"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kalb-i selîm nasıl olunur?

Rukiye Anar
25 Nisan 2021, Pazar
Ahirette en geçerli akçenin, en makbul şefaatçinin, en yüksek mertebenin selîm bir kalb ile gitmek olduğunu şu âyet-i kerîme ile bir kez daha hatırlıyalım: “O gün ne mal fayda verir ne evlât, ancak kalb-i selîm ile gelenler (kurtulur).” (Şuâra 88-89)

Evet selîm bir kalb, hakikatin şaşmaz pusulasıdır ve daima hakkı gösteren yanılmaz istikamet rehberidir. Zira kalbler ancak İlâhî bir otağ olması yanında Cenab-ı Hakk’ın  esma-i İlâhiyesi ile baktığı en yüce makamdır. Zira Rabbül âlemin bir hâdis-i kudsîde buyurur ki, “Ben âlemde hiçbir yere sığmadım, ancak mü’min kulumun kalbine sığdım.”

Bu hakikat ışığı ile baktığımızda biz insan olarak en yüce mertebe için, yâni eşref-i mahlûk olmak için yaratıldık. 

İnsan yaratılış olarak bu istidâdı taşırken ve böylesine üstün keyfiyete hâiz olabilecek iken, nedir insanı bu makamdan mahrum eden, esfeli safiline düşüren şey. 

Allah (cc) bizim düşme sebebimiz olarak şu âyette “Hayır, doğrusu onların işleyip  kazandıkları şeyler sebebiyle kalblerinin üzeri pas tutmuştur” (Mutaffifin 14) buyuruyor. 

Buna ilişkin olarak bir hâdiste “mü’min günah işlediğinde kalbinde siyah bir nokta oluşur, eğer günahı terk edip, tevbe ve istiğfar ederse kalbi cilâlanır, ama günah işlemeye devam ederse, siyah noktalar çoğalır ve sonunda kalbi tamamem kaplar” buyuruldu.  (Tirmizi)

Demek ki kalbin sâfiyetini bozan, onu karartan şeyler gaflet, günah, nefsanî ihtiraslardır. 

Nefsin ihtiraslarını açacak olursak, nerede olursa olsun, o içinde yaşadığı ortamda menfaat gözetir, hırsla etrafına bakar ve maddî manevî makamlarda kendisinin olmasını ister, elde edemediği yerlere şiddetli arzu ile bakar, arzu ettiği şeyler kimin elinde ise ona haset güder. Eğer nefsini ıslah edemezse kin duyar ve bu onu kötülüğe sevk eder. İşte burada anlatılan hâller mü’min kimsede dahi bulunmaktadır ki bunun örneğini Kur’ân bize Hz. Yakup’un (as) çocukları üzerinden vermektedir. O yüzden bizler bu tür süfli sıfatları kendimizde aramalı ve izale etmeliyiz. 

İhlâs Risalesi’nde, ihlâsın kaybına sebep olan sâiklerden en önemlisi, maddî menfaat cihetinde gelen rekabet ve kıskançlık duygusudur. Bu duygular özellikle dinî ve uhrevî hizmetlerde olursa ihlâsı kaçırır, kardeşine karşı hakikî sevgi duyamaz içten içe bir bozulma başlar, neticede kalb fesada uğrayarak kararır. İşte görüldüğü gibi nefis, ibadet ve hizmette bile olsa bu sakil duygulardan arınmadığı müddetçe kalb-i selîm sahibi olamaz.

Ayna üzerinde oluşan kirlerin, pasların görüntüyü bozması gibi kalbte uzun süreli kirlenme ve kararma sonucunda İlâhî esma cilveleri yansımaz. Kalb arınıp temizlenmezse zamanla mânen ölür, iman nuru söner. Böylesi durumda kişi hayr ve şerri ayıramaz, ruha zehir olan günahlar onu rahatsız etmez. 

Peki kalbin karardığı nereden bilinebilir. Bunun üç alâmeti vardır:

1-Kişinin günahlardan ürperti duymaması. 

2-İtaat ve ibadetten lezzet almaması. 

3-Nasihatin tesir etmemesidir. 

Böyle vaziyette olan kul, kalb saffetini bulmak için ciddiyetle tevbe ve inâbe kurnasına koşmalı ve her vakit Rabbine teveccüh ederek temizlenmelidir. 

İhlâs, samimiyet ve muhabbet içinde kulluk yaşamak istiyorsak, her zamanı olduğu gibi bu kutlu zamanı çok iyi değerlendirmeliyiz. Ramazan bize arınma, temizlenme ve kurbiyet ufkunu sunmaktadır bu vesileyle tâatimizi arttırmalı ve kendimizi enfüsî anlamda muhasebeye çekmeliyiz ki kalbimizde herhangi bir maraz kalmasın. 

Bununla birlikte geceleri uyanık geçirmeye çalışmalı ve ruh ve mânâ cihetiyle cismaniyetten tecerrüt ederek melekût tarafına açılabilelim. Bunun neticesi rıza-i İlâhî ufkunda tayâran etmektir. Selâm ve duâ ile. 

Okunma Sayısı: 847
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı