"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bizi ta-nı-yor musun?

Sabahattin BOYACI
03 Ağustos 2019, Cumartesi
Başlıktaki soruyu; belki de, öncelikle kendimize sormalıyız. Hakikaten biz kimiz ve ne iş yaparız? Yaptığımız işin farkında mıyız ve bilinçli mi yapıyoruz? Yoksa adiyat kabilinden bir şeylere mi takılıyoruz? Hem biz kendimizi tanımazsak başkası hiç tanımaz veya yanlış tanır. O zaman yaptığımız işin kıymeti anlaşılmaz, zayi olur.

Bizi tanıyanlar ve hakkıyla şuurunda olanlar; “Birimiz hepimiz ve hepimiz birimiz” der, “Birimiz şarkta, birimiz garpta, birimiz cenupta, birimiz şimalde, birimiz ahirette, birimiz dünyada olsak, biz yine birbirimizle beraberiz” diye haykırır.

Biz diyenlerin, hayatlarını kudsî iman hizmetine verenlerin, Ehl-i İmanın imanını muhafazaya çalışanların, hayattan bekledikleri tek şey Rıza-yı İlâhidir. Dünyanın hiçbir menfaatine tenezzül etmeyecek kadar izzetlidirler. Tek dertleri vardır, o da, ben mikrobunu öldürmek ve ‘İttihad-ı İslâma’ giden yolu açmaktır.

Bizi tanımayanlara ya da tanımak istemeyenlere veya tanıyamayanlara gelince; onlar çok dikkatli olmak zorundadır. Eğer içimizde iseler her hareketleri rahatsızlık verir, çünkü biz şuurunu kavrayamadıklarından kendi fikir ve düşüncelerinde ısrarlı davranacaklar ve bu yüzden yalnızlaşacaklardır. Belki kendileri gibi düşünen birkaç kişi bulabilirler, ama sonra da anlaşamazlar ve birbirlerine düşerler. Çünkü onlar ekseriya ben merkezlidirler.

Eğer bizi tanıyamayanlar dışımızda iseler, bizim hakkımızda verdikleri her hükümde yanılacaklar ve asla isabet etmeyeceklerdir. Çünkü biz sadece Allah rızası için çalışır ve birlik beraberlik ve tesanüdden başka şeylere metelik vermeyiz. Ve lüzumsuz bizim gıybetimizle uğraşırlar.

Ama biz, biz olmaya devam ettikçe inşallah herkes bizi tanıyacak ve biz olma güzelliğine erişeceklerdir. “Ben demeyiniz biz deyiniz” diyen bir Üstadın talebeleri olarak her şart ve durumda biz demeye devam ederek bütün inananlara kucak açıp bir umumî muhabbete sebeb olacağız. Hem de her şeye rağmen.

Biz demeye, biz olmaya devam edeceğiz ve inşallah ben deme hastalığına düşmeyeceğiz.

Allah yar ve yardımcımız olsun ve bizi, “Eneyi nahnüye çevirenlerden” eylesin. Âmin.

Okunma Sayısı: 1103
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • M.Bozdağ

    3.8.2019 16:17:17

    Biz diyebilmek küçük su birikintisisinden çıkıp Ummana kulaç atmak gibi, buz gibi katılıktan sıyrılıp aynı istikamette hemhal olmak

  • çetin acar

    3.8.2019 10:29:14

    kendimizi tanımamız için önce üstadımızı ve Zübeyir abiyi iyi tanımamız lazım. üstadımız her hangi bir sıkıntı anında ""kardaşım bunda mason parmağı var, dikkat ediniz" dermiş. Zübeyir abide mevcut sıkıntının taraflarını bir araya getirir "tartışmanın eserlerde yerini bana gösterin" dermiş yoksa tartışmayın der, konu kapanırmış. tarafların olmadığı yerde onlar hakkında konuşulan her şey "gıybet" e girer. eserlerde ve davada bir eksik göremeyen "süfyan" şahıslarımızdaki kusurları nazara vererek bizi bölmeye çalışıyor. hepimiz kusurluyuz, birbirimizi tanımamızın yolu birbirimizi kusurlarımızla beraber sevmekten geçer. haydi herkes musafaha etsin.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı