"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hicretten günümüze izdüşümler

Rukiye Anar
18 Ağustos 2021, Çarşamba
Her nebinin hayatında bir şekilde hicret olagelmistir. Hicret imandan sonra cihad ile yanyana anılan en yüksek kulluk vazifesi olması itibariyle mü’minin hayatınında imanın alâmetleri sayılabilir.

Öyleyse bu kadar önemli olan hicret ne demektir? Doğup büyüdüğü, aile bağları olmak üzere bir çok bağın bulunduğu yerden başka bir diyara sırf Allah’ın rızasını düşünerek gitmek yani göç etmektir. 

İnsan doğup büyüdüğü yere karşı bağ kurar, ilgili olduğu her şeyle bir çeşit alâkadarlık oluşturur. Böyle olunca nereye giderse gitsin, doğduğu ve büyüdüğü yerlere daima bir merak ve özlem duyar. Ancak inandığı değerler için ve hayatının biricik gayesi dinini daha iyi yaşayabilmek için bu kadar güçlü bağları dahî yalnızca Allah rızasını isteyerek yurdunu terk eder, her türlü bağlı bulunduğu şeyden bağını çözüp gidebilir. 

Elbette bu herkesin yapabileceği bir şey de değildir. Çünkü bütün bu dünyevî bağları bırakıp gitmek insanı zorlar. Şu âyete baktığımızda hicret edenlere “İman edenler, hicret edenler, Allah yolunda cihad edenler ve onları barındıranlar ve yardım edenler, işte onlar gerçek mü’minlerdir, işte onlar için mağfiret ve daimî rızık vardır.” (Enfal- (74) denilerek Rabbimizin büyük övgüsüne mazhar oldukları belirtiliyor. 

Malûm olduğu üzere en büyük hicret Peygamber Efendimizin (asm) hayatında gerçekleşmiştir. Çünkü o, hicretle öyle büyük bir inkılâp yapmıştır ki bütün zamanlara ışık tutacak, çığır açacak bir keyfiyet taşımaktadır. Biz o ve muhacirlerin yaptıkları hicrette Allah’ın dinî ve emri için anadan, babadan, evlâttan ve evinden, barkından ayrılarak bir göç etme görüyoruz. 

Yâni bütün dünyevî bağları ve rahatlık, güvenlik sağlayacak vâridâtı terk ederek gitmek. İşte bu imanın, ihlâsın harekete geçmiş hâli veya canlanmış şekli sayılabilir. O yüzden Allah kendi yolunda cihad eden ve hicret edenlerin gerçek mü’minler olduğunu beyan ediyor. 

Mü’min Cenneti kazanmak ve rızaya ulaşmak istiyorsa Allah’ın bu emirlerini yerine getirmesi gerekiyor. Günümüzde bu şekilde hicret olmasa bile, Allah’ın istediği ve emrettiği şekilde yaşamak çok zor olduğundan, bunun için oldukça azamî gayret, azamî ihlâs ile çalışmak gerekmektedir. Belki de bu günün Müslümanları olarak biz yurdu, yuvayı terk etmesek bile dinî ve manevî değerleri korumak için ve hak rızası için çok fazla terk etmemiz gereken şey vardır.

Zira bize sunulan bunca rahatlık ve konforun, lezzetlerin birde günaha bakan yüzü, harama götüren yönleri bulunmaktadır ve en azından nefsi gaflete düşüren yanları vardır. Bu zaviyeden baktığımızda günahları, mâsiyeti terk etmek de bir çeşit hicret sayılır, aynı bunun gibi Allah’ın adını duyurmak ve tanıtmak, O’nun dinini yaşatma gayretleri de bir nevî hicret sevabı kazandırabilir. 

Bunun en güzel örneği Sahâbe Efendilerimizin binlercesinin dünyanın dört bir yanına hicret etmesi ve oralarda İslâmiyeti tebliğ ve temsil etmeleridir. Bu yüzdendir ki hemen her yerde Sahabe kabri bulunmaktadır. 

Hicretin cihanşümul boyutu ise çok daha fazla müzakere gerektiren bir konudur zira hicret hareketiyle Müslümanlar kendi devletlerini kendi toplumlarını kurdular ve bütün İslâm ümmetine örnek bir model olacak medeniyet inşasını başardılar Allah’ın izniyle. 

İslâm medeniyetinin en mükemmel inşasını ve mü’min topluluğunun en güzel misalini oluşturan bu harika teşekkülün mimarı elbette ki Peygamberimiz (asm) idi. 

Ahirzaman ümmeti olarak bizler bu gün, bir kez daha kendi değerlerimize sarılmalı ve bizi Allah’a yaklaştıran bütün amelleri gözden geçirmeli ve neyi nasıl anlamamız lâzımsa öylece anlayarak hayatımızda bunları canlandırmalıyız inşallah.

Hicretin bereketli ikliminden hissedar olmak dileğiyle...

Okunma Sayısı: 972
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı