"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Takvanın önemi nedir?

Rüstem GARZANLI
10 Temmuz 2020, Cuma
Takva, özet olarak Allah korkusuyla günahlardan sakınmak ve korunmaktır. Böyle davrananlara “muttaki” denir. Mü’min takva oranında, salih amel işleme hassasiyetini arttırır.

Şirkten takva, ma’siyetten takva ve masivadan takva olmak üzere üçe ayrılır.

Şirkten takva: Lisanen ve kalben Allah’a, imân edip şirkten korunmaktır. İman zayıflığından fırsat bulup insana musallat olan şirk-i hafi yani gizli şirk denilen riyakârlık, gurur ve  üstünlük gibi kötü hallerden uzak kalmak gerekir.

Takva ile ilgili Kur’ân-ı Kerîm’de, meâlen: “O zaman inkâr edenler, kalplerine taassubu, câhilliyet taassubunu yerleştirmişlerdi. Allah da, elçisine ve mü’minlere sükûnet ve güvenini indirdi. Onları takvâ sözü üzerinde durdurdu. Zâten onlar buna pek lâyık kimselerdi. Allah her şeyi bilendir” buyrulur. (el-Fetih,48/26.)

Kişinin kendi nefsi ve vicdanı arasında olan bir takvadır. Bu takvanın birinci mertebesidir.

Ma’siyetten takva: Haramların bütününden korunarak, Sırat-ı müstakim üzere yaşamakta takvanın ikinci mertebesidir. 

Kur’ân-ı Kerîm’de meâlen: “O ülkelerin halkı takva ile hareket edip (Allah’ın azabından) korunsalardı, elbette onların üstüne gökten ve yerden nice bereket açardık. Fakat yalanladılar. Biz de kazanmakta oldukları kötülükler yüzünden onları yakalayıverdik.” (el-A’raf, 7/96)

Masivadan takva ise, Kalbinde Allah’tan başka her şeyi çıkarıp Yüce Allah’ın büyüklüğünü ve azametini tefekkür etmektir. Takvanın üçüncü mertebesi olan bu takva da imanın en yüksek mertebesidir. 

Kur’ân-ı Kerîm’de meâlen şöyle buyurur: 

“Ey imân edenler! Allah’tan, O’na yaraşır şekilden korkun ve ancak Müslümanlar olarak can verin” (Âli İmran, 3/102)

Takvanın esası haramların terkidir. Haramdan sonra mekruh, şüphe; daha sonra mubah ve helâl gelir. Mubah ve helâl dairesinde tasarruf serbest olsa da; israfa kaçmamak takvadandır.

Efendimiz (asm), “Helâl belli, haram da bellidir. Fakat bu ikisinin arasında şüpheli şeyler vardır.” “Nasıl bir çoban, koruluğun kenarında koyun otlattığında, koyunlarının her an koruluğa girme ihtimali varsa, şüpheli şeylerden korunmayanın da harama düşme ihtimali öylece vardır” buyurmuş.

Haramın en yakını şüpheli maldır. Onun için şüpheli her şeyden kaçınarak takva ile amelleri muhafazaya çalışmak lâzımdır. Şüpheden düşen harama da düşer. Fark etmeden kazandığı salih amellerini de kaybeder.

Bediüzzaman, “Bugünlerde, Kur’ân-ı Hakîmin nazarında, imandan sonra en ziyade esas tutulan takvâ ve amel-i salih esaslarını düşündüm. Takvâ, menhiyattan ve günahlardan içtinab etmek; ve amel-i salih, emir dairesinde hareket ve hayrat kazanmaktır. Her zaman def-i şer, celb-i nef’a râcih olmakla beraber, bu tahribat ve sefahet ve câzibedar hevesat zamanında bu takvâ olan def-i mefasid ve terk-i kebair üssü’l-esas olup büyük bir rüçhaniyet kesb etmiş. Bu zamanda tahribat ve menfî cereyan dehşetlendiği için, takvâ bu tahribata karşı en büyük esastır. Farzlarını yapan, kebireleri işlemeyen, kurtulur.” (Kastamonu Lâhikası, 103. Mektup)

Bu zamanda tahribat ve menfi cereyan dehşetli olduğu için, takvayı bu tahribata karşı en büyük esas olarak gören Bediüzzaman, farzları yapan, büyük günahları işlemeyen, kurtulur, demesi de, bir nevî ahir zaman mü’minlerine bir mükâfat olarak görmektedir. Bu sebeple Bediüzzaman, takva içinde bir çeşit salih amelin olduğunu söyleyerek, insanları takvaya teşvik etmiştir. Hz. Ömer (ra): “Mü’minin keremi, takvasıdır” buyurmuştur. (Muvatta, Cihâd, 35)

Hülâsa, gerek mukaddes kitabımız olan Kur’ân-ı Kerîm’de, gerekse hadislerde takva ile ilgili birçok dikkat çekici mesajlar vardır. Son sözü gene Kur’ân-ı Kerîm’den mealen bir âyetle bitirmek istiyorum. “İyilik ve takvada yardımlaşın. Günah ve düşmanlıkta yardımlaşmayın” (el-Mâide, 5/2) diyerek, mü’minde takva ölçüsü ve önemine değinmiştir.

Okunma Sayısı: 1467
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı