"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Çocuklarımız bize nasıl yabancılaştı?

Rukiye Anar
09 Kasım 2021, Salı
Çocuk insanın gönül meyvesi, göz aydınlığı, mutluluk sebebi, yaşam sevinci iken ne oldu da bu zamanda yürek yangını, gönül sancısı oluverdi?

Âyet-i kerîmede geçen ifade ile ters duran bir hâle döndü. “Ve onlar ‘ey Rabbimiz bize eşlerimizden ve zürriyetimizden gözümüzü aydınlatacak, gönlümüzü sevindirecek salih kimseler ihsan eyle ve bizi takva sahiplerine önder kıl” diye duâ ederler.” (Furkan 74)

Âyette duâ ile istenilen Cennetin bir numunesi aile saadeti ve çocuk sevgisidir. Ancak bu arzu ve talep her zaman bir hikmet gereği yerine gelmemiştir. Zira diğer âyetlerde de eş ve evlâtların imtihan olacağı, fitne olabileceği belirtilmiştir. 

Şu durumda göz aydınlığı için istenilen aile bir hikmet gereği şiddetli bir imtihanla kalb yarası olabilir.  Ancak biz imtihan dışında herkesle alâkalı, her anne babayı çaresiz bırakan özellikle Müslüman aileleri yakan bir dertten yani ahirzaman ateşinden bahsediyoruz. Neden çocuklarımız bize ateş oldu?

Bu ateşi tutuşturan asıl sebeplere bakalım. Bunun için gerilere belki iki yüzyıl öncesine gitmemiz gerekiyor. Çünkü bu yangının ilk kıvılcımları o zaman atıldı. 

Tanzimatla başlayan yenilik hareketi bir müddet sonra kendi kültürüne yabancılaşma ve inandığımız değerlerden uzaklaşma meydana getirdi. Avrupa’ya giden Osmanlı evlâdı Batı hayranı bir aydın olarak geri döndüğünde bu zihniyetle iş başına geldi. 

Kültürümüzün ana yapısını oluşturan İslâm, bunların gözünde gericilik ve dar kafalılık olarak telâkki edildiğinden okuyan kesimde oluşan güya modernleşme hareketi bu devre kadar tedrici olarak devam etti. Bu dönem içerisinde yetişen evlâtlar ana babaya tam itaatkâr olmasa da saygı sevgi içinde idiler.

Ancak bu yüzyılın başından itibaren her şey ters yüz olduğu gibi bu kuşak yani bizim çocuklarımızda da her şey ters yüz edildi. Çok az kısmı hariç dine alâka kalmadı. Tam da bu yüzden gençlerimiz Allah’a inanma noktasında tereddütte, Kur’ân hususunda şüpheci, peygambere inanma konusunda bir çok çelişki içinde bulunuyorlar mâalesef. 

Eğlence, para ve haz dışında başka bir şey düşünemez hâle geldiler. Anne babaya karşı ise tam bir ukâlalık var. Peki niçin bu durum?

Bunun bir çok sebebi var. Ama en önemlisi şu ki, daha önceki devirlerde evlâtlar hayatta bir çok şeyi ana babadan öğreniyor onları örnek alıyor, onları dinliyorlardı. Ana babayı dinlemek ve hürmet etmek her medeniyetin mutlak yasası gibiydi. Tabiî ki bizim inancımıza göre ise İlâhî emir ile perçinlenmiştir. Şimdilerde ise çocuğun rehberi sosyal medya starları ve ünlüler. Böylece dijitalizimin getirdiği yeni tarzda hürmet, merhamet muhabbet katledildi ve yerine fıtratın tersine egoist, narsist kişilik ve şımarık bir kuşak meydana çıktı. Çünkü çocuğun elinde dijital aletler devamlı bunu işliyor beyinlere. Öyle ki izlediği film, oyunlar, programlar her biri şiddet ve hırsı, tetikliyor. Böylesine bir işgâlin olduğu ortamda o genç beyinler her gün biraz daha kendinden, fıtratından, gerçeklerden daha önemlisi hayatın gayesinden uzaklaşıyor yabancılaşıyorlar. Öyle bir noktaya geliyorlar ki hayatta kendi zevkleri ve renkleri dışında her şeye düşman olabiliyor. Hatta anne babaya bile düşman kesilebilirler. Çünkü onları zevklerinden alıkoyan veya onlara istedikleri şeyleri sunamayan ana babaya karşı öylesine acımasız, saygısız, duyarsız olabiliyorlar ki insanın aklına evlâtların başkaldırması ile ilgili hadis rivayetlerini getiriyor. 

Evet çaresiz ebeveyn ve yanında söz dinlemeyen, sözden anlamayan, âdeta sağır olmuş evlâtlar. Zavallı anne baba dünyasına yandığı gibi ahiretine daha çok yanacak, zira evlâdının dünyası bir yana ahireti yanıyor, onu sonsuza kadar kaybediyor. İşte tam da bu yüzden çocuklarımız bize ateş oldu. 

Tabiî hususî plânda yetiştirilen, iman hakikatleriyle beslenen o nadide evlâtları kastetmiyoruz. Belki de onlar bu karanlık çağı aydınlatacak kandiller gibidirler. 

Onlardan bu insanlık çok şey bekliyor. 

Dersane, medrese ve bunun gibi bir çok yer imanın, faziletin, maneviyatın mektebi olarak vazifesini yapıyor ve serada yetiştirme titizliği ile bu gençler ahirzamanın kalbine doğru boy sürmektedirler.

Okunma Sayısı: 1418
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Sertaç LÜSER

    9.11.2021 01:08:08

    Konu çok önemli.Burada değindiğiniz en çarpıcı cümle şu oldu benim için " daha önceki devirlerde evlâtlar hayatta bir çok şeyi ana babadan öğreniyor onları örnek alıyor, onları dinliyorlardı. Ana babayı dinlemek ve hürmet etmek her medeniyetin mutlak yasası gibiydi. " Maalesef içinde yaşadığımız fakat fark edemediğimiz bir durum.Biz çocuk yetiştirdiğimizi zannediyoruz bazen fakat acı gerçekler her vecihle sarmış bizleri.Şimdi Anne ve Babaya bazı roller düşmüyor bile.Ebeveynler olarak eğitim ve öğretimin ilk basamağı olmayı bırakmamak lazım hemde her türlü oumsuzluğa karşı.Çocuk bizden hayata dair önemli hakikatleri alamaz ise mutlaka bu açığı başka malayani şekilde dolduracak.Rabbim hayırlı evlatlar yetiştirmeyi bunu yaparken onlara engel değil destek olmayı nasip etsin.Konu seçimi ve aktarım için ALLAH razı olsun.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı