"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Allah, dilediğini dilediği gibi yaratmaya kadirdir

Süleyman KÖSMENE
29 Ocak 2020, Çarşamba
Halit KARA: “Havva Anamızın teşekkülü, yaratılması nasıldır, nasıl anlamalıyız? Allah dileseydi onu da müstakil yaratamaz mıydı? Elbette hiçbir güçlük yoktur, hikmeti nedir?”

Esas Olan Yaratılmış Olmaktır

Havva Anamızın Hazret-i Âdem’in (as) kaburga kemiğinden yaratılıp yaratılmadığı meselesi bizim açımızdan teknik bir tafsilattır. Esasen kul olarak bizim meselemiz değildir. Kudret eli nasıl takdir etmişse öyle yaratılmıştır.

Kul olarak bizim meselemiz yaratılmış olduğumuz için Hâlık Teâlâ’ya şükretmektir. Yaratılmamış da olabilirdik. Taştan, granitten, kömürden de yaratılabilirdik. Bu neyi değiştirirdi? Bizim kendimizi dilediğimiz maddeden yaratma gücümüz var mıdır? 

Topraktan yaratılmak veya Hazret-i Âdem’in (as) kaburga kemiğinden yaratılmak yahut belindeki sulbünden yaratılmak bir itibar ve değer meselesi olamaz.

Kadının, Hazret-i Âdem’in (as) kaburga kemiğinden yaratıldığı ile ilgili rivayetler vardır. Peygamber Efendimiz’in (asm): “Ey mü’minler! Kadınlar hakkında birbirinize hayır ve iyilik tavsiye ediniz! Çünkü kadın kısmı bir kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Kaburga kemiğinin en eğri tarafı üst kısmıdır. Eğer sen eğri kemiği doğrultmaya çalışırsan, kırarsın. Kendi hâline bırakırsan eğri olmakta devam eder. Binaenaleyh, kadınlar hakkında birbirinize iyilik tavsiye ediniz.” buyurduğu, sıhhatine güvendiğimiz kaynaklarda geçer. 1

Âyetler Destekliyor

Bu hadisi destekler mahiyette âyetler de vardır:

* “Ey İnsanlar! Sizi tek bir insandan yaratan Rabb’inizden korkun ki, ondan da eşini yarattı.” 2

* “Sizi tek bir insandan yaratan, ondan da seveceği eşini yaratan O’dur.” 3

* “O sizi tek bir insandan yarattı, sonra ondan da eşini yarattı.” 4

Bu âyetlerde geçen “ondan eşini yarattı” ibaresini “eşini kendi cinsinden yarattı” manasında yorumlayan ve yukarıdaki hadisi de yine Peygamber Efendimizin (asm): “Şüphesiz kadın kaburga kemiği gibidir. Onu zorla doğrultmaya kalkarsan kırarsın. Eğer mutlu bir hayat yaşamak istersen, eğriliği ile birlikte onu seversin.” 5 Hadisi ile tefsir ederek anlatılmak istenen şeyin kadının kaburga kemiğinden yaratılması değil, kadının kaburga kemiği gibi ince ve nazik yaratılışlı olması olduğunu ve burada kaburga kemiğinin mecazi olarak kullanıldığını vurgulayan yorumlar da yapılmıştır.

Ancak Kur’ân, insanın “tek bir insandan” yaratıldığı haberine baktığımızda, bu tek insanın Âdem (as) olduğunu görürüz. Eğer Hz. Havva da topraktan yaratılmış olsaydı Kur’ân’ın insanın “tek bir insandan” değil, “iki insandan” yaratıldığını söylemesi gerekirdi diyenler de olmuştur.

Kadın ve Erkek Ebeveyn Olarak Birbirine Muhtaçtır

Ancak biz, yaratılışlardan yaratılış beğenecek durumda değiliz. Yaratılış için kadından veya erkekten kaçacak durumda da değiliz. Nitekim Hâlık Teâlâ kadından hep kadın, erkekten hep erkek yaratmıyor. Kadının veya erkeğin yaratılışı için kadının ve erkeğin ebeveyn olarak birbirine muhtaç olduğu bir nizamla yaratılışları gerçekleştiriyor. Bediüzzaman, insan bedeninin zerreler içinde cansız, hayatsız ve dağınık vaziyette iken, hususî bir nizamla intizam altına alınarak baba sulbüne gönderildiğini; burada sessiz, sakin ve durgun bir vaziyette iken belirli bir düstur ile günlük bir kanuna tâbi olarak ana rahmine geçtiğini kaydeder. 6 Âmenna!

Allah dilediğini yapmaya kadirdir. Bizim için buna inanmak yeterlidir. Esas olan kudrettir. Kadının ne doğrudan topraktan yaratılması ona ilâve bir değer katar, ne de erkeğin kaburga kemiğinden yaratılması onun değerini düşürür.

Her iki ihtimalde de Allah’ın kudreti, ilmi, iradesi, hikmeti söz konusu değil mi? Allah dilediğini dilediği gibi yaratmaya kadir değil mi?

Allah, âyetlerinde neyi murad etmişse, Peygamber Efendimiz (asm) hadislerinde neyi anlatmayı dilemişse hepsi haktır ve gerçektir. Nihayet esas olan şudur:

“Allah’ın âyetlerindendir ki, size hemcinslerinizden kendilerine ısınacağınız eşler yaratmış, aranıza sevgi ve merhamet vermiştir.” 7

Dipnotlar:

1- Müslim, Radâ, 60; Buhârî, Enbiyâ, 1, Nikâh,80; İbn-i Mâce, Tahâret, 77; Dârimî, Nikâh, 35; Ahmed b.Hanbel, 5/8 2- Nisâ Sûresi: 1. 3- A’râf Sûresi: 189. 4- Zümer Sûresi: 6. 5- Müslim, Radâ, 18; Buhârî, 6/145. 6- İşârâtü’lİ’câz, Y.A.Neşr. İstanbul, 1994, s. 227. 7- Rûm Sûresi: 21

Okunma Sayısı: 1328
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdurrahman AYDIN

    29.1.2020 00:50:17

    Muhterem Hocam! "Allah dilediğini dilediği gibi yaratmaya kadir değil mi?" sorunuzu müsadenizle şöyle cevaplayalım: Bir insanın yaratılması için güya erkek ve kadın faktörünün birlikte bulunması gerekir. Şimdi bu iki faktör açısından bakalım: 1. NORMALDE: Erkek (+) Kadın (+) 2. HZ. ÂDEM'DE: Erkek (-) Kadın (-) 3. HZ. İSA'DA: Erkek (-) Kadın (+) Bu denklemin tamamlanması için 4. yaratılış şeklinin de gösterilmesi gerekir ki, o da: 4. HZ. HAVVA'DA: Erkek(+) Kadın (-) Demek "O Allah, yaratmanın her şeklini bilir" (Yasin) ve bu şekilde göstermiştir. Sebepler zahiridir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı