da ok gibi kader kararlarını deler. Demek atânın kazaya nisbeti, kazanın kadere nisbeti gibidir. Atâ, kaza kanununun şümulünden ihraçtır; kaza da kader kanununun külliyetinden ihraçtır. Bu hakikate vâkıf olan ârif, “Yâ İlâhî! Hasenâtım Senin atândandır, seyyiatım da Senin kazandandır. Eğer atân olmasa idi, helâk olurdum” der.

İ’lem Eyyühe’l-Aziz!

Esma-i Hüsnayı tazammun eden bazı fezlekelerle ayetlere hâtime verilmekte ne gibi bir sır vardır?

Evet, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan, bazen âyât-ı kudreti ayetlerde bast eder, sonra içerisinden esmayı çıkarır. Bazen mensucat toplar gibi açar, dağıtır, sonra toplar, esmada tayyeder. Bazen de, ef’alini tafsil ettikten sonra, isimler ile icmal eder. Bazen de, halkın a’malini tehdidâne söyler, sonra rahmete işaret eden isimlerle teselli eder. Bazen de, bazı makàsıd-ı cüz’îyeyi zikrettikten sonra, o makàsıdı takdir ve ispat için, bürhan olarak kavâid-i külliye hükmünde olan isimleri zikrediyor. Bazen de, maddî cüz’iyatı zikreder, sonra esma-i külliye ile icmal eder ve hakeza...

Mesnevî-i Nuriye, Onuncu Risale, s. 226

LÛ­GAT­ÇE:

âfâkî: Kâinat ve içindeki hadiselere ait; nefsin haricindeki âleme dair.

atâ: Bağış, ihsan, lütuf, ikram.

âyât-ı kudret: Kudret delilleri; kudret anlatımları, ifadeleri.

bast etmek: Yayma, yayılma, açma, serme, döşeme.

bürhan: Delil.

enfüsî: Nefisle ilgili, insanlarının kendi iç âlemlerine ait.

fezleke: Özet, netice.

hasenât: İyilikler.

in’am: Nimet verme, nimetlendirme, ihsan etme.

kavâid-i külliye: Genel kaideler, herkesi ilgilendiren, herkesin uyacağı kurallar.

makàsıd-ı cüz’iye: Küçük maksatlar, gayeler.

mensucat: Dokumalar.

Sâni’: Sanatla yaratan Cenab-ı Hak.

seyyiat: Seyyieler, kötülükler.

tahmid: Elhamdülillâh demek, bütün övgünün ve hamdin yalnız Allah’a ait olduğunu söylemek.

tayyetmek:  Açmak.

tazammun etmek: İçine almak.

Okunma Sayısı: 1509
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı